Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4095 E. 2025/5776 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4095
Karar No
2025/5776
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/437 E., 2024/460 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl ve birleşen davada davacı; .... .... Bölge Başkanlığınca merkezi alımlar kapsamında desteklenen birlik ve kurumların ihtiyacı olan sofralık zeytin alımı için 15 Temmuz 2015 tarihinde yapılan ihale sonucunda davalılar ile birden fazla sözleşme imzalandığını, yüklenici davalıların taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmelerin feshedildiğini, devam eden ihtiyaçlar için ilgili kanun gereğince pazarlık usulü ile yeniden alım yapıldığını, söz konusu alımlarda oluşan fiyat farkının tahsili amacıyla her bir sözleşme için ayrı ayrı olmak üzere yüklenicilere rızaen ödeme yapılması için ihtarlı süre verildiğini, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, asıl davada toplam 865.372,00 TL birleşen davada toplam 320.942,00 TL Hazine zararının meydana geldiği tarihten itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalılar; iki ihalenin de aynı şart ve koşullarda ve makul sürede yapılması gerektiğini, buna göre ilk ihalenin açık artırma usulüyle, ikinci ihalenin ise olağanüstü ihale yöntemi olan davetiye usulü ile yapıldığını, ilk ihalenin 28 kısımdan, ikinci ihalenin 16 kısımdan oluştuğunu, ilk ihalede mal alımının iki taksitte, ikinci ihalede ise tek taksitte yapıldığını, sofralık zeytin alımında da değişiklik yapıldığını, sonraki ihaleye tedarik merkezi olarak Erzurum İlinin eklenerek zeytin miktarında da değişiklik yapıldığını, bu kapsamda ihalelerin birbirinden tamamen bağımsız olduklarını, 2015 yılında mevsimsel nedenlerle zeytin bulunmasının imkansız olduğunu savunarak, davaların reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli kararıyla; ilk ihale ile ikinci ihale arasında makul sürenin bulunduğu, ancak ilk ihalede açık artırma usulü uygulanmasına rağmen ikinci ihalenin pazarlık usulü ile yapıldığı, bu nedenle ilk ihale ile aynı koşul ve özelliklerde yapılması halinde olması gereken bedelin hesaplanarak, kaçırılan fırsat olarak ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük fiyatı veren teklif sahibine ödenmesi gereken bedel arasındaki farkın, asıl davada 148.984,00 TL, birleşen davada ise 79.680,00 TL olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun ve bu suretle raporun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile 148.984,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile 79.680,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2022 tarihli kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, taraf ve yargı denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesince dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle verilen kararın usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraflarca temyiz isteminde bulunulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 04.10.2023 tarihli ilamla; birleşen davada davalının temyiz dilekçesinin miktardan reddine, asıl davada davalının temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra; davacı İdare, taahhüdünü yerine getirmeyerek sözleşmenin feshine neden olan davalı satıcılardan, bu yüzden uğradığı olumsuz zararın ödetilmesini isteme hakkına sahip olduğu, ne var ki ihale sözleşmesinin (36.3) maddesinde yer verilen düzenleme uyarınca, İdare kanunda belirtilen usullerden uygun olan biri ile ihale etmekte serbest olduğundan İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan rapordaki hesaplama yöntemi hatalı olduğu, o halde İlk Derece Mahkemesince; tarafların serbest iradesi ile kararlaştırdıkları ve geçerli olan sözleşmelerdeki düzenleme uyarınca, davacının fesih işleminden sonra işi, 4734 sayılı Kanunda belirtilen usullerden uygun olan biri ile ihale etmekte serbest olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması, ihalelerin eşit koşullarda yani miktarları ve ek işçilik unsurları açısından gerekirse uyarlanarak (örneğin ikinci ihalenin de aynı nitelik ve miktar sofra zeytini üzerinden yapılması halinde oluşacak fiyat tespit edilerek) hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleşen davada davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi heyet ek raporunun hukuka uygun ve denetime elverişli olduğu, rapordaki hesaplamaların doğru ve yerinde olduğu, davacının asıl davada ve birleşen davada tazminat alacağı bulunduğu gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, 865.372,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davanın kabulüyle 320.942,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili; faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Asıl ve birleşen davada davalılar vekili; yapılacak olan ikinci ihalenin birinci ihalenin aynı koşullarda ve makul sürede yapılmasının gerektiği, iki ihalenin birbirinden tamamen farklı olup kararın sözleşmenin kanunun ve sözleşmenin ruhuna aykırı olduğunu, kaçırılan fırsat olarak davalılardan sonra en düşük fiyat teklifi sahibine ödenmesi gereken farkın davalılardan istenmesinin en hakkaniyetli karar olacağını, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ihalenin feshi nedeniyle yaptığı ikinci ihale nedeniyle oluşan fiyat farkından doğan zararının tahsilini istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, davacının bozmadan önce verilen kararı faiz başlangıç tarihi yönünden temyiz etmemesi nedeniyle davalılar açısından usuli müktesep hak oluştuğu, ihalelerdeki taahhütlerini yerine getirmeyen davalıların oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, bilirkişi raporunun tarafların itirazlarını karşılar, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda bakiye yazılı temyiz karar harçlarının temyiz eden davalılara yükletilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4095, K. 2025/5776, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4095-e-2025-5776-k-cf226f3d587a