Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/763 E. 2025/1236 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/763
- Karar No
- 2025/1236
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1980 E., 2023/2238 K. DAVA TARİHLERİ : 01.07.2016 - 02.03.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/321 E., 2018/343 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada; davalı ile yapılan sözleşme gereği sözleşme konusu ilaçların davalıya teslim edildiğini, ödeme vadesi geçmesine rağmen ilaç bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İzmir 1. İcra Dairesinin 2015/9321 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen davada; davalı ile yapılan sözleşme gereği sözleşme konusu ilaçların teslim edildiğini, ödeme vadesi geçmesine rağmen ilaç bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İzmir 1. İcra Dairesinin 2015/9321 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, icranın ardından davalının 2.681.416,58 TL'lik fatura bedelini kabul ettiği ve ilgili faturalardan damga vergisi kesintisi yaparak 2.656.546,45 TL fatura bedeli ile 50.344,64 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 2.706.891,09 TL ödeme yaptığını, davalı tarafından 24.870,13 TL kesinti yapıldığını, kesinti yapma yetkisinin icra dairesinde olduğunu, kesinti yapılmasının vergi mevzuatına aykırı olduğunu, kesintinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle İzmir 22. İcra Dairesinin 2017/1529 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davada; icra takibinde asıl alacak için “3095 sayılı Yasa uyarınca T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uygulanan değişen oranlarda faizi” uygulanmasının talep edildiğini, mevzuat ve sözleşme hükümlerine aykırı faiz oranının kabulünün mümkün olmadığını, talep edilen faizin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde ticari iş yapan ve tacir sıfatını taşıyan taraflar arasında talep edilebileceğini, davacı ile müvekkili idare arasında yapılan ihale sözleşmesinin ticari bir iş niteliğinde olmaması nedeniyle kısa vadeli kredilere uygulanan faizin talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen davada; müvekkili idare tarafından yapılan kesinti dava konusu olduğundan görevli mahkemenin vergi mahkemeleri olduğunu ayrıca tahakkuk aşamasında söz konusu fatura bedellerinden damga vergisi kesintisi yapılmasının zorunlu olduğunu, yapılan işlemin usule uygun olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davaya konu işin ticari iş niteliğinde olduğu, davacının takip tarihinden itibaren avans faiz isteyebileceği, birleşen dosyada ise damga vergisinin davalı tarafından vergi dairesine yatırılmak üzere mahsup edildiği, bu miktar uhdesinde kalmayacağından davalının sebepsiz zenginleştiği ileri sürülerek takip başlatılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, davalının İzmir 1.İcra Dairesinin 2015/9321 Esas sayılı dosyasında başlatılan takipte asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep edilen faize yönelik gerçekleştirdiği itirazın iptaline, takip talebindeki gibi faiz işletilerek takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, birleşen davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; icra takibinde mevzuat ve sözleşme hükümlerine aykırı faiz oranının kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarına yaptığı itirazlarının değerlendirmede dikkate alınmadığını, davacı tarafından talep edilmediği halde avans faizi istenebileceği yönünde tespitte bulunulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davaya konu uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacı şirket tarafından asıl davaya konu icra takibinde avans faizi talep edilmediği, bu hususun davalı tarafın kabulünde bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.