Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5582 E. 2026/2528 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5582
- Karar No
- 2026/2528
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1003 E., 2025/2494 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/110 E., 2025/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarafların 01.01.2021 tarihinde başlamak üzere %50 - %50 pay oranlı bir adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, akabinde tarafların bu sözleşme uyarınca psikolojik danışmalık kliniğini idare ettiklerini, müvekkilinin işbu adi ortaklığa girerken davalının eski ortağına 55.000,00 TL ödeyerek ortaklık payını devraldığını, ortaklığa girmesi nedeniyle klinikte yapılan değişiklikler için yaklaşık 48.000,00 TL masraf yaptığını, 2022 yılı Haziran ayında davalının ortaklığı sürdürmek istemediğini ve davacının klinikten ayrılmasını istediğini beyan ettiğini, 2022 yılı Eylül ayı başı itibariyle müvekkilinin klinikten tamamen ayrıldığını, ancak davalının müvekkilinin ortaklık payını 3.kişiye devretmesine izin vermediğini, müvekkilinin adi ortaklıktan ayrılırken ortaklığa verdiği katılım payını ve ofise yapmış olduğu masrafları alamadığını ileri sürerek; müvekkilinin adi ortaklık payının tasfiyesi ile şimdilik 10.000,00 TL tasfiye payının ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında 01.01.2021 tarihinden başlamak üzere adi ortaklık kurulduğunu, eski ortağın payını devralmak suretiyle ortak olunduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacı ile bağımsız bir ortaklık kurduklarını, müvekkilinin eski ortakla ilgili devrin içeriği ve koşullarıyla bir ilgisinin olmadığını, sözleşmenin (6.2) maddesi uyarınca davacının ortaklığın sona ermesi halinde herhangi bir hak talebinde bulunmayacağını, davalının haklı bir sebep göstermeksizin ortaklığı feshettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların 01.01.2021 tarihinde başlamak üzere %50 - %50 pay oranlı bir adi ortaklık sözleşmesi imzaladıkları ve bu sözleşme uyarınca psikolojik danışmalık kliniğini idare ettikleri sözleşmede; fesih halinde, devir talebi de dahil maddi talepte bulunulamayacağının, hak iddia edilemeyeceğinin, fesih bildiriminde bulunan ortağın şahsi eşyalarını almak suretiyle ayrılacağının düzenlendiği, sözleşmenin tasfiyeye ilişkin hükümleri uyarınca davacının talepte bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinde, davacının 55.000,00 TL ödeme yaptığı belirtilmediği gibi, davacının eski ortak ile yaptığı ortaklık sözleşmesinin sunulmadığı, sözleşme kapsamında tarafların aynı binada gider ortağı olduğu, bu açıdan elde ettikleri gelirler yönünden alacağın ispatlanamadığı, davacının 55.000,00 TL katılım payı verdiğinin ve aldığı eşyaların davalıda kaldığını ispat edemediği, Mahkemenin kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının önceki ortağının, ortaklık payını davalının bilgisi ve muvafakati dahilinde müvekkile devrettiğini, müvekkilinin hisse devrine istinaden yine davalının bilgisi dahilinde eski ortağına 55.000,00 TL devir bedeli ödendiğini, pay devri karşılığında eski ortağa yapılan ödemenin ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmadığının anlaşılmasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.