Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/633 E. 2025/4211 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/633
Karar No
2025/4211
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2384 E., 2024/2590 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/263 E., 2021/609 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili İdarenin tüm uyarılarına rağmen davalı şirket tarafından elektrik hatlarına gerekli bakımların yapılmaması sebebiyle, 28.07.2013 tarihinde yüksek gerilim hattından kaynaklandığını düşündükleri orman yangınının meydana geldiği, bu nedenle müvekkili İdarenin 779.462,80 TL zarara uğradığını ileri sürerek; bu tutarın suç zaptının düzenlendiği 30.07.2013 tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 10.09.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 1.172.454,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin yangının çıkmasında ve ilerlemesinde herhangi bir sorumluluğunun ve kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı İdarenin 05.03.2013 tarihli yazısı ile işletme şefliği sınırları içinde kalan enerji nakil hattı tellerinin altında kalan ağaçların boylarının uzayarak tellere değdiğini, güzergâhtaki ağaçların kesilerek tel aralık, mesafe ve sarkmaların standart hale getirilmesinin çıkması muhtemel bir orman yangını açısından önemli olacağı konusunda davalı şirkete yönelik uyarıda bulunduğu, yangının çıkış tarihi olan 28.07.2013 tarihine kadar davalı şirketin imtiyaz sahibi olduğu alanda gerekli bakım ve önlemleri almayarak işletme sorumluluğunu tam olarak yerine getirmediği, yangının ise yangın tutanağına uygun olarak görüş bildirilen bilirkişi raporuna ve ceza dosyası ile eldeki dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre iletkenlerin ağaç dallarına veya birbirine teması neticesinde ark oluşup yangının çıktığı, dolayısıyla davalı şirketin ihmali kabul edilen eylemi ile yangının ortaya çıkış nedeni arasında uygun illiyet bağının söz konusu olduğu, davalı şirketin asli olarak %90 kusurlu olduğu, davacı İdarenin ise 2013 yılı Mart ayı başında davaya konu bölgede tespit ettiği tehlikeli durumu davalı şirkete bildirmiş ise de, yangının ortaya çıktığı tarihe kadar geçen yaklaşık 4,5 aylık süreçte, özellikle sıcaklıkların yüksek olduğu olayın meydana geldiği bölgede ve yangınların en fazla yaşandığı temmuz ayı sonuna kadar söz konusu bildiriminin akıbetini sorgulamayarak yangının önlenme ihtimalini ortadan kaldırdığı, 22.03.2021 havale tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacı İdarenin dava konusu yangın nedeniyle toplam 1.120.348,00 TL zararının bulunduğu, davalı tarafın kabul edilen %90 kusur oranı karşısında davacı İdarenin talep edebileceği toplam zarar miktarının 1.008.313,20 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; 1.008.313,20 TL'nin 30.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı alınarak davacı İdareye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; orman idaresinin yapmış olduğu giderlerin tamamının gerçek zarar ilkesi kapsamında haksız fiilin sorumlularından isteyebileceği, bu nedenle Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, yangının hangi tip yangın olduğunun ortaya konulmadığını, zira örtü tip yangınlarda ağaçlandırma gideri talep edilemeyeceğini, davacı İdarenin müterafik kusuru olup olmadığının değerlendirilmediğini, sadece yangın tehlikesinin müvekkili şirkete bildirilmesinin davacı İdarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, bilirkişi hesaplamasının hatalı olduğunu, yangın iaşe bedeli ve işçilik masrafının davacının talep ettiği tutar üzerinden kabul edildiğini, yangın söndürmede görevli işçileri davacı İdarede hizmet akdi ile çalıştığından bu kalemler bakımından hesaplama yapılmaması gerektiğini, raporda bu personellerin sadece bu yangın için görevlendirilip görevlendirilmediğinin değerlendirilmediğini, ilk müdahale aracı olarak minibüs ve greyder ile ilgili dava dilekçesinde bir talep bulunmadığını, buna rağmen hesap yapıldığını, helikopter bedeli bakımından bilirkişinin garanti uçuş süresini nasıl hesapladığının anlaşılamadığını, kusur oranı belirtilecekse bu kusurun yüklenici firmada olduğunu, dava konusu yangına engel olamayarak zararın artmasına sebebiyet veren davacı İdarenin de olayda müterafik kusuru bulunduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, tanık beyanlarının görgüye dayalı olduğunu, davacı İdarece düzenlenen suç tutanağında yangının enerji nakil hattındaki iletken kopması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, Jandarma tarafından düzenlenen olay yeri tutanağında ise tellerin birbirne değerek kıvılcım çıkarması ve zemindeki otları yakması sonucu meydana geldiğinin belirtildiğini, tutanakların çeliştiğini, ancak teknik olarak enerjinin kesilmemesinin her iki ihtimalde de mümkün olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, enerji nakil hattından kaynaklandığı iddia olunan yangın nedeniyle, zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacı İdarenin; ormanlık alanlarda çıkan yangınların söndürülmesi nedeniyle yapmış olduğu iaşe giderleri, yangında çalışan işçilere ödediği tazminatlar, yangın yerine ulaşım için kullandığı araçlar ile yangını söndürmede kullandığı arazöz, dozer ve diğer hava araçları nedeniyle yaptığı giderlerin zararın daha da büyümemesi için yapılmış olduğu gözetildiğinde, orman idaresinin yapmış olduğu bu giderlerin tamamını gerçek zarar ilkesi kapsamında sorumlularından isteyebileceğinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2023 tarihli ve 2022/3-722 E., 2023/294 K. sayılı ilamı ve Dairemizin aynı yöndeki ilamları ile kabul edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/633, K. 2025/4211, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-633-e-2025-4211-k-4ac1b485d8da