Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3379 E. 2025/4217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3379
- Karar No
- 2025/4217
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3018 E., 2024/2770 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/60 E., 2018/429 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirketin, davacı ...'den geriye dönük 10 yıllık kaçak kullanım bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve iletim bedelini haksız olarak aldığını ileri sürerek, söz konusu bedellerin şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan istirdadını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; alınan ve tahakkuk ettirilen ücret ve masrafların 6719 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile 6446 sayılı Kanun'un 17/10 maddesine eklenen hüküm ve diğer yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. IV.İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davacının davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, tahsilatın haksız olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili, lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini, dava değerinin 10.000,00 TL olarak gösterildiğini, davacı lehine bu miktarı aşan şekilde 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aboneden tahsil edilen kayıp/kaçak ve diğer bedellerinin haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı, eş söyleyişle geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davacının davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu gözetilerek; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ve bu giderlere dahil olan maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine göre; “Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş ve dava hakkında Bölge Adliye Mahkemesince, ''istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına'' şeklinde hüküm kurulmuştur. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, hükmedilecek vekalet ücretinin dava değeri olan 10.000,00 TL’yi geçemeyeceği gözetilerek davalı lehine 10.000,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu tutarı aşar şekilde 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendi çıkartılarak yerine ''5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 10.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.09.2025 tarihinde oy biriliğiyle karar verildi.