Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/4268 E. 2026/3968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4268
- Karar No
- 2026/3968
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/189 E., 2025/1604 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/461 E., 2022/1404 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...... ile davalı vekili Avukat......ın'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 21.04.2012 tarihinde ikamet ettiği evinin balkonunda halı astığı sırada binanın yakınından geçen davalıya ait elektrik iletim hattına temas etmesi sonucu elektrik akımına kapılarak yaralandığını, sol kolunun omuz kısmından kesildiğini ve hayatı boyunca ihtiyaçlarını bakıcı yardımı ile karşılaması gerekeceğini, olayın davalı şirketin ağır kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik bakıcı gideri için 20.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 01.07.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 640.880,56 TL artırarak toplam 641.880,56 TL istemiş, 14.06.2022 tarihli 2. ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.261.594,28 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; gerçekleşen olayda müvekkili şirketin kusurlu olduğuna dair herhangi bir delil mevcut olmadığını, olayın davacının ihmali sebebiyle meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli kararıyla; taraflar arasında görülen ve kesinleşen Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/264 E. sayılı dosyasında yer alan kusur raporları dikkate alınarak; davacının 21.04.2012 tarihinde geçirdiği kaza sonucunda iyileşme süreci içerisinde 2 ay tam gün bakıcıya muhtaç olduğu, devamlı surette başkasının bakım ve yardımına ise yarım gün (4 saat) muhtaç olduğunun sabit olduğu, buna göre brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan 641.880,56 TL bakıcı giderine ilişkin tazminat tutarından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51. ve 52. maddeleri uyarınca %20 oranında hakkaniyet indirimi uygulandığı gerekçesiyle; 513.504,44 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı tarafça sadece uygulanan faiz türüne ilişkin, davalı tarafından ise esasa ilişkin istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2022 tarihli kararıyla; davacının olay tarihinde 16 yaşında olup, çalışmadığı, ailesi tarafından bakıldığı ve bekar olduğu, buna göre net asgari ücretler esas alınarak hesaplanacak bakıcı giderinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aynı konuda açılarak kesinleşen Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/264 E. sayılı dava dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporları ile davacının davalı şirkete ait yüksek gerilim hattına temas etmesi sonucu sürekli malul kaldığı ve yaşam boyu kısmi bakıcı desteğine ihtiyaç duyduğunun sabit olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise net asgari ücret esas alınarak iki aylık tam gün ve yaşam boyu yarım gün bakım ihtiyacı üzerinden toplam 1.063.812,23 TL bakıcı gideri belirlendiği, ancak davacının olay tarihinde 16 yaşında olup, çalışmaması ve ailesiyle yaşaması nedeniyle anne, baba ve kardeşlerinin de aile hukuku kapsamında bakım yükümlülüğünün bulunduğu, bu nedenle 6098 sayılı Kanunun 51. ve 52. maddeleri uyarınca hakkaniyet gereği %20 indirim yuygulandığı, yine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararı ile davalı lehine usulî kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 513.504,44 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bakıcı gideri tazminatının net değil brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının 5510 sayılı Kanun kapsamındaki işveren yükümlülükleri ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği zorunlu olduğunu, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin net asgari ücret esas alınmasına ilişkin kaldırma kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin, kaldırma kararı öncesinde brüt asgari ücret üzerinden verdiği kararın, bu yönüyle davacı aleyhine olmadığından bakıcı gideri yönünden istinaf edilmemesinin usulî kazanılmış hak oluşturmayacağını, ayrıca asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olup hükme en yakın tarihteki ücretin esas alınmasının zorunlu olması nedeniyle davalı lehine usulî kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, kaldırma kararı sonrasında meydana gelen asgari ücret artışlarının da hesaplamaya yansıtılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle bakıcı gideri tazmini istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Aynı davada ikinci kez ıslah yoluna başvurulması halinde bu yöndeki talebin reddi gerekir. Somut olayda; bakıcı gideri tazminatının hesaplanmasında kural olarak, bakıcı ücretinin brüt tutarı esas alınarak karar verilmesi gerekir ise de; davacı tarafça ikinci kez ıslah yoluna başvurulması hukuken mümkün bulunmadığından, talep sonucunun artırılması veya hüküm altına alınan miktarın davacı lehine genişletilmesi olanağı bulunmamaktadır. Ayrıca taleple bağlılık ilkesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan miktarın ötesinde bir karar verilmesi de mümkün değildir. Şu durumda; hesaplama yönteminde esas alınması gereken ölçütün brüt ücret olduğunun kabulü gerektiği, ne var ki somut uyuşmazlıkta bu hususun hüküm sonucunu değiştirecek nitelikte bir etkisi bulunmadığı, zira usul hukuku kuralları gereğince davacı lehine hükmedilebilecek miktarın artırılması mümkün olmadığından, yeniden bozma kararı verilmesinin yargılamanın gereksiz şekilde uzamasına neden olarak, usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil edeceği anlaşılmakla, anılan husus bozma nedeni yapılmaksızın, usul ekonomisi ve taleple bağlılık ilkeleri gözetilerek, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.