Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2008/21664 E. 2011/3114 K. – Resmi Belgenin

Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2008/21664
Karar No
2011/3114
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan HÜKÜM : Hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- İftira suçunun mağduru yöntemince duruşmaya çağırılıp dinlenmeden hüküm kurulması, 2- TCK'nun 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunun oluşması için, bir kimsenin yetkili makamlara ihbar ve şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekmektedir. TCK'nun 268. maddesi, iftira suçunun özel bir halini düzenlemekte olup, suçun oluşabilmesi için kişinin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Maddede düzenlenen suçta, fail, sadece kimliği hakkında yalan beyanda bulunmamakta, aynı zamanda başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermek suretiyle iftira suçunu işlemektedir. Resmi bir belgeyi düzenlemek yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunmak suretiyle belli bir kişiye ait olmayıp, tamamen uydurma bilgiler veren fail hakkında iftira suçu değil, TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu oluşacaktır. Bu açıklamalara göre TCK'nun 268 maddesinde düzenlenen suç ile 206 maddesinde düzenlenen suç, kimliği ya da kimlik bilgileri kullanılan kişinin gerçek kişi olup olmaması ile ayrılmaktadır. Yargılamaya konu somut olayda; uyuşturucu madde ile yakalanan sanığın, daha önceden tanıdığı ... isimli gerçek kişiye ait sürücü belgesi üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak renkli fotokopi çektirmek sureti ile oluşturduğu kimliği ve bu kimlikteki bilgileri kullanarak kendisini ... olarak tanıtması, bu kişinin diğer kimlik bilgilerini doğrulayamaması üzerine parmak izinin alınması için götürüldüğü Olay Yeri İnceleme Büro Amirliğinde gerçek kimliğini açıklaması karşısında; TCK'nın 268/1.maddesi yollaması ile 267/1-2 ve 269/1.maddeleri yerine aynı Kanun'un 206.maddesine göre hükümlülük kararı verilmesi, Yasaya ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamadeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından CMUK 326 madde hükmü gözetilerek yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/21664, K. 2011/3114, T. 14.03.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2008-21664-e-2011-3114-k-eff192363fd5