Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5565 E. 2026/3236 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5565
- Karar No
- 2026/3236
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1348 E., 2025/1877 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2025/178 E., 2025/432 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; mülkiyeti davalıya ait teknenin Yunanistan'da göçmen kaçakçılığı suçunda kullanılması nedeniyle davalı aleyhine Interpol tarafından çıkarılan arama emriyle tatil için bulunduğu Dubai'de gözaltına alınması sonrasında davalının dava dışı kızı ... .'nın avukat olan müvekkili ile hukuki yardım konusunda 50.000 Euro ücret karşılığında anlaştığını, müvekkilinin Yunanistan'da bulunan ortakları vasıtasıyla süreci aktif olarak yöneterek davalıya hukuki danışmanlık hizmeti sağladığını, süreç sonunda davalının beraat ettiğini, ancak davalı tarafça kararlaştırılan ücretten kalan 10.000 Euro bakiye kısımdan yalnız 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, kalan ücretin müvekkiline ödenmediğini, davalı ve dava dışı kızının müvekkilinden kalan kısım için önce taksit ve zaman talebinde bulunduğunu, ardından indirim talebinde bulunduğunu, müvekkilinin süreçle ilgili davalı tarafa danışmanlık hizmeti verdiğinin ve süreci yöneten kişi olduğunun yazışmalar ve ses video dökümleri ile sabit olduğunu belirterek, davalının icra takibine itirazının iptalini, icra takibinin 8.164,06 Euro (fiili ödeme günü kur karşılığı) için devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında vekalet ilişkisi kurulmadığını, icra takibinde de borç sebebinin danışmanlık ücreti olarak gösterildiğini, davacının müvekkili ile arasında avukatlık sözleşmesi kurulduğu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin Yunanistan'daki davasının bu ülkede verdiği vekaletname ile dava dışı avukat tarafından takip edildiğini, alınan bu hizmete karşılık müvekkilinin dava dışı avukata vekalet ücretini ödediğini, davacının sadece müvekkilinin dava dışı kızını Yunanistan'daki avukata yönlendiren kişi olduğunu, bu yönlendirme hizmeti nedeniyle de davacıya 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin bir anlaşma karşılığı olarak değil minnet borcu olarak yapıldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir hizmet ya da iş görme hali olmadığını, davacının delil olarak sunduğu yazışmaların müvekkili ile değil müvekkilinin dava dışı kızı ile olan yazışmalar olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli kararıyla; davalının dava dışı kızı ... .'yı davacının yönlendirmesi ile Yunanistan'da bulunan dava dışı avukat ile iletişime geçerek hukuki hizmet aldığının tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasında Avukatlık Kanunu 163. madde gereği avukatlık sözleşmesi yapılmadığı, davacının bakiye kalan 8.164,06 Euro ödenmediği iddiasını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesi gereği yazılı delil ile ispatlayamadığı, davacının hizmetinin sadece hukuki danışmanlık çerçevesinde kaldığı, davaya konu bu hizmetin verildiği 2018 yılı itibariyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre değeri parayla ölçülemeyen dava ve işlerde Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesi gereği asgari ücret tarifesi uygulanacağından davacının verdiği hizmetin karşılığı 4.360,00 TL olduğu, davalı tarafça 10.000,00 TL ödeme yapıldığının tarafların kabulünde olduğundan davacının davalıdan talep edebileceği bir vekalet ücreti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2025 tarihli kararıyla; davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, Mahkemece, davacıya davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekiline davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığı, davacı vekili tarafından hazırlanan yemin metninin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalının huzurda "Davacı avukat ile tarafım arasında dava konusu avukatlık hizmeti için 50.000 Euro'luk bir anlaşma yapılmadığına, bu meblağdan 40.000 Euro'nun Yunanistan'daki ortaklara ödenmesi, geriye kalan 10.000 Euro'nun ise davacıya ödenmesi hususunda davacı ile aramda bir anlaşma olmadığına, davacıya ödediğim 10.000 TL sonrasında dava konusu avukatlık hizmeti bakımından kendisine bir borcum kalmadığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklinde beyanda bulunarak yemin ettiği, davacının görevinin sadece hukuki danışmanlık çerçevesinde kaldığı, davaya konu bu hizmetin verildiği 2018 yılı itibariyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre değeri parayla ölçülemeyen dava ve işlerde Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesi gereği asgari ücret tarifesi uygulanacağından davacının verdiği hizmetin karşılığı 4.360,00 TL olduğu, davalı tarafça 10.000,00 TL ödeme yapıldığının tarafların kabulünde olduğundan davacının davalıdan talep edebileceği bir vekalet ücreti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda hüküm kurulduğu, Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bizzat davalı tarafça gönderilen mesaj kayıtlarının müvekkilinin haklılığını ortaya koyduğunu, taraflarca söz konusu iş için 50.000 Euro üzerinden anlaşma sağlandığını, AAÜT'ye göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, davalı tarafın 10.000 Euro ödemesine mahsuben ''ilk taksit'' olarak 10.000,00 TL ödeme yaparak kalanını da kapatacağını vaadettiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, hukuki danışmanlık hizmeti iddiasına dayalı alacağa yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taraflar arasındaki hukuki danışmanlık hizmeti karşılığında anlaşıldığı iddia edilen ücretin bakiye 10.000 Euro'luk kısmının kendisine ödeneceği iddiasının davacı tarafça ispatlanamaması, davacı tarafça davalı ile aralarında olduğunu iddia ettiği Whatsapp kayıtlarında da taraflar arasındaki davacının iddia ettiği 10.000 Euro ödemeye ilişkin bilginin bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.