Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/808 E. 2025/4744 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/808
- Karar No
- 2025/4744
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1455 E., 2024/1923 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/370 E., 2022/134 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin aldığı 150.000,00 TL borca teminat olmak üzere 02.05.2008 tarihinde .. ili .. ilçesi 7 02... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesini davalıya devrettiğini, ödeme yapılınca iade edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının fahiş miktarlarda faiz talep etmesi nedeniyle borcunu ödeyerek taşınmazını geri alamadığını, şikayeti üzerine davalının tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkili tarafından 02.05.2012 tarihinde açılan tapu iptal tescil davasının Bakırköy 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/6 69... /171 karar sayılı kararıyla kabulüne karar verildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini ve taşınmazın müvekkili adına 12.06.2020 tarihinde tescil edildiğini, tapu iptal davası açıldıktan sonra taşınmaz müvekkili adına tescil edilene kadar davalının taşınmazdan toplam 348.031,00 TL kira aldığını ve kira yenileme dönemlerinde kira artışı yerine kiracı lehine indirim yaparak müvekkilinin zararına sebep olduğunu, ...Noterliğinin 19.06.20 20... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkilinin yoksun kaldığı alacağını talep ettiğini ve ardından .. ..İcra Dairesinin 2020/6951 sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, takibin itiraz üzerine durduğunu, ileri sürerek davalının takibe yaptığı itirazın iptaline alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, tapu iptal tescil davasında Mahkemenin davacının parayı faizsiz kullanmış olması nedeniyle davacının müvekkilinin elde ettiği kira bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verdiğini bu nedenle müvekkilinin parası ödenene kadarki sürede kira alma hakkı olduğunu, müvekkilinin davacıya 02.05.2008 tarihinde 317.000,00 TL borç verdiğini müvekkilinin parasını ancak 05.06.2020 tarihinde geri alabildiğini bu süre zarfında paranın değer kaybetmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmaz için 24/01/2012 tarihinde ..bank ile davalı ve dava dışı .. .. arasında kira sözleşmesi imzalandığı ve buna göre davalıya kira ödendiği, bilirkişi raporu ile davalıya ödenen kiranın toplam 378.113,36TL olduğu, sözleşmeye göre 440.291,47 TL ödeme alınmasının gerektiği, 62.178,11 TL fark oluştuğunun tespit edildiği, davalının yaptığı indirim sebebi ile davacının 62.178,11TL asıl alacak ve 475,28 TL işlemiş faiz yönünden zarara uğradığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün 2020/6951 Esas sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 62.178,11TL asıl alacak ve 475,28 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın, inanç sözleşmesine konu olan taşınmazın, davalı yanca tahsil edilen kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, inanç sözleşmesi sonucu verilen kararların yenilik doğurucu nitelikte olduğu, inançlı işlemler ile yapılan temliklerin geçerli olup mülkiyet hakkının karşı tarafa geçtiği, bu nedenle tapu devrinden itibaren mülkiyeti elinde bulunduran davalının kira bedellerini de malik olarak tahsil etmek hakkına sahip olduğu, başka bir ifadeyle inananın elinde sözleşmeden kaynaklı talep hakkı dışında bir hakkın kalmadığı ayni hakların inanılana geçtiği dolayısıyla malik sıfatıyla kira bedeli talep edemeyeceği, Bakırköy 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/208 E. 2015/283 K. sayılı kararının dava konusunun farklı olması nedeniyle iş bu davada kesin hüküm oluşturmayacağı ancak unsur etkisinin bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine davacı vekilinin istinaf başvurusunun kaldırma kararının mahiyeti nedeniyle incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı vekilince süresi içinde temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, iş bu dava ile tapu iptal tescil davası açıldıktan sonra davalı tarafından üçüncü kişiden tahsil edilen kira bedellerinin talep edildiğini, tapu iptal tescil davasında verilen kararın dikkate alınamayacağını zira bu davada talep edilen ve reddedilen kira bedellerinin dava öncesi döneme ait olduğunu, Bam kararında atıf yapılan Yargıtay ilamlarının emsal nitelikte olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu İlk Derece Mahkemesi kararının kendi içinde çelişkili olduğunu, müvekkilinin dava konusu alacağını 18.01.2022 tarihli noter senediyle dava dışı ..’a temlik ettiğini, bu hususun mahkemeye bildirilmiş olmasına rağmen taraf teşkili sağlanmadığını ve olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inanç sözleşmesi kapsamında mülkiyeti devredilen taşınmazdan elde edilen ve elde edilmesi ihmal edilen kira bedellerinin inanılandan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye, doktrinde ve Yargıtay kararlarında inançlı işlemin, geçerli bir hukuki işlem ve alacağın ya da taşınır veya taşınmaz mülkiyetinin devrini sağlayan başlı başına bir hukuki sebep olarak kabul ediliyor olmasına, bu nedenle inançlı işlemden kaynaklanan taşınmaz mülkiyetinin iadesine ilişkin davaların yolsuz tescile değil inanç sözleşmesinden doğan kişisel hakka dayalı olmasına, dolayısıyla tescille mülkiyet hakkı kendisine geçtiğinden inanılanın mülkiyet tekrar inanana geçene kadar taşınmazdan yararlanma ve dahi kira geliri elde etme hakkına sahip olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.