Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5778 E. 2026/3397 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5778
- Karar No
- 2026/3397
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/39 E., 2025/1380 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/468 E., 2023/337 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 66... plakalı aracın son 6 ayda 5 arıza verdiğini, ekranında beliren "arıza- egzoz sisteminde aşırı ısınma ve motor arıza" sinyali üzerine aracın stop edip kendini kilitlediğini, ...da ilgili servise götürülen aracın, her seferinde sinyalizasyon hatası vb. ifadelerle geçici olarak çalışır hale getirilerek davacıya teslim edildiğini, Ankara'daki yetkili servisin ise kendisine çalışmaz vaziyette çekici ile götürülen aracı "sorun görülmedi" tutanağıyla teslim ettiğini, davacının mağduriyetinin büyük olduğunu, hekim olan davacının acil ve cerrahi operasyonlara gecikmemek için bu süreçte yakınlarının araçlarını kullanmak zorunda kaldığını, aracın arızalanması durumunda davacıya verilmesi gereken ikame aracın ise prosedür bahane edilerek ya geç verildiğini ya da verilmediğini, arızanın hep aynı ve benzer arıza olduğunu ve bu arızanın süreklilik arz ettiğini ileri sürerek; davaya konu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan ayıp bulunmadığını, tespit bilirkişi raporunun müvekkili şirketler aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, aracın tramer kaydı sorgusunun da yapılarak, herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ya da değer kaybına sebebiyet verecek bir durumun oluşup oluşmadığının tetkik edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 25.04.2023 tarihli kök raporda davaya konu aracın motor bloğunda, egzos donanımında ve sistem kontrolünde eksik ve kusur tespit edilmediği, aracın tescil tarihinin 25.03.2019 tarihi olması ve davaya konu arızanın ilk olarak 04.04.2022 tarihinde meydana gelmesi nazara alındığında araçta üretim kaynaklı ayıp olmadığının belirtildiği, tespit raporunda davaya konu araçta üretim kaynaklı ayıp olduğu mütalaa edilmekle bu hususta oluşan çelişkinin giderilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, 05.06.2023 tarihli ek raporda ''delil tespiti dosyasında sadece 4 ayda 3 kez aynı arızanın meydana geldiği'' gerekçesi ile gizli ayıp olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı, ancak bu değerlendirmenin doğru olmadığı, araçta belirtilen nitelikte ayıp olması halinde arızanın uzun süre sonra ortaya çıkabilecek nitelikte olmadığı, arızanın aracın karışmış olduğu kaza sonrası meydana gelmesi de nazara alındığında kullanım kaynaklı ortaya çıkma ihtimalinin yüksek olduğu, araçta üretimden kaynaklı ayıp olmadığının belirtildiği, delil tespiti dosyası ile Mahkeme dosyasında alınan rapor arasındaki çelişkinin bilirkişi heyetinin 05.06.2023 tarihli ek raporu ile giderildiği, ek ve kök bilirkişi raporları ile davaya konu araçta üretimden kaynaklı ayıbın olmadığının belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi kök raporunda dava konusu aracın motor bloğunda, egzoz donanımı ve sistemi kontrolünde kusur tespit edilemediğinin, heyet olarak yapılan test sürüşünde gösterge ekranında herhangi uyarı ve arıza lambasının yanmadığının gözlendiği, aracın kullanılmaya başlandığı ilk tescil tarihi olan 25.03.2019 tarihinden sonra bahse konu arızaları vermesi gerektiği, dava konusu edilen arızanın 04.04.2022 tarihinde 54.865 kilometrede iken meydana geldiği dikkate alındığında aracın üretimden kaynaklı gizi ayıbın olmadığı, mevcut arızanın egzoz donanımını ve egzoz sisteminin garanti kapsamı içerisinde ücretsiz olarak komple değişimi ile giderilebileceği, bilirkişilerin ek raporunda da dava konusu araçta "egzoz sisteminde aşırı ısınma ve motor arızası uyarısı" şikayetinin tespit edilemediği, heyet olarak yapılan test sürüşünde herhangi bir arızanın oluşmadığının, gösterge ekranında her hangi uyarı ve arıza lambasının yanmadığının, davaya konu ard arda tekrar eden şikayetin ilk olarak 03.12.2021 tarihinde meydana gelen kazadan sonra 04.04.2022 tarihinde araç 54.585 kilometrede iken ortaya çıktığının, söz konusu arızanın çok uzun süre sonra ortaya çıkabilecek nitelikte olmadığının, tüm bu nedenlerden dolayı egzoz sisteminde aşırı ısınma ve motor arızası uyarısı şikayetinin üretim kaynaklı olmadığının bildirildiği, bilirkişi kök ve ek raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; karara esas alınan bilirkişi raporu ve aynı heyetten alınan bilirkişi ek raporunun aynı mahiyette olduğunun; bu raporlarla tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, keşif esnasında araç ikaz lambasının yanmamasının araçta gizli ayıp olmadığı anlamına gelmeyeceğini, araçtaki tekrarlayan mevcut arızanın giderilememesinin söz konusu aracın gizli ayıplı olduğunu net olarak ortaya koyduğunu, üç yıl sonra ortaya çıkan bir arızanın gizli ayıp taşımadığı değerlendirmesinin hem teknik olarak hem de gizli ayıp tanımı bakımından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, aracın 06.12.2021 tarihinde karışmış olduğu küçük çaplı trafik kazası sonrasında değişimi yapılan parçaların aracın mevcut arızası ile teknik olarak illiyet bağının bulunmadığını, mevcut arızanın aracın motor aksamı ile ilgili olup bahse konu küçük çaplı kaza sonrasında değişen parçaların ise tamamen farklı nitelikte olduğunu, bilirkişi heyetinin araçtaki mevcut arızadan kaynaklı olarak aracın ikinci el piyasa rayiç değeri üzerinde meydana gelecek değer kaybına ilişkin bir değerlendirmeye raporlarında yer vermediklerini, aracın 6 ayda 5 defa aynı şikayetle çekici marifetiyle yetkili servise götürüldüğünü ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı olduğu ileri sürülen aracın ayıpsız misliyle değişimi istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile dava konusu aracın üretimden kaynaklı arızalı olmadığının tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olan davacı tüketiciden peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.