Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3281 E. 2026/482 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3281
- Karar No
- 2026/482
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/925 E., 2025/1103 K. DAVA TARİHİ : 10.10.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/53 E., 2025/153 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilin eşinin üstsoyundan kendisine ve çocuklarına miras payı kaldığını, Nevşehir ili, ... ilçesi, .. Mahallesinde kain 3141 ada ve 1, 2, ve 3 parsel sayılı taşınmazlarda kayıtlı hak ve hisselerinin satışı için 26.11.2014 tarihinde davalıya vekaletname verdiğini, vekaletnameye dayalı olarak ilgili taşınmazın Ağustos 2022 tarihinde satıldığını, müvekkilin evlatları olan diğer paydaşlardan ...ve ...'a payları karşılığında 186.500,00 TL satış bedeli ödenmesine rağmen müvekkilin payı karşılığı satış bedeli müvekkile ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, vekalet konusu taşınmazın gerçek satış bedelinin tespiti ile müvekkilinin payı karşılığı satış bedeli alacağının tespit ile bu alacağın satış tarihinden itibaren işleyecek faiz ve ferileriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 04.12.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 1 kayıtlı arsa için müvekkillinin payına düşen devir tarihi itibarıyla 517.992,25 TL, 2 kayıtlı arsa için müvekkilin payına düşen devir tarihi itibarıyla 528.379,25 TL, 3 kayıtlı arsa için müvekkilinin payına düşen devir tarihi itibarıyla 139.292,16 TL'in davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu taşınmazların 2014 yılında satışı konusunda anlaşıldığını, davacının payına düşen 23.000,00 TL'nin istemi üzerine 30.10.2014 tarihinde oğlu ...'a ödendiğini, davacının eşinin ilk evliliğinden evlatları satışa izin vermeyince devrin alıcıya yapılamadığını, başka bir alıcı için oybirliği sağlandığında satışın gerçekleştiğini ve bedelin karşılandığını, bu bedelin yeniden talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında vekaletname ile taşınmaz devri hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, ihtilafın satış bedeline ilişkin olduğu, davaya konu taşınmazların devredildiği tarihte bilirkişi raporunda belirlenen bedel ile davalı vekilin ileri sürdüğü bedel arasında fark bulunduğu, bu farkın davalı vekilce ispat edilemediği, davalı tarafça yemin teklif edildiği, davacının vefat etmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 Sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca yeminin teklif edilmemiş sayılması gerektiği, vekilin açıkça hisse bedelini ikrar ettiği ve bedelin objektif olarak tespit edilen bedelden açık ve bariz farklılığı sebebiyle ayrıca yemine konu olamayacağı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 517.992,25 TL, 528.379,25 TL ve 139.292,16 TL alacağın 03.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak payları oranında dahili davacılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının payına ilişkin bedelin 2014 yılında ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, resmi satışın 03.08.2022 tarihinde tapuda yapıldığı, davalının resmi işlemin aksini kesin delille ispatlaması gerektiği, davacıya vekil tarafından yapılmış bir ödeme bulunmadığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, davalının istinaf incelemesine açıkça yemin deliline başvurmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; taşınmazın değeri hesaplanırken tapuda yapılan resmi işlemlerin dikkate alınmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan harici satışta ödemenin doğrudan davacıya yapılmadığı yönündeki savunmasının dikkate alınmadığını, dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere "davacının oğlunun paraya ihtiyacı olduğunu beyan etmesi ve ödemenin oğluna yapılmasını istemesi" nedeniyle ilk satışta ödemenin davacının oğlu olan mirasçı ...'a yapıldığını, dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığını, davacı ...'nın yatalak olması ve kısa bir süre sonra vefat etmesi nedeniyle bu hususun gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğüne dayalı alacak isteğine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacı ...'nın davalıya 26.11.2014 tarihinde davaya konu taşınmazların satışı için vekaletname vermesine, davaya konu 31 41... ,2,3 parsel sayılı taşınmazların 03.08.2022 tarihinde tapuda satılmasına, davalı vekil satış bedelini 2014 tarihinde davacıya ödediğini savunmuş ise de, ispat yükü üzerinde olan davalının satış bedelinin davacı ...'ya ödediğini ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.