Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3709 E. 2026/510 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3709
- Karar No
- 2026/510
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2128 E., 2025/1317 K. DAVA TARİHİ : 16.11.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/536 E., 2022/580 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile 2020 Mart ayında tanıştığını, kurduğu yakınlık çerçevesinde ihtiyaçlarını karşılamak için davalıya bir takım paralar gönderdiğini, davalının paraya sıkıştığını ifade etmesi ile davacı tarafından davalının banka hesabına çeşitli tarihlerde toplam 63.824,37 TL iletildiğini, bunun dışında davalının eve mobilya alması gerektiğini durumunun iyi olmadığını beyan etmesi üzerine, davacının bedeli iade edilmek üzere Metropol Mobilya firmasından 03.06.2020 tarihinde davalının istediği sipariş üzerine toplam 16.850,00 TL ödeyerek eşyaların adresine teslimi sağlandığını, davalının cep telefonu ihtiyacını ifade etmesi üzerine davacının Samsung Galaxy zflip F700F marka cep telefonunun 12.800,00 TL bedel ile satın alarak teslim ettiğini, yine davalıya 20.07.2020 tarihinde 4.000,00 TL bedelli ve isminin yazılı bir adet bileklik aldığını, bilekliğin bedelinin davacı tarafından davalının arkadaşının banka hesabına gönderildiğini, adı geçen şahıs tarafından da satın aldığı kuyumcunun banka hesabına gönderildiğini, bunların dışında davacının davalıya ayrıca 21.000,00 TL bedel karşılığında pırlanta yüzük aldığını, davalı ile arkadaşlık ilişkisi çerçevesinde yapılan sair harcamaların dava konusu edilmediğini, davalının kullandıği cep telefonu hattının davacı tarafından ödenmesinin istenmesi üzerine faturaları ödendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla bedelinin iadesi koşuluyla, yapılan ayni ve nakdi ödeme miktarı toplamı olan 98,514,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; açıklaması olmayan banka havalelerinin borç ödemesi olarak kabul edildiğini, müvekkilinin davacı taraftan 156.000,00 TL'ye yakın alacağı bulunduğunu, bu paranın bir kısmının elden bir kısmının banka kanalıyla verildiğini, müvekkilinin borç kaydı ile göndermiş olduğu alacağının tahsili için takip başlattığını, sundukları mesajlaşma kayıtları incelendiğinde de müvekkilin davacıdan Ekim 2020 tarihinde 156.000,00 TL'yi talep ettiğini, davacının ise ödeme yapamayacağını beyan ettiğinin görüleceğini, davalının hileli hareketlerde bulunarak davalıyı evlenme vaadiyle kandırdığını, davalıdan iş kuracağı bahanesiyle hem banka kanalıyla hem elden borç para talep ettiğini, davalının mobiyla, cep telefonu ve bileklik alacağı sırada davacının bu eşyaları kendi şirketi üzerinden alacağından bahisle davalıdan ödemeyi alarak sipariş verdiğini, davacının yüzük aldığı ve davalının faturalarını ödediği iddiasının gerçek olmadığını, müvekkilinin mobilya, cep telefonu ve iddia edilen diğer eşyaların alım tarihlerinden sonraki tarihlerde de davacıya borç kaydı ile havale işlemleri yaptığını, davacı eşya alımlarından sonra da borç almaya devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalının banka hesabına bir kısım paralar gönderildiği, gönderilen havalelerde açıklama yazılmadığı, bu ödemelerin mevcut borcun ödenmesi olarak kabul edilmesi gerektiği, ayrıca davalının davacıya banka yoluyla borç para gönderdiği, bilirkişi raporuyla davalının davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıya yaptığını iddia ettiği ayni ödemelerin borç olarak verildiği ve iadesi gerektiği hususunun ispat edemediği, davalının davacıya borcunun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının davacıdan 73.960,00 TL alacağının bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacı tarafından davalıya gönderilen havalelerin açıklama içermemesi nedeni ile mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığının kabulünün gerektiği, ispat külfeti üzerinde olan davacının davalıya gönderdiği paranın borç olarak gönderildiği iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı, dosya arasında bulunan ve delil olarak sunulan yazışmaların davacı ile dava dışı firma arasında geçtiği, davacı tarafından doğrudan dava dışı firmaya ödeme yapılmış olup alındığı iddia olunan mobilyaların, ödenen telefon fatura bedelleri ile davalıya hediye olarak alındığı anlaşılan cep telefonu ve bilekliğin iade edilmesi gerektiği hususlarında ispat külfeti üzerinde olan davacının bu iddialarını yasal delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının, davacı ile kurduğu yakınlık çerçevesinde bir takım maddi ihtiyaçlarını dile getirerek istemlerde bulunmaya başladığını, bu istemleri çerçevesinde davacı tarafından davalıya ayni ve nakdi ödemeler yapıldığını, davalının paraya sıkıştığını ifade ederek borç para istemesi üzerine davacı tarafından davalının hesabına toplam 63.824,37 TL ödendiğini, ancak davalı tarafından işbu ödemelerin karşılığının geri iade edilmediğini, alınan mobilya eşyalarına ilişkin fatura, sipariş formu ve bunların davalıya teslimini gösteren yazışma kayıtlarının dava dosyasına sunulduğunu, dinlenen tüm tanıkların da işbu eşyaların alındığını ve ödemelerinin davacı tarafından yapıldığını beyan etmesine rağmen, yine davalı tarafından işbu hususlara itiraz edilmemesine rağmen, Mahkemece bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan hukuka aykırı olarak karar verildiğini, alınan telefona ilişkin fatura dilekçe ekinde ibraz edilmesine göre Mahkemece bu husus gözrdı edilerek karar verildiğini, yine davalıya 20.07.2020 tarihinde 4.000,00 TL bedelli ve isminin yazılı olduğu bir adet bileklik alındığını, davalının kullanmış olduğu hattın faturasının da davacı tarafından ödenmesini istemiş olup, davacı tarafından 22.08.2020 tarihinde 275,10 TL ve 10.07.2020 tarihinde 240,60 TL ve 05.10.2020 tarihinde 520,00 TL’lik faturaları ödendiğini, buna ilişkin de bir değerlendirme de bulunulmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, davacı tarafından davalıya gönderilen banka havalelerinde açıklama bulunmamasına, davalının davacıdan alacaklı olduğunun bilirkişi raporu tespit edilmiş olmasına, davacı tarafından gönderilen havalelerin borç olarak verildiğinin ve davalıya hediye olarak verildiği iddia olunan eşyaların iade edilmek üzere verildiğinin ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.