Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/848 E. 2025/2643 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/848
Karar No
2025/2643
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3148 E., 2023/3303 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ordu 2. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi SAYISI : 2020/372 E., 2022/217 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı İdare tarafından yapılan 16.01.2020 tarihli ihalenin müvekkili şirket tarafından kullanıldığını, taraflar arasında 17.02.2020 tarihinde "Polialüminyum Klorür Hidroksit Sülfat Mal Alımına Ait Sözleşme" imzalandığını, teknik şartnameye uygun olarak ürün gönderilmesine rağmen alınan numunelerin TÜBİTAK Bursa Test ve Analiz Laboratuvarında (TÜBİTAK BUTAL) yapılan analiz sonuçlarına göre ürünün ayıplı olduğu gerekçesiyle, davalı idare tarafından gönderilen 21.04.2020 tarihli yazı ile sözleşmenin feshedildiğini belirterek; sözleşmenin haksız olarak feshinin tespiti ile kaldığı yerden devamına, çekişmenin bu şekilde önlenmesine, müvekkilden haksız şekilde tahsil edilen 102.162,96 TL nakit teminat tutarının ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalı İdareden tahsiline, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde davalı İdareye teslim edilen sözleşme konusu ürünlerin müvekkil şirkete aynı kalite ve miktarda iadesine, iadesi mümkün değil ise ürünlerin bedeli olan 375.709,05 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalı İdareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı İdare vekili; fesih işleminin hukuka ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin sözleşme kapsamında teslim ettiği ürünler üzerinde davalı İdarenin test işlemlerini yaptırdığı Tübitak Butal'ın sözleşmede belirtilen şekilde “akredite” bir laboratuvar olduğu, laboratuvarın ihale dosyasında ürünler için sunulması istenilen TS EN ISO 17034 standardına uygunluğunun aranmasının doğru olmadığı, teslim alınan ürünlerde gerçekleştirilen numune alma işlemlerinin usulüne uygun olarak yapıldığı, davalı İdare tarafından ürün üzerinde yapılan jar testlerinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, analiz sonuçlarının doğru olduğu, dava konusu olan "Polialuminyum Klorür Hidroksit Sülfat" maddesinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve ekindeki teknik şartnameye uygun olmadığı, bu bağlamda davalı İdarenin yaptığı işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı ayıplı ifada bulunduğundan davalının sözleşmeden dönmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı İdarenin fesih gerekçesi olarak TÜBİTAK BUTAL tarafından yapılan analiz raporuna dayandığını, TÜBİTAK BUTAL'ın TSE EN 17034 standardına akredite edilen laboratuvarlar arasında yer almadığını, fesih işlemine karşı açılan Ankara 12. İdare Mahkemesinin 2020/1274 E., 2021/263 K. sayılı kararının kesinleştiğini, Sözleşmenin (38.1) maddesine göre ayıplı ürün teslim edilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; sözleşmenin haksız fesh edildiğinin tespiti, muarazanın giderilmesi ve teminat bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Davalı İdare tarafından gerçekleştirilen ihaleyi kazanan davacı şirket tarafından 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinin 1.fıkrasının (c) ve (f) bentlerinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 26. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerinden yasaklanmasına ilişkin 18.06.2020 tarihli ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işleminin iptaline ilişkin Ankara 12. İdare Mahkemesinde görülen davada verilen 16.02.2021 tarihli ve 2020/1274 E., 2021/263 K. sayılı kararıyla; dava konusu mal alım işine ait Teknik Şartname'de de belirtildiği üzere, numunelerin akredite bir laboratuvarda analiz ettirilmesi gerekirken TSE EN 17034 standardında akredite olmayan TÜBİTAK BUTAL tarafından yapılan deneyler sonucu davacılar hakkında verilen 1 yıl süreyle tüm ihalelere katılmaktan yasaklanmalarına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, işlemin iptaline karar verilmiş; karar, Danıştay 13. Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/3630 E., 2021/3281 K. Sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Hükme dayanak teşkil eden 25.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile TÜBİTAK BUTAL'in TS EN ISO/IEC 17025/2017 standardına göre akredite bir laboratuvar olduğu, laboratuvarın ihale dosyasında ürünler için sunulması istenilen TS EN ISO 17034 standardına uygunluğunun aranmasının doğru olmadığı, numune alma işleminin usulüne uygun gerçekleştiği, ürün üzerinde yapılan jar testlerinin usulüne uygun olarak yapıldığı ve ürünlerin Sözleşme kapsamında ayıplı ürün olarak değerlendirilebileceği tespiti yapılmıştır. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı şirket tarafından teslim edilen ürünlerin sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olmadığının 11.03.2020 tarihli Mal Alım Kabul Tutanağı ile kabul edilmiş olmasına, taraflar arasında imzalanan Sözleşme Eki Teknik Şartnamenin (9.) maddesi ile ürünlerin İdare tarafından uygun görülen bir akredite laboratuvarda analiz ettirilerek teslimatı yapılan ürün ile aynı olup olmadığının karşılaştırılacağının kabul edilmiş olmasına ve söz konusu laboratuvarın yetkinliğine dair davacı şirket tarafından ihtirazi kayıt konulmamış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/848, K. 2025/2643, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-848-e-2025-2643-k-d9686cecb67a