Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2356 E. 2025/6057 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2356
Karar No
2025/6057
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/594 E., 2025/712 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/149 E., 2024/693 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin ... numaralı tarımsal sulama abonesiyken, arazi komşusu olan birleşen davada davalı ... ile haricen abone ortaklık sözleşmesi yaparak aboneliği birlikte kullandıklarını, birleşen davalı ...'in borçları nedeniyle ..... Noterliğinin 22.01.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı fesihnamesi ile abone ortaklık sözleşmesinin feshedildiğini, ardından asıl davada davalı şirketin müvekkilinin bilgisi dışında, bildirimde bulunmaksızın, haksız ve usulsüz olarak aboneliğini iptal ederek birleşen davalı ... adına abonelik yaptığını, aboneliğinin geri verilmesi amacıyla asıl davalı şirkete yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürerek; ... nolu aboneliğin müvekkiline geri verilmesi suretiyle yaratılan muarazanın men'ine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı şirket vekili; dava konusu aboneliğin 18.11.2021 tarihine kadar davacı adına kayıtlı olduğunu, birleşen davada davalı ...'in müvekkiline ... numaralı tesisatın bulunduğu yerin tapu maliki ve işleteni olduğunu beyanla abonelik devri talebinde bulunduğunu, tapu kaydı ve işletme tescil belgesi sunduğu, Yönetmeliğin aradığı şartları taşıması nedeniyle birleşen davalı ... adına 18.11.2021 tarihli perakende satış sözleşmesi akdedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının arazisinde bulunan trafonun davalının arazine kaymasının idari bir işlem ile oluştuğu, bu itibarla elektrik aboneliği hususunda davacı tarafın bir kusuru bulunmadığı, birleşen davada davalının asıl davada davalı şirkete başvurusunda tapu tescil belgesi ve işletme tescil belgesini sunduğu, kuyu ruhsatı ve işletme tescil belgesi yönünden asıl davada davalının gerekli araştırmada bulunmadığı, davalı tanığının beyanları da gözetilerek yapılan keşifte birleşen davada davalının davaya konu yerde işletmesinin bulunmadığının görüldüğü, abonelik tesis etmekte asıl davada davalının hukuka uygun davranmadığı ve kusurlu olduğu, davacı adına kayıtlı abonelik sonlandırmadan birleşen davada davalı adına tesis edildiği, yeni abonelik tesisinin usulsüz olduğu gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne, birleşen davada davalı ... adına kayıtlı ... nolu elektrik aboneliğinin iptali ile davacı adına tesisine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada davalının davacıya aboneliğinin sonlandırdığı yönünde bildirim yaptığına dair dosyaya bir delil sunmadığı, birleşen davada davalı ...'in davacının aktif aboneliğinin bulunduğunu ve davacı ile aralarındaki abonelik ortaklığının sona erdiğini bilmesine rağmen trafonun kendi arazisinde kaldığından bahisle aboneliği kendi adına kayıt ettirdiği, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davalı vekili; davacının aktif elektrik aboneliği varken birleşen davada davalının müvekkili şirkete başvurusu üzerine, birleşen davada davacıdan kullanım hakkını belgelemesi istendiğini, tapu senedi ve işletme tescil belgesi sunulması üzerine abonelik işlemi yapıldığını, yapılan işlemin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 24. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki hükümlere uygun olduğunu, müvekkili şirketin 31.05.2022 tarihli yazısında açıkça ... numaralı tesisatta aktif abonelik bulunduğu ve Yönetmeliğin aktif abonelik ile ilgili maddesi uyarınca işlem yapıldığının belirtilmesine rağmen, bilirkişi raporunda hataen yazıda pasif abonelik denilmiş gibi pasif aboneliğe dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığının belirttiği, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, Mahkemenin hatalı bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemenin resmi belge olan işletme sicil belgesine rağmen dava konusu yerde işletmenin olmaması gerekçesi hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu trafonun birleşen davada davalının maliki olduğu taşınmazda bulunduğunun bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, davacının işbu davayı açmaya hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; toplulaştırma sonrası dava konusu ... numaralı aboneliğine dair trafonun müvekkilinin taşınmazı içerisinde kaldığını, müvekkilinin davacının aboneliğini sonlandırdığı veya aboneliğin sonlandırılmış olduğu düşüncesiyle iyiniyetle aboneliği kendi adına tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, başvuru esnasında asıl davada davalı şirketin müvekkiline dava konusu aboneliğin davacı adına devam ettiğine ve iptal edilmediğine dair bilgi verilmediğini, tapu senedi ve işletme tescil belgesi ibrazı üzerine usulüne uygun olarak adına aboneliğin tesis edildiğini, davacının toplulaştırma sonucu elektrik trafosunun müvekkilinin mülkünde kaldığını bildiği halde bu işleme karşı iptal davası açmadığını, müvekkili tarafından sunulan işletme tescil belgesine itibar edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu trafonun müvekkilinin maliki olduğu taşınmazda bulunması nedeniyle davacının işbu davayı açmaya hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik aboneliğinin sonlandırılması ve başkası adına tesisi suretiyle yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda sehven davaya konu aboneliğin pasif olduğu belirtilmişse de, asıl davada davalı şirketçe yapılan abonelik iptali ve birleşen davada davalı ... adına abonelik tesisi işlemlerinin ilgili mevzuata uygun olmadığının değerlendirildiği, raporun bu anlamda denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2356, K. 2025/6057, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2356-e-2025-6057-k-597cf0aadfed