Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/713 E. 2025/6010 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/713
- Karar No
- 2025/6010
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2488 E., 2024/2310 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/692 E., 2024/24 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 16.06.2019 tarihinde doğum yapmak üzere davalı şirkete ait hastaneye başvurduğunu, bebeğin rahme yapışık olduğu belirtilerek hastanede görevli kadın doğum uzmanı olan doktorun gereğinden fazla zorlama yaptığını, rahim duvarının delindiğini ve ciddi miktarda kan kaybettiğini, bunun üzerine rahmin alınması gerektiği belirtilerek onam formlarının emrivaki olarak müvekkilinin eşine imzalatıldığını, bu operasyondan sonra vajinismus, cinsel ilişkiye girememe, tüm vücutta ağrı, bacaklarda aşırı hormon salgısına bağlı kıllanma, adet görememe gibi tıbbi durumların meydana geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 300.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıya yapılan muayenede ve kontrollerde davacının 38 haftalık gebe olduğunu, daha önce 9 defa doğum yaptığını ve bahse konu doğumun davacının 10. doğumu olduğunu, sezaryen ile canlı ve sağlıklı bir kız bebeğin dünyaya geldiğini, operasyon esnasında bebek doğduktan sonra plasentanın rahime yapışık olduğunu, elle ve küret yardımıyla plasentanın kazındığını, dikiş atıldığını ve kan akışının kesilmesinin beklendiğini, ancak kan akışının durmadığını, davacının eşine durumun ciddiyetinin bildirildiğini, rahmin subtotal kısmının alınmasının tıbbi bir zorunluluk olduğunu, davacının eşinin operasyona onay verdiğini, davacının bahsettiği adet görememe durumu beklenen bir durum olmakla birlikte diğer şikayetlerin yapılan operasyon ile bir ilgisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hastane veya doktorlardan kaynaklı kusurlu bir eylemin bulunmadığı, operasyon öncesi davacının eşinin geçireceği işlemler ile ilgili anlayacağı şekilde bilgilendirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 22.03.2022 tarihli 7.Adli Tıp İhtisas Kurulunun düzenlediği rapor ile Üniversite Öğretim Üyelerinden alınan bilirkişi raporlarına göre dava dışı doktor tarafından yapılan tedavi işlemlerinin tıp kurallarına uygun olduğunun tespit edildiği, somut olayda meydana gelen neticede dava dışı doktorun ve davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; raporların hükme esas almaya elverişli olmadığını, müvekkilinden onam alınmadığını, eşine emrivaki olarak formun imzalatıldığını ancak aydınlatma yapılmadığını, müvekkilinin muayenesi yapılmadan rapor düzenlenmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Hükme esas alınan raporların taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, davalının kusurlu olduğu ispat edilememiş olup; raporların davacıya ait tüm tıbbi evrakların dosyaya kazandırılarak hazırlanmış olması, rapor alınan heyetler tarafından davacının bizzat muayene edilmesi gerektiği bildirilmediği hususları dikkate alındığında davacının bizzat muayene edilmemiş olmasının eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği, dosya içerisinde gerekli aydınlatmayı içeren onam formunun mevcut olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.