Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2033 E. 2025/5513 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2033
- Karar No
- 2025/5513
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi TARİHİ : 13.02.2025 SAYISI : 2024/1056 E., 2025/231 K. DAVA TARİHİ : 16.05.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 06.01.2023 SAYISI : 2018/107 E., 2023/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 2002 tarihinde davalı kurumda her iki gözünden de lazer ameliyatı olduğunu, zamanla göz derecesinin tekrar bozulması üzerine müvekkilinin 2017 yılında tekrar davalı kuruma muayene olmak için gittiğini ve davalı doktorun kendisine yeniden lazer operasyon yapabileceğini ve bu operasyonun korneaya zarar vermediğini söylemesi üzerine müvekkilinin 2. defa davalı kurumda göz lazer ameliyatı olduğunu, ameliyat olduğu tarihten sonra müvekkilin şikayetlerinin gün geçtikçe arttığını, kendisine uygulanan işlemin hatalı olduğunu, yapılacak işlem ve sonuçları hakkında yeterince aydınlatılmadığını, ameliyat sonrası görmesinde kalıcı hasar oluştuğunu, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek toplam 638.284,23 TL maddi tazminat ile 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, davacıya yapılan ameliyat öncesi ve sonrası görme oranında herhangi bir değişiklik olmadığını, bu nedenle de görme kaybından söz edilemeyeceğini, davacının yasal düzenleme ve mevzuata uygun şekilde aydınlatıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 638.284,23 TL maddi tazminatın 20.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 75.000,00 TL manevi tazminatın 20.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karara verilmiş, karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporları ve Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu raporlarına göre, davalı doktor tarafından yapılan ameliyatın kabul görmüş tıp kurallarına uygun olmadığı ve bu nedenle kusurun bulunduğu, yapılan ameliyat nedeniyle davacının %31 oranında maluliyetinin bulunduğu, hükmedilen tazminat miktarının zarar ve kusur durumu ile tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun olarak belirlendiği, bu kapsamda mahkemece verilen kararda usul ve yasa bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek yapılan ameliyat konusunda davalı doktora kusur yüklenmeyeceğini, davalıda zarar oluşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık vekalet sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince alınan ve birbirini doğrulayan iki ayrı üniversite hocalarından oluşan bilirkişi heyetlerinin hazırladığı bilirkişi raporlarında, davacıya davalı doktor tarafından yapılan ikinci ameliyatın, davacının göz yapısı ve diğer hasta özellikleri açısından yüksek risk grubunda bulunması nedeniyle gözün elverişli bulunmamasına rağmen gerçekleştirilmiş olması tespiti ve ameliyat sonrası ATK raporu ile belirlenen maluliyet oranı karşısında hükmedilen tazminatların yerinde olduğunun anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.