Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3836 E. 2026/525 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3836
- Karar No
- 2026/525
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2403 E., 2024/215 K. DAVA TARİHİ : 26.06.2015 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/682 E., 2023/274 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, davacılar vekili ile davalılardan ... Asansör San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma talepli, diğer davalılar vekillerince duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belirtilen tarihte gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalılar ... ve diğerleri vekili Avukat ...ve davalı ... Asansör San. ve Tic. Ltd. Şti vekili Avukat ...'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, eksikliğin giderilmesi için mahalline geri çevrilen dava dosyası gelmekle, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin sağlık hizmeti almak için davalı ...Sağlık Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.inde (tıp merkezi) bulundukları sırada, bindikleri asansörün düşmesi sonucu ağır şekilde yaralandıklarını, olayın meydana gelmesinde davalı tıp merkezinin, asansörün bakımını yapan firmanın ve bina maliklerinin sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkillerden her biri için geçici ve sürekli iş gücü kaybı, tedavi giderleri ve bakıcı gideri nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL maddi; davacılardan ...için 50.000,00 TL, Yusuf için 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 13.02.2018 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacılardan ...için 171.876,97 TL, ...için 53.512,74 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ...ve ... vekili; müvekkillerinin binanın maliki olduklarını, kiracıları ... Düğün Salonu, ... Tıp Merkezi ve ... Tekstil firmalarınca ...Asansör San. ve Tic. Ltd. Şti.ye asansör bakımlarının düzenli yaptırıldığını, müvekkilleri her ne kadar binanın maliki olsalar da asansörün tüm sorumluluğunun kiracılara ait olduğunu, müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını, asansörün arızalı olduğuna ilişkin yazılı ikaz olmasına rağmen davacıların asansörü kullandıklarını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Tıp Merkezi vekili; davacıların asansörün arızalı olduğunu duyduklarını ve yazılı ikazı gördükleri halde asansörü kullandıklarını, müvekkilinin sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacıların olayın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... Asansör San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; müvekkili şirket ile davalı ... Özel Sağlık Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan asansör periyodik bakım sözleşmesinin 31.12.2014 tarihinde son bulduğunu ve yenilenmediğini, müvekkili şirketin asansörün periyodik bakımlarını yaparak gerekli parçaları değiştirip çalışır şekilde asansörü hastane yönetimine teslim ettiğini, dava konusu olayın 13.02.2015 tarihinde gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.Davanın açıldığı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararıyla; olay tarihinde binaya ait asansörün arızalı olduğu davalı Tıp Merkezi tarafından fark edildiği halde asansöre binilmesine engel olunmaması nedeniyle davalı Tıp Merkezi ile asansörün bakımını üstlenen davalı ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti.’nin olayın meydana gelmesinde kusurlu oldukları, davalı bina maliklerinin ise kusursuz sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacılardan ...için 171.831,97 TL, ...için 53.522,54 TL maddi tazminat ile davacıların her biri için 10.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen karar, bina maliki davalılar vekili ile davalı ... Asansör San.Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli kararıyla; istinaf eden davalıların istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş; karar, bina maliki davalılar vekili ile davalı ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Dairemizin 07.12.2021 tarihli ilamıyla; davaya konu zarar verici fiilin, davacıların sağlık hizmeti almak için davalı Tıp Merkezinde bulundukları sırada gerçekleştiği, bu itibarla davacılar ile davalı Tıp Merkezi arasındaki sözleşmesel ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde olup, uyuşmazlığın çözümünde özel mahkeme niteliğindeki tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gözetilerek, Mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozmaya uyan Mahkemece verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tıp merkezi olan iş yerinde kişilerin yazıyı fark edemeyebilecekleri, arızalı asansöre tıp merkezinden çıkan kişilerin binmesini önleyici tedbir almayan ... Tıp Merkezi firmasının meydana gelen kazada kusurlu bulunduğu, aynı zamanda bu davalının binada kiracı olarak oturma hakkı sahibi olduğu, bakımdaki eksiklik nedeniyle bina sahipleriyle beraber sorumlu bulunduğu, davalı ... firmasının binadaki asansör bakım işini yaptığı, alınan bilirkişi raporlarında meydana gelen kazada ... firmasının sorumluluğunun bulunduğu, her ne kadar davalı ... firması kaza tarihinde sözleşme süresinin bittiğini savunmuş ise de, dosya kapsamında 2015 yılında da asansöre servis hizmeti verdiğinin belirlendiği, kaldı ki meydana gelen kazanın yıllık bakımları sırasındaki eksikliklerden de kaynaklandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacılardan ...için 171.831,97 TL, ...için 53.522,54 TL maddi tazminatın, davacılar için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve tüm davalıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; hükme esas alınan raporun güncel olmadığını, güncel hesap raporu talep ettikleri halde bu konudaki taleplerinin karşılanmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 tablosu kullanılarak yapılmadığını, güncel rapor alınmasını engelleyen kazanılmış bir hak olmadığını, karar Yargıtay ilamı ile bozulduğundan yeniden inceleme yapılması gerektiğini ve hükmedilen tazminatın zararı karşılamadığını, manevi tazminatın da düşük hükmedildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Tıp Merkezi vekili; müvekkili şirketin, binanın kiracılarından yalnızca birisi olduğunu, kazaya sebebiyet veren asansörün yalnızca müvekkili şirketin kullanımına tahsis edilmediğini, bütün sorumluluk müvekkili şirkete ait olmadığını, asansörün arızalı olduğunun yazılı şekilde duyurulduğu halde hiç bir önlem alınmadığı gibi değerlendirildiğini, davacılara hiç bir kusur yöneltilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... Asansör San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; olay tarihi itibariyle davalı Tıp Merkezi ile müvekkili arasında asansör bakım hizmet ilişkisi olmadığını, 01.01.2014-31.12.2014 tarihleri arasında sözleşmenin bulunduğunu, 28.01.2015 tarihinde şirketin bir defaya mahsus talep edilen işlemleri gerçekleştirdiğini, bu tarihten sonra başka bir firma ile sözleşme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı ... için asgari ücretin iki katı kadar ücret kabul edilerek hesaplama yapıldığını, diğer davacı ... için hesaplamanın neye göre yapıldığının belirsiz olduğunu, alınan kusur raporlarına göre itirazlar değerlendirip sonuca ulaşılamadığını ve verilen kararda müteselsil sorumlu tutulması nedeniyle taraflar arasında rücu problemlerinin yaşanmasına neden olunacağını, müvekkiline kusur yüklenemeyeceği gibi davacılara kusur yüklenmemesinin de haksız olduğunu, davacıların asansörü arızalı olduğunu bilerek kullanmış olduklarını, kusur raporlarının birbiriyle çeliştiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 4.Davalı bina malikleri vekili; müvekkillerinin taşınmazın maliki olduğunu, kiracıları ile aralarında uzun yıllardır süregelen anlaşma gereğince iş merkezinde faaliyet gösteren firmalarca asansör bakımının yapılıp masrafının karşılandığını, kusurunun bulunmadığını, olay günü davacıların asansörde mahsur kalanları gördüklerini, tıp merkezi yetkililerince asansörün üzerine "arızalıdır" yazısının yazılmış olduğunu, olaydan 15 gün kadar önce 28.01.2015 tarihinde davalı ... Asansör tarafından bakımının yapıldığını, bakım sorumluluğunun bu firmada olduğunu, davacıların arızalı olduğunu bile bile asansöre binmeleri nedeniyle ağır ihmalleri bulunup illiyet bağının kesildiğini, 08.02.20 17... .08.2017 tarihli raporlarda müvekkillerinin kusursuz olduğunun belirtildiğini, yapı maliki olarak sorumluluğun tıp merkezine devredildiğini, tazminat hesaplamasının hatalı yapılıp fazla miktara hükmedildiğini, davacılar SGK'lı oldukları halde yapılan masrafların SGK'ya fatura ettirilmemesi nedeniyle fahiş miktarda tedavi gideri talep edildiğini, müvekkillerinin manevi tazminattan da sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asansör kazası yaralanmasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı) Geçici 3/2. maddesine göre; ''Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.'' Davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 18.12.2018 tarihli kararın davalılar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli kararıyla, istinaf taleplerinin reddine karar verildiği, karara karşı davalılar vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Dairemizin 07.12.2021 tarihli ilamıyla, Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, bu aşamadan sonra Mahkemece verilecek kararın doğrudan temyiz incelemesine tabi olacağı, istinaf incelemesi yapılması mümkün olmayan kararda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 25.01.2024 tarihli kararın kaldırılmasına ve taraf vekillerinin istinaf başvuru dilekçesinde yer alan sebeplerin temyiz istemi olarak kabul edilerek temyiz incelemesinin Mahkeme kararı üzerinden yapılmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, belirtilen gerekçeye, özellikle Mahkemenin 18.12.2018 tarihli ilk kararı davacı tarafından temyiz edilmediğinden PMF 1931 tablosuna göre yapılan hesaplamaya ilişkin itirazının reddedilmesinin yerinde olmasına, Mahkemece denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli kararının kaldırılmasına, 2.Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 40.000,00'er TL Yargıtay duruşması vekalet ücretlerinin karşılıklı alınıp taraflara verilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.