Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/82 E. 2026/3462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/82
- Karar No
- 2026/3462
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1240 E., 2025/1825 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/211 E., 2022/148 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket ile dava dışı ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. (“...”) arasında yaşanan uyuşmazlıklar neticesinde, İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2016/382 E., 2017/1006 K. sayılı kararı ile ... tarafından müvekkili şirkete cezai şart olarak 500.000 Euro, vekalet ücreti olarak 167.545,33 TL ve yargılama gideri olarak 32.790,50 TL ödenmesine karar verildiğini, akabinde taraflar arasında 02.05.2018 tarihinde bir “Sulh ve İbra Protokolü” imzalanarak, ... tarafından müvekkili şirkete 320.000 Euro, tüm süreç boyunca müvekkili şirketin avukatlığını yürütmüş olan davalıların ortak hesabına vekalet ücreti olarak 30.000 Euro ödenmesi, bu ödemenin İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.12.2017 tarih ve 2016/382 E., 2017/1006 sayılı kararı ile hüküm altına alınmış olan 500.000 Euro (cezai şart), 167,545.33 TL (vekalet ücreti) ve 32,790.50 TL (yargılama gideri) karşılığı olarak yapılacağını, bu nedenle müvekkili şirketin mahkeme kararı kapsamında doğmuş alacak hakları ile sair yasal yollara müracaat hakkından feragat edeceğinin kararlaştırıldığını, müteakiben müvekkili şirket ile ...'ın ek protokol imzalayarak ödeme tarihini yeniden belirlediklerini ve feragatnamenin dava dosyasına aynı gün sunulacağı hususunda mutabık kaldıklarını, müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında imzalanan Sulh ve İbra Protokolüne göre, bu Protokol çerçevesinde her iki tarafın yükümlülüklerinin eş zamanlı olarak yerine getirileceğini, feragatnamenin ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi koşuluyla ve bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinin akabinde imzalanacağı ve mahkemesine sunulacağının açık bir şekilde düzenlendiğini, bu duruma rağmen davalılar tarafından Sulh ve İbra Protokolü çerçevesinde karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmesi beklenmeden İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/382 esas sayılı dosyasına feragatname sunularak davadan feragat edildiğini, Sulh ve İbra Protokolü ile kararlaştırılan ödemelerin, kararlaştırılan tarihte yapılmış olmasına rağmen, ... tarafından “Alan Adı Devri Sözleşmesi” ve “Lisans Sözleşmesi”nin imzalanmasından imtina edildiğini, devam eden süreçte ...'ın, söz konusu iki protokolü hiçbir zaman imzalamadığını ve böylece davalıların, ... tarafından taahhüt edilen tüm yükümlülükler yerine getirilmeden feragat işlemini gerçekleştirmiş olmaları nedeniyle müvekkil şirketin, ...’ın Sulh ve İbra Protokolünde yer verilen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde elde edeceği (320,000 Euro’yu aşan) tüm diğer menfaatlerden mahrum kaldığını ve İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.12.2017 tarih ve 2016/382 esas, 2017/1006 sayılı kararı ile lehine hükmedilen 500.000 Euro ve 32.790,50 TL'nin, ... tarafından kendisine ödenen 320.000 Euro’yu aşan bölümü kadar zarara uğradığını, süreç içerisinde müvekkili şirketin, davalılar ile mevcut avukatlık sözleşmesini feshettiğini ve kendi kusurları ile oluşan zararın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kısmen giderilmesi için davalılardan talepte bulunduğunu ve davalıların bu talebi reddettiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 180.000 Euro zararın doğduğu 10.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat, hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte ve İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.12.2017 tarih ve 2016/382 esas sayılı dosyasında müvekkili lehine hükmedilen 32.790,50 TL yargılama gideri tutarının karar tarihi olan 14.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkillerinin feragat işlemini protokol hükümlerine uygun şekilde ve azami özenle yerine getirdiğini, davacı tarafından bu işlem için yetkilendirilen imza yetkilisinin önce telefonda sözlü akabinde ise e-posta ile yazılı olarak onayladığını, davacının zarara dayanak olarak gösterdiği Lisans Sözleşmelerinin imzalanmamasına kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının kendi sebebiyet verdiği durumdan lehine bir sonuç elde etmeye çalışmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacının zarar olarak ileri sürdüğü tutarın da afaki olduğunu ve haksız menfaat elde etme çabasını gösterdiğini, davacının huzurdaki davayı kötü niyetle açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıların avukat olduğu, dava dışı ... ile davacının 02.05.2018 tarihinde sulh ve ibra protokolü imzaladıkları, bu süreçte davalıların davacı tarafın vekilliğini yaptığı, bu protokolün (3.1) maddesi gereğince davacı tarafın tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi (kira sözleşmesinin feshi, kira sözleşmesinin terkini, aboneliklerin ... şirketine devri, otelin tahliyesi, davadan feragat) ile birlikte ve aynı anda 350.000 Euro ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, dosya içerisindeki belgelere göre de bu ödemenin gerçekleştirildiği, bu işlemlerin ardından dava dışı ... ile alt lisans sözleşmesinin akdedileceğinin kararlaştırıldığı, dava konusu edilen olayda, protokol hükümlerine aykırı davranan tarafın dava dışı ... olduğu, davalı avukatların protokol hükümleri uyarınca İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/382 E. sayılı davadan feragat ettikleri, davacının da aksi şekilde bir beyanda bulunmadığı, bu haliyle davalı avukatların davacı müvekkillerinin irade beyanına uygun hareket ettiği, taraflar aralarındaki görüşme ve yazışmaların dikkate alındığı, dava dışı adı geçen şirketin davacı ile imzaladığı protokolden kaynaklanan edimini yerine getirmemesine bağlı sorumluluğunun davalılara yüklenilemeyeceği, davalıların dava dışı şirketle birlikte hareket ettiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 34 vd. maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 502 vd. maddeleri uyarınca davalı avukatların vekalet görevini yerine getirirken özensiz davrandıklarından bahsedilemeyeceği, davacının vekalet ilişkisi kapsamında davalıların kusurunu ve ne şekilde zarar verdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmeye göre; ödeme tarihinde ve davacı şirketin madde (3.3)'te yer alan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi ile İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli 2016/382 E. 2017/1006 K. sayılı dosyası ve birleşen dava dosyasından feragat edileceği kararlaştırıldığından, davalıların ödeme ve davacı şirketin yükümlülükleri yerine getirildikten sonra söz konusu dava dosyasına davadan feragat beyanında bulundukları ve söz konusu sulh ve ibra protokolünün içeriği konusunda davalıların sözleşmenin imzalanması öncesinde davacı şirketi bilgilendirdikleri ve davalıların davacı müvekkillerinin irade beyanına aykırı hareket ettikleri hususunda dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, vekilin özen borcuna aykırı hareket ettiği ispatlanamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalıların müvekkillerinin irade beyanına uygun hareket etmediklerini, davalıların feragatin tüm işlemlerle birlikte gerçekleşmesi gerektiğini bilmelerine rağmen, sözleşmeler imzalanmadan feragati gerçekleştirdiklerini, lisans sözleşmeleri imzalanmadan davadan feragat edilmesiyle 180.000 Euro zararın doğduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, avukatın özen borcuna aykırı hareket etmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasındaki "Sulh ve İbra Protokolü"nün (3.1) maddesine göre; ödeme tarihinde ve ödemenin yerine getirilmesi ile aynı anda davacının madde (3.3)'te yer alan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi ile İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli 2016/382E.2017/1006 K. sayılı dosyası ve birleşen dava dosyasından feragat edileceği kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede feragat ile aynı anda ödemenin gerçekleştirildiği, aynı sözleşmenin diğer maddelerinde dava dışı ...'e yüklenen yan yükümlülüklerin yerine getirilmesinin davalardan feragatin ön koşulu olarak değerlendirilemeyeceği, davalı vekillerin özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiklerinin davacı şirket tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.