Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/600 E. 2025/3926 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/600
- Karar No
- 2025/3926
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/868 E., 2023/99 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/302 E., 2021/428 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; 01.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı asıl ... ve davacılar vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra noksanlığın giderilmesi bakımından mahalline geri çevrilen dava dosyası, yeniden gelmekle; işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalı arasında halk otobüsü alıp işletilmesi hususunda adi ortaklık kurulduğunu, özel halk otobüsü fiyatının yaklaşık 2.000.000,00 TL olup bunun yarısının müvekkileri, diğer yarısının ise davalı tarafından karşılanmak üzere anlaşıldığını, otobüsün alınarak davalı adına tescil edildiğini, bir yıl süre ile işletildiğini ancak sonrasında müvekkillerinin ortaklık konusu otobüsün kendi adlarına tesciline ilişkin taleplerinin olumsuz sonuçlandığını, davalının aracı rehin göstererek bir takım yatırımlar yaptığını, ancak borçları ödeyemeyince otobüsün icrada satıldığını ve müvekkillerine hakkı olan bedelin ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının sebep olduğu menfi, müspet ve munzam zararların tazmini için şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın ve bu olay nedeni ile müvekkillerinin uğradıkları manevi zarara ilişkin olmak üzere 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında adi ortaklık bulunmadığını, ödeme hususunu kabul etmediklerini, ayrıca davada manevi tazminatın şartlarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu dönemde dava konusu araç mülkiyetinin davalı adına olduğu, bahsi geçen araçta davacıların hisselerinin bulunmadığı, davalının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğu ancak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacılar tarafından davaya konu aracın yarı bedelinin davalıya ödendiğine dair belge ibraz edilemediği, ibraz edilen dekontta davalıya yönelik araç bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, davacı tarafın tanık deliline başvurduğu ancak davalı tarafça tanık dinlenilmesine muvafakat verilmediği, alacak miktarının ise tanık dinleme yasağı sınırlarında bulunduğu, davacı tarafın yemin deliline dayandığı ancak verilen kesin süreye rağmen yemin metni hazırlanmadığı gibi 27.04.2021 tarihli duruşmada yemin delilinden vazgeçildiğinin beyan edildiği gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olmasının ret gerekçesi yapılmasının hatalı olduğunu, davanın ceza yargılamasına konu yapılmasa bile hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, yine sunulan dekontta yazılı araç satış bedelinin satış ile ilgisi olmayan birine gönderilmesinin başka bir açıklaması olamayacağını, bu nedenle sunulan banka dekontunun açık yazılı delil niteliğinde olmasına rağmen, Mahkemece yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmemesinin ve tanıkla ispat imkanı tanınmamasının hatalı olduğunu, davalının davaya konu aracı icrada satış işlemi yapılmadan bir gün önce satarak borçlarını ödediğini, bu satıştan dolayı müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, yemin deliline başvurma hususunun da kendi tercihleri kapsamında olması gerektiğini, davalının menfaatine yemin etmekten çekinmeyeceği için bu delile dayanmaktan vazgeçtiklerini, taleplerine rağmen davalının banka kayıtlarının incelenmediğini, fer'i müdahilliğine karar verilen ...'ın davaya ilişkin beyanlarının alınmamış olmasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklığın tespiti ile tasfiyesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacılar tarafından iddia edilen adi ortaklığın varlığının yasal delillerle ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.