Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/10446 E. 2010/10377 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/10446
- Karar No
- 2010/10377
- Karar Tarihi
Ticarete hile karıştırmaya eksik teşebbüs suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men'i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesi yollamasıyla 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 363/1, 61/1, 59/2, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 674.178.000'er Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklara verilen cezanın 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca ayrı ayrı ertelenmesine dair Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 12/04/2005 tarihli ve 2003/120 esas, 2005/68 sayılı kararının, sadece sanık ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren yasal değişiklikler sebebiyle yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinden iade edilmesini müteakip, sanıkların, 1705 sayılı Kanun'un 6. maddesi yollamasıyla 765 sayılı Kanun'un 363/1, 61/1, 59/2, 72, 647 sayılı Kanun'un 4. maddeleri gereğince 545,00'er yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair aynı Mahkemenin 30/05/2006 tarihli ve 2005/261 esas, 2006/83 sayılı kararma karşı, yine sadece sanık ... vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmakla, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18/11/2008 tarihli ve 2008/17771-20722 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildikten sonra, bu kez her iki sanık hakkında yapılan yargılama sonunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Şarkikaraağaç Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 07/01/2009 tarihli ve 2009/5 esas, 2009/1 sayılı kararını takiben, yine her iki sanık hakkında yapılan yargılama sonunda 5271 sayılı Kanun'un 3, 4, 5. maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine ilişkin Şarkikaraağaç Sulh Ceza Mahkemesinin 24/06/2009 tarihli ve 2009/74 esas, 2009/97 sayılı kararıyla dosyanın gönderildiği Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 05/11/2009 tarihli ve 2009/80 dosya sayılı talebiyle yapılan, Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 12/04/2005 tarihli kararının sanık ... tarafından temyiz edilmediğinden hükümlü ... açısından kesinleştirme işleminin yapılması talebinin reddine dair Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2009 tarihli ve 2009/37 değişik iş, 2009/5 esas, 2009/1 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 18.03.2010 gün ve 16758 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2010 gün ve 75158 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre; Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 12/04/2005 tarihli ve 2003/120 esas, 2005/68 sayılı kararının, sadece sanık ... vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık ... tarafından temyiz edilmemesi karşısında, söz konusu kararın sanık ... yönünden kesinleşmesi sebebiyle kesinleştirme işlemini yapma görev ve yetkisinin bu kararı veren Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; İncelenen dosyada, Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, Şarkikaraağaç Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine tensiben yaptığı incelemede dosyadaki sanıklardan ... hakkında Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesince ticarete hile karıştırma suçundan kurulan 12.4.2005 tarihli mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeyerek kesinleştiğini belirleyerek adı geçen sanık açısından hükmün kesinleştirilmesine ilişkin işlemin yapılması için dosya fotokopisini Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesine gönderdiği görülmektedir. Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, ağır ceza mahkemesinin bu işlemini yasal bir talep (istek) gibi değerlendirerek D.İş defterine kaydedip Cumhuriyet savcısının görüşünü de aldıktan sonra ağır ceza mahkemesinin talebinin reddine karar verdiği görülmektedir. Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, sanık ...'ın ticarete hile karıştırma eylemi nedeniyle kurduğu 12.4.2005 tarihli mahkumiyet kararının, temyiz edilmeyerek kesinleştiği ve temyiz hakkını kullanan diğer sanık için devam eden yargılamanın sanık ...'ın eylemiyle ilgili kesinleşmiş mahkumiyet hükmündeki değişiklik (uyarlama) yargılamasıyla birlikte yürütülemeyeceğini gözetmeden, sanık ... hakkında verdiği 30.5.2006 tarihli mahkumiyet ve 7.1.2009 tarihli görevsizlik ile Şarkikaraağaç Sulh Ceza Mahkemesinin 24.6.2009 tarihli görevsizlik kararlarının hukuken geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, adı geçen sanık hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği yolundaki saptaması ve bu kararın kesinleştirilmesi amacıyla dosyanın fotokopisini asliye ceza mahkemesine göndermesi isabetlidir. Kararlar ancak hükmü veren mahkeme tarafından kesinleştirileceğine göre, Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeden kesinleşen 12.4.2005 tarihli karara kesinleştirme şerhi veremeyeceği açıktır. Mahkemelerin görevleriyle ilgili bir hususta, bir mahkemenin diğerinden talepte bulunması veya bu yöndeki hatırlatmanın talep olarak nitelendirilmesi söz konusu olmayacağı gibi kesinleştirme işleminin yapılıp yapılmamasının karara bağlanması da olanaksızdır. Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, görevine giren bir hususun yapılması için yazılan hatırlatma yazısını bir talep gibi değerlendirmesi ve kesinleştirme işlemi yapılması talebini reddetmesinin hukuki (yasal) bir dayanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin 11.11.2009 tarihli düşüncesini içeren işlem, yasa yolu açık bir karar olarak nitelendirilemez ve kanun yararına bozmaya konu yapılamaz. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, 26.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi