Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3288 E. 2026/504 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3288
- Karar No
- 2026/504
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2279 E., 2025/941 K. DAVA TARİHİ : 30.05.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/248 E., 2023/380 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl; davalı şirket ile birçok tur ve geziye katıldığını, davalının önceki turlardan sağladığı güven nedeni ile pandemi öncesinde Kanada, İzlanda ve 2 adet de Britanya turu olmak üzere toplamda 73.000,00 TL peşin ödeme ile turları satın aldığını, pandemi döneminde turların iptal edilmesi nedeni ile söz konusu turların ifa edilemediğini, çoğu kişi tarafından ödenen bedellerin iade alındığını, ancak kendisine pandemi sonrası aynı turların aynen ifa edileceği, bu nedenle iptal etmeyerek beklemesi ricasında bulunulduğunu, tarafınca tur bedel iadelerinin istenmediğini, pandemi sonrası aynen ifanın uygun görüldüğünü, kendisinin sözleşme edimi olan ödeme yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, tur sözleşmelerinin aynen ifasını, aynen ifanın mümkün olmaması halinde ise sözleşmelerin feshi ile ödenen sözleşme bedelleri olan 73.300,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıya seyahat tur bedellerinin iadesinin sağlanmış olması nedeni ile sebepsiz zenginleşme sonucunu doğurabilecek talep ve iddialarının kabulünun mümkün olmadığını, satın alma işlemlerini takiben yaklaşık 2 yıllık pandemi sürecine girildiğini, tur iptallerinin müvekkilinden kaynaklanmadığını, davacının taleplerinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının tur paketlerini satın aldığı ve bunlara ilişkin ödeme yaptığı tarihlerin, Covid-19 pandemisi nedeniyle tedbir alınan ve ilki 14 gün olarak belirlenen karantina süreleri dahilinde olduğu, Covid-19 pandemisinin Yönetmeliğin 14. maddesinde düzenlenen “mücbir sebep” kapsamında olduğu anlaşıldığından davalının sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararlardan sorumlu tutulamayacağı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 9. maddesinde salgın hastalıkların mücbir sebep kapsamında olduğunun belirtildiği, aynı sözleşmenin 6. maddesinde ise mücbir sebebe bağlı olarak davalıya sözleşmeyi tek taraflı iptal etme hakkı tanındığı ve bu vesileyle tüketiciye tazminat hakkı doğmayacağının belirtildiği, davalının davacıya para iadesini 23.11.2021 tarihinde yaptığı, para iadesinin yapıldığı tarihte de pandemi şartlarının devam ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; borcun ifasının imkânsızlaşmasından önce, borçlu karşı alacağını elde etmişse, elde ettiğini sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iade ile mükellef olacağını, mücbir sebep gerçekleşmeden önce davacının davalı şirkete ödemede bulunduğunun dosya kapsamında sabit olup, bu miktarın davacıya davalı yanca sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda hesaplamanın nasıl yapıldığı anlaşılmadığını, davacının ödediği bedelin ulaştığı alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs. gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak bilirkişi vasıtasıyla hesaplanması ve buna göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, pandemi sebebiyle gerçekleşmeyen paket turların öncelikle her birinin ayrı ayrı aynen ifası, bunun mümkün olmaması halinde de ise turlar için yapılan toplam ödemenin denkleştirici adalet ilkesi gereğince iadesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, sözleşmede salgın hastalığın mücbir sebep olarak kabul edilmesine, Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin "Covid-19 salgını nedeniyle sözleşmenin feshi" başlıklı başlıklı Geçici 1. Maddesinde, 05.02.2020 tarihinden itibaren ifası öngörülen ve hava yolu ile ulaştırma içeren paket tur sözleşmelerine ilişkin bedel iadelerinde, paket tur düzenleyicisi veya aracısı tarafından hava taşıma işletmelerine ödenip belgelendirilen uçuş bedeli, uçuş yasağı kalktıktan sonraki altmışıncı günü izleyen on dört gün içerisinde katılımcıya iade edileceği yönündeki düzenleme karşısında, davalının sözleşmeyi mücbir sebep nedeniyle haklı olarak feshettiği tarihte pandemi koşullarının devam ettiğinin ve Yönetmelikte belirtilen altmış günlük süre başlamadan tur bedellerinin davacıya iade edildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.