Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/819 E. 2025/4276 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/819
Karar No
2025/4276
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1831 E., 2024/2379 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/95 E., 2024/135 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 20 yılı aşkın süredir tek başına hareket etme kabiliyetini kaybeden müvekkili ...'ın resmi kurumlardaki işlemlerini takip etmesi için özel bir bankada çalışan davalı torununu, 09.06.2010 tarihli vekaletname ile şahsi ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli miktarda parayı banka hesabından çekebilmesi için vekil tayin ettiğini ancak davalının gelirinin çok üzerinde malvarlığı edinmesi ve yasam seviyesinin geliriyle uyumsuzluğunun anlaşılması üzerine müvekkilinin farklı bankalar nezdinde bulunan tüm mevduatlarının ve kamulaştırmasız el atılan taşımmazı karşılığı alınan bedelin tamamının davalı tarafından çekildiğinin, hesaplarının boşaltıldığının tespit edildiğini, davalının banka hesaplarında şüphe uyandırıcı hareketler gözlemlendiğini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak davacıya ait 600.000,00 TL parayı iktisap ettiğini, davacının şahsi ihtiyaçlarından kalan kısmı davalının kendi hesabına aktardığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 600.000,00 TL'nin mevduata uygulanan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının 30.03.2017 tarihli karar kısıtlandığını ve davanın da kısıtlının iradesine aykırı ve davacı vekilinin de yetkisiz olduğunu, davalının davacı dedesine hesaplarla ilgili bilgi verdiğini ve habersiz hiçbir işlem yapmadığını, dede torun arasındaki ilişkinin karşılıklı güvene dayandığını, davacının yurtdışındaki çocukları bakmadığı için Türkiye'ye geldiğini, çocukları tarafından eldeki davanın davacının yoğun bakıma alınmasından 9 gün sonra ve vasisinden habersiz şekilde davacının iradesine aykırı olarak açıldığını, taşınmaza el atıldığının öğrenilmesi üzerine asilin talimatı ile açılan dava sonucu elde edilen tazminatın davalıya bağışladığını, eşi ve kızı için yapılanlar da dahil olmak üzere harcamaların asilin talimatıyla yapıldığını, ilaç ve hastane masraflarının da karşılandığını, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminatı davacının davalıya bağışladığını, başka yerlere de bağışlar yaptığını, iddiaların haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekil edenin hesabından vekil sıfatıyla çektiği paraları vekil edene teslim ettiğini ya da vekil edenin talimatları doğrultusunda harcamalar yaptığını ispat külfetinin davalı vekilde olduğu, el atma davasından gelen 289.000,00 TL'nin 200.000,00 TL'sinin davalıya bağışlandığı, işlemin geçerli olduğu, ayrıca davalının muris için harcadığını ispat ettiği 85.612,26 TL ile murisin eşi ve kızı ile birlikte yaşadığı tanık beyanları doğrultusunda kabul edilerek üç kişilik ailenin aylık giderlerinin mahsubu neticesinde 411.956,48 TL bakımından davalının ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 411.956,48 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... mirasçılarına Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/2 71... /224 karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, davacı tereke temsilcisi vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının vekil edenin torunu olduğu, 1934 doğumlu vekil eden bakıma muhtaç olduğunda kendisine ...'un vasi olarak atandığı, mirasçıları olan ..., ..., ..., ... ve ...'un yurt dışında ikamet etikleri, davalının sunduğu belgelerden dedesinin borçlarını ödediği ve üçüncü kişi ile resmi kurumlar nezdinde işlemlerini de takip ettiği, tanık beyanları kapsamında davalının dedesinin şahsi bakımlarını da yaptığı, davalının çektiği tutarın davacıya verildiğini yahut davacı için harcandığını ispat edemediği bu nedenle davalı uhdesinde kaldığı kabul edilerek karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların hatalı olduğunu, bağışlamanın ve buna dair sunulan belgenin geçersiz olduğunu, davalının vekalet görevini kötüye kulandığını, yazılı delille ispat edilemeyen bedellerin mahsubunun hatalı olduğunu, murisin hesapları üzerinde davalının tek başına tasarrufta bulunanın davalı olduğu sabit olmasına rağmen, 289.000,00 TL nin davalı uhdesine haksız olarak geçirildiğinin kabul edilmemesinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ve hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, hane halkı geçim gideri adı altında bir hesaplama yapılıp mahsubunun hakkaniyete aykırı olduğunu, bu harcamaları yazılı olarak da ispatlaması gerektiğini, murisin açık talimatıyla hareket etmesi gerektiğini, davanın tümden kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; hesaplamanın hatalı olduğunu, dede torun arasındaki vekalet ilişkisinde yazılı ispat aranmayacağını, taraflar arasında elden ödeme ve doğrudan hesap vermenin teamül olduğunu, davalının hesap verme yükümlülüğü kalmadığını, vekalet görevinin sürdüğü dönemde aralarında herhangi bir uyuşmazlık çıkmadığını, aksine yeni işlemler yapılarak ilişkinin devam ettiğini, haksız davanın reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, somut olayın niteliğine göre muris vekil eden ile davalı vekilin dede-torun olduğu ve murisin ihtiyaçlarının davalı tarafından karşılandığı dikkate alınarak deliller değerlendirilerek hüküm kurulmasına ve ispat yükü üzerinde olan davalının mahkeme kabulünden daha fazlasını vekil edene verdiğini ispat edemediğinin anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/819, K. 2025/4276, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-819-e-2025-4276-k-bc832ac3f486