Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/690 E. 2025/4315 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/690
- Karar No
- 2025/4315
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/884 E., 2024/2912 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/116 E., 2020/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalının müvekkilinin vekili olduğunu, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak müvekkiline ait banka hesabından kendi hesabına kötü niyetli olarak "borç iade" açıklamasıyla 10.12.2018 tarihinde toplam 1.324.000,00 TL havale yaptığını bu nedenle davalı aleyhine Gaziantep İcra Dairesinin 2019/30435 sayılı dosyasıyla başlattığı ilamsız icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketin yetkilisi ... ün kardeşi olduğunu, şirketi birlikte kurduklarını ancak müvekkilinin memur olması nedeniyle resmiyette ortak olmadığını, şirketin tüm işlemlerini vekaleten yerine getirdiğini, vekalet ilişkisini kötüye kullanmadığını, işlemlerini şirket yetkilisinin talimatlarıyla yerine getirdiğini, söz konusu banka işlemlerinin 10.12.2018 tarihinde yapıldığını oysa davacının 11.01.2019 tarihli sözleşmede müvekkilini ibra ettiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu edilen para transferlerinden (10.12.2018) sonra 11.01.2019 tarihinde imzalanmış sözleşme bulunduğu, sözleşmenin IV.1.1. maddesinde "Sözleşmenin imzası ile birlikte ...'ı ve ...'ü (... işinin ... isimli 3. Şahsa temliki de dahil) bugüne kadarki tüm işlerden, ... 'ün ya da her 2 tüzelkişiliğin temsilen ya da vekaleten yapılan işlemlerinden, her türlü banka işlemleri ve temlik işlemlerinden dolayı ibra etmiş olacağını, işlemlerin yasal ve yerinde olduğunu beyan ettiğini, bu konularda hukuki girişimlerde bulunmayacağını" denilerek dava konusu edilen para transferleri sonrası davalının vekaleten yapmış olduğu işlemlerden, banka işlemlerinden ibra edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle yasal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince süresi içinde temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, "her türlü banka işlemleri" şeklindeki bir ifadenin hukuken geçerli bir ibradan bahsedilebilmesi için yeterli olmadığını, davalının 3 yıl boyunca müvekkilinin söz konusu banka hesabından yüzlerce işlem yaptığını, bu işlemlerin tamamının çalışanlara yapılan maaş ödemesi, alım- satıma ilişkin ödemeler ile şirketin işleyişine ilişkin diğer rutin ödemeler olduğunu, davalının en son rutininin dışında davaya konu para transferlerini yaptığını, ibra sözleşmesi yapıldığında davalının bu havaleler konusunda müvekkilini bilgilendirmediğini, ibranın müvekkilinin bilgisinde olan şirketin işleyişine ilişkin ödemeler hakkında olduğunu, bu yönde dosyaya uzman görüşü sunduklarını, ibra sözleşmesinde daha küçük meblağlı işlemlere ayrıca yer verilmişken söz konusu havalelerden bahsedilmemesinin müvekkilinin bundan haberdar olmadığını ispatladığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, davalının davacıya ait banka hesabından kendi hesabına havale yaptığı 10.12.2018 tarihinden sonra taraflar arasında imzalanan 11.10.2019 tarihli sözleşmede davacının davalıyı yaptığı her türlü banka işlemi dolasıyla ibra etmiş olmasına ve davacı tacir olup basiretli davranma yükümlülüğü gereği kendisinden söz konusu hesap hareketlerini bilmesinin beklenmesine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.