Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1725 E. 2026/2731 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1725
Karar No
2026/2731
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/49 E., 2024/119 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalılardan Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacılardan ... ve ...'ın oğulu, ...'in eşi, ..., ... ve ...'in babaları olan 1981 doğumlu ...'in 28.06.2019 tarihinde abisine ait arsada yapılan inşaat çalışmalarında beton dökme borusunu tuttuğu sırada, borunun arazide bulunan elektrik direklerine çarpması sonucu meydana gelen kazada elektrik çarpması nedeniyle yaralandığını ve kaldırıldığı hastanede 06.07.2019 tarihinde vefat ettiğini, kazanın meydana geldiği arsanın içerisinde olan davalı şirkete ait direklerin ve tellerin mevzuata aykırı şekilde dikildiğini, savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporuna göre beton pompası operatörü davalı ...'ın iş güvenliği kuralına uymadığını, kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğinden asli kusurlu, aynı raporda davalı ... şirketinin tali kusurlu olduğunun belirtildiğini ileri sürerek; davacılardan ... için 20.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, çocukların her biri için ayrı ayrı 20.000,00'er TL olmak üzere toplam 145.000,00 TL manevi tazminatın, şimdilik her biri için ayrı ayrı 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 28.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 709.712,81 TL 'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...; ... Hazır Beton Şirketinde pompa operatörü olarak çalıştığını, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde pompa operatörlüğü yapabileceğine dair sertifikası olup güvenli çalışma şartlarını oluşturabilecek donanıma sahip olduğunu, inşaatın sahibi ve davacıların desteğinin abisinin pompanın inşaat alanının ortasına kurulmadığı takdirde beton dökme işlemine son vermesini ve kendileri ile çalışmayacağını belirtmesi üzerine pompayı inşaat alanının ortasına kurmak zorunda kaldığını, inşaatın ortasına pompanın kurulması üzerine ilk mikser betonun boşaltıldığını, ikinci mikserin henüz yarısındayken elektrik akımının pompanın bom kısmını çekmesi sonucu büyük bir ses çıktığını, sesin duyulması ile ivedi bir şekilde pompayı çektiğini, bunun üzerine desteğin yere yığıldığını, kanunen atfı kabil herhangi bir kusurunun bulunmadığını, elektrik direkleri ve telleri desteğin abisine ait tapulu arazinin içerisinde olup, bu direkler ve teller tamamen usule ve mevzuata aykırı bir şekilde arazi içerisinde bulunduğundan olayın meydana geldiğini, asıl kusurun diğer davalıya ait olduğunu, davacıların daha önce ... Hazır Beton şirketine karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davası sonucunda arabulucuk görüşmeleri sonrası müteselsil sorumluluk kapsamında şirketten istenen maddi ve manevi tazminatı aldıklarını, ... Hazır Beton Şirketi ile olan müteselsil sorumluluk kapsamında istenen tazminat miktarının ödendiğini, bu şekilde tekrar tazminat istemenin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket; desteğe iş güvenliği eğitimi verilmediğini, işe giriş sağlık raporunun olmadığını, kişisel koruyucu donanımların sağlanmadığını, meydana gelen olaydan işi yapan işverenin sorumluluğunun bulunduğunu, beton dökme pompasının idaresinde bulunduğu diğer davalı ...'ın hiçbir tedbir almadan gelişigüzel çalışma yaptığının kamera görüntüleri ve olay yeri fotoğraflarından tespit edildiğini, bu durumda işverenle birlikte sorumluluğun ... Beton Şirketi ile diğer davalı ...'a ait olduğunu, desteğin abisi tarafından 24.06.2019 tarihinde dağıtım şirketine verilen dilekçede direklerin ya da hattın can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiğine dair ibare ile inşaatın ne zaman yapılacağına dair bir bilginin yer almadığını, meydana gelen ölüm ile dağıtım şirketinin elektrik dağıtım faaliyeti arasında doğrudan illiyet bağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli kararıyla; 17.02.2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak; desteğin abisi Kasım'ın ve davalı ...'ın ayrı ayrı %35, ... firmasının %25, desteğin %5 oranında kusurlu olduğu, davalı şirketin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bu rapor doğrultusunda alınan hesap bilirkişisi raporuna göre yapılan hesaplama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, davacılardan baba ... için 38.517,41 TL, anne ... için 77.648,21 TL, eş ... için 419.218,22 TL, çocuk ... için 49.121,60 TL, çocuk ... için 61.787,56 TL, çocuk ... için 63.419,81 TL olmak üzere toplam 709.712,81 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, davacılardan ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00'er TL, ... için 15.000,00 TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2022 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 11.05.2023 tarihli ilamla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun davalı şirket yetkililerince düzenlenen tutanak nazara alınarak hazırladığı, direklerin geçiş güzergahındaki arazinin kamulaştırmasının yaptırılıp yaptırılmadığı hususuna değinilmediği gibi davalı ... şirketinin kusursuz sorumluluk kapsamında yer alan tehlike sorumluluğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmediği, bu yönüyle bilirkişi raporunun dava konusu olay içeriğine uygun ve hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı, bu kapsamda davalı ... şirketinin Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği gereği bakım ve özen borcunu gereği gibi yerine getirip getirmediği, olabilecek tehlikeleri düşünerek gerekli denetimleri yapıp yapmadığı, ilgili Yönetmeliğe göre, davalı ... şirketi yönünden bir ihlal söz konusu olmasa dahi ağır özen yükümlüğü gereği meydana gelen olaydaki sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiği tespitine yer verilerek İlk Derece Mahkemesince, davalı ... şirketinin meydana gelen olayda kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu olduğu gözetilerek, davalı ... şirketi açısından tehlike sorumluğuna ilişkin değerlendirmeler içeren, denetime elverişli üç kişilik konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma sonrası alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; önceki kararın davacılar yararına bozulduğu, bozma ilamında açıkça davalı ... şirketinin meydana gelen olayda kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu olduğunun kabul edildiği, bozma ilamına uyma kararı verildiği dikkate alındığında bu yönden davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bozma ilamında ifade edildiği üzere dosya iki farklı bilirkişi heyetine tevdi edilmişse de bilirkişi heyetleri tarafından yapılan değerlendirmede davalı şirkete kusur atfedilmediği, buna karşın yapılan değerlendirmede; davalı şirketin enerji nakil hattının bulunduğu kamulaştırması yapılmayan alanda denetim ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu, bu alandan kaynaklanan her türlü zarardan kusursuz sorumluluk hükümlerine göre sorumlu olacağı, davalı şirketin yaptığı işin içerisinde tehlike sorumluluğunun bulunduğu, bozma ilamı dikkate alındığında davalı şirketin oluşan zarardan diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacıların desteğinin 06.07.2019 tarihinde elektriğe kapılarak ölmesi ile destekten yoksun kalan davacılardan baba ... için 38.517,41 TL, anne ... için 77.648,21, TL, eş ... için 419.218,22 TL, çocuklardan ... için 49.121,60 TL, ... için 61.787,56 TL, ... için 63.419,81 TL olmak üzere toplam 709.712,81 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne; davacılardan ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00'er TL, ... için 15.000,00 TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili; meydana gelen ölüm olayıyla müvekkili şirketin elektrik dağıtım faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını, gerekli önlemleri almadığı için meydana gelen olaydan işi yapan işverenin, kusurlu olduğunu, diğer davalı ...'ın iş güvenliği eğitimi almadığı, operatörlük belgesinin bulunmadığı ve ... Beton firması tarafından beton dökme faaliyetinde bulunmasına rağmen saha kontrol çalışanının bulunmadığı, dolayısıyla olayın meydana gelmesinde ... Beton firmasının ve işverenin birlikte sorumlu olduğuna ilişkin itirazların incelenmediğini, işveren Kasım'ın olay tarihi için beton dökme sahasında elektrik kesintisi talebinde bulunmadığını, müvekkili şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da 7 84... parselde bulunan elektrik direğinin Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine uygun olduğu tespit edildiğini, alınan bilirkişi raporlarında müvekkili şirketin kusurunun olmadığı tespit edilmesine rağmen sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, somut olaya bakıldığı zaman desteğin ve işverenin kast derecesine varan ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucunda desteğin ölümünden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, hükmedilen manevi tazminatların hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1725, K. 2026/2731, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-1725-e-2026-2731-k-28fae26d53f2