Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2884 E. 2025/6365 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2884
Karar No
2025/6365
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1996 E., 2025/1024 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/551 E., 2024/358 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında “Elektrik Enerjisi Alım Satım Çerçeve Sözleşmesi” ve bu sözleşmeye ek “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” ve ek protokoller imzalandığını, müvekkili şirketin davalı şirket nezdinde 49 aboneliği olduğunu, müvekkili şirketin 05.10.2021 tarihinde davalıya bildirimde bulunarak serbest piyasa fiyatlarının ulusal elektrik tarifesinden daha yüksek olması nedeniyle bir kısım aboneliklerin ulusal tarifeye geçirilmesini talep ettiğini, davalı şirketin yasal mevzuat ve sözleşme hükümlerine aykırı davranarak talep edilen aboneliklerin portföy çıkışını yapmadığını, bu aboneliklerin Kasım ayı içerisinde talebi doğrultusunda ulusal tarifeye aktarılmaması nedeniyle müvekkili şirketin ulusal tarifede ödeyeceği faturalardan çok daha fazla miktarda fatura ödemek zorunda kaldığını belirterek; müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın bilirkişi marifetiyle tespiti ile şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında talebini 754.931,58 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; davacı şirketin 05.10.2021 tarihinde şirketlerinden bazı abonelikleri bakımından ulusal tarifeye geçiş işlemi talep etmiş olduğunu, davacının talebine 20.10.2021 tarihinde taraflar arasında yapılan belirli süreli abonelik sözleşmesi mevcut olduğundan ötürü ulusal tarifeye geçiş yapılamayacağı, yasal olarak sözleşmenin bitimi tarihi itibariyle değişikliklerin yapılabileceği cevabı verildiğini, cevap üzerine davacı şirketin 03.11.2021 tarihinde talebini tamamen değiştirerek 7 milyon kWh tüketimi altında bulunan aboneliklerinin portföyden çıkışı talebinde bulunduğunu, bu talebe müvekkili şirket tarafından 04.11.2021 tarihinde hangi aboneliklerin portföyden çıkarılması istendiği konusunda daha detaylı şekilde bilgi verilmesi istendiğini, bunun üzerine 04.11.2021 tarihinde davacı şirket tarafından portföyden çıkışı talep edilen aboneliklerin detaylı bilgisinin gönderildiğini, bilgisi verilen aboneliklerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olarak 30.11.2021 tarihi itibariyle portföyden çıkartılmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davalı taraf sözleşmeye göre davacının ulusal tarifeye geçiş talebinde bulunamayacağını belirtmiş ise de, davacının 05.10.2021 tarihindeki dava konusu talebinde davacının talep dışı bıraktığı 4 abonelik için tam da davacının belirttiği şekilde işlem (portföyden çıkış olarak işlem tesis ettiği) yaptığı, dolayısıyla esasen davalının davacı talebini doğru olarak yorumlamasına rağmen talep dışı 4 abonelik yönünden yanlış işlem tesis ettiği, davacının taraflar arasındaki sözleşme gereğice portföyden çıkış talebinde bulunabileceğinin alınan ek ve kök rapor gereğince sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 754.931,58 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde, davalı vekili istinafa başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; ulusal tarifeye geçiş ile portföyden çıkış taleplerinin mahiyeti ve sonuçlarının farklı olduğunu, bilirkişi kök raporunda davacının taleplerine verilen cevabın yasal mevzuat ve sözleşme kapsamında doğru ve geçerli bir cevap olduğu yönünde rapor oluşturulmuş iken, ek raporda tam tersi mahiyette oluşturulan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı şirketin talebe aykırı olarak aboneliklerin portföy çıkışını yapmaması nedeniyle daha fazla fatura ödemek zorunda kalındığı iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, temyiz sebeplerine ve özellikle denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla; davacı şirketin ulusal tarifeye geçiş talebinin davalı şirket tarafından portföyden çıkış talebi olarak değerlendirildiğinin anlaşılmasına, buna bağlı olarak fazladan tahakkuk ettirilen fatura bedelinin doğru şekilde tespit edilmiş olmasına göre, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının davalı şirkete yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2884, K. 2025/6365, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2884-e-2025-6365-k-4f221c0f9715