Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1830 E. 2025/4980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1830
- Karar No
- 2025/4980
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3906 E., 2024/3065 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/368 E., 2023/803 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafından, İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2021/18962 Esas sayılı dosyası borçlusu .. .. .. Limited Şirketi ve bu şirketin yetkilisi ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasında 3. şahıs konumundaki müvekkiline ait .. .. isimli işyerinde 05.10.2021 tarihinde haciz yapıldığını, haczedilen malların yediemin olarak ..'e teslim edildiğini, süresi içinde istihkak iddiasında bulunmalarına rağmen İcra Müdürlüğü tarafından dosyanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 96... . maddeleri uyarınca karar verilmek üzere İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 2021/497 E., 2021/1027 K. sayılı ilamı ile takibin devamına karar verildiğini, takibin devamı yönündeki karar üzerine davalı tarafından tekrar 27.10.2021 tarihinde müvekkilinin işyeri adresine hacze gelindiğini, haciz tehdidi altında olan davacının bu kez, mallarının haciz ve muhafazasını engelleyebilmek için davalıya haciz sırasında ihtirazi kayıtla 25.850,00 USD ödeme yapmak zorunda kaldığını, dava dışı borçlu ile hiçbir organik bağı bulunmayan davacının, davalı tarafa haciz tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla ödediği 25.850,00 USD üzerindeki istihkak iddiası üzerinden İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinde 2021/570 E. sayılı istihkak davasını ikame ettiğini, İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/570 E. sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde istihkak iddialarının kabulü ile ihtirazi kayıtla ödenen 25.850,00 USD' nin davacıya iadesine karar verildiğini, davalının istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2022/4024 E., 2023/379 K. Sayılı kararıyla; davacı davasında haklı olmakla birlikte mahcuz mallar üzerindeki hacizler kaldırıldığından ve dava konusuz kaldığından haczedilen mallara yönelik istihkak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı 3. kişiye ödenen paraya ilişkin olarak davacının genel mahkemelerde dava açmasında muhtariyetine karar verilmek suretiyle istihkak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, bu karar uyarınca davacı tarafından davalıya ödenmiş olan 25.850,00 USD' nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesine ilişkin işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından yapılan yargılamada davacının dava dışı borçlu ile hiçbir ilişkisi ve bağının olmadığının açıklığa kavuştuğunu, emsal yargı kararları uyarınca da davalının işbu tutarı haksız şekilde tahsil ederek zenginleştiğini ileri sürerek; 25.850,00 USD'lik tutarın sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek kamu bankalarınca uygulanan en yüksek USD mevduat faiziyle iadesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafın bu davadan açılamayacağını, zira pasifinde azalma meydana gelen tarafça işbu davanın yöneltilmesinin gerektiğini, istinaf incelemesi neticesinde de tespit edildiği üzere davacı tarafın ödenen para üzerinde istihkak iddiası bulunmamakla birlikte, dosyaya ihtirazı kayıtla yatırılan paranın iade talebi bulunmadığından, alacaklıya ödenen paranın davacıya iadesine karar verilmesi yönündeki İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırıldığını, ayrıca sebepsiz zenginleşme davasının şartlarının da oluşmadığını, Mahkeme tarafından haciz esnasında davacı tarafından sunulan vergi levhasının mahale ile bir alakasının olmadığını ve haciz tutanağındaki adresin davalı borçlu şirketin adresi olduğunun resmi evrak niteliğinde olan haciz tutanağıyla da kanıtlanmış olmasına rağmen bu hususların dikkate alınmadığını, haciz mahalinde bulunan menkullerin 2004 sayılı Kanun'un 97/A madesi uyarınca taşınır malların mülkiyetini ispatlayamadığını, sunulan faturalarda farklı bir adresteki menkullere ilişkin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra mahkemesinden verilen istihkak kararlarının maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olduğu, denetiminden geçerek kesinleşen istihkak davasında yargılama sırasında yapılan tespitler ile takip borçlularına ait olmayan, davacıya ait iş yerinde yapılan haciz nedeni ile baskı altında borçlu olunmayan bir paranın ödendiğinin açık olduğu, haczin davacıya ait iş yerinde yapıldığı ve yine ..tarafından davacıya ait mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunulduğu, istihkak davası aşamasında davacının istihkak iddiasını yinelediği, davacı vekilinin dava dışı ..'ün davacının sigortalı çalışanı olduğu ve davacı adına hareket ettiği, onun mal varlığından ödeme yaptığını savunduğu, davacı vekilinin iddiası ile dava dışı ..'ün iş yerindeki davacıya ait mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunduğu dikkate alındığında, yapılan ödemenin davacı adına yapıldığı ve davacının eldeki davayı açmakta aktif dava ehliyetinin olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 23.500 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; 05.10.2021 tarihli haciz esnasında istihkak iddiasında bulunanın .. .. olduğunu, istihkak iddiasının ise vekili tarafından ... adına yapıldığını, haciz işlemi esnasında da ödemenin .. .. tarafından yapıldığını, davacı tarafın ödemeyi yapan ..'ü yetkilendirdiğini ispat eden herhangi bir delilin dosyaya sunmadığını, dava dışı ..ün elden nakit ödemiş olduğu parayı sigortalı çalışan olması sebebiyle davacı ... adına ödendiğinin kanıtı olmadığını, dava değerine ilişkin ilk itirazlarının duruşma zaptına geçirilmediğini, cevap dilekçesinde haciz tarihinde ödenen miktarın tahsilat makbuzu sunulmasına rağmen dava değerinin davacının beyanı üzerine belirlendiğini, 27.10.2021 tarihinde yapılan haciz esnasında nakit 25.850,00 USD ödemenin yapıldığını, bu ödeme haciz memuru tarafından kasaya alınırken Türk Lirasına çevrildiğini, 245.000,35 TL'nin 28.10.2021 tarihi itibariyle müdürlük kasasına girerek reddiyatının yapıldığını, İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmesi halinde dahi hükmetmesi gereken dava değerinin ancak fiili ödeme tarihi olan 27.10.2021 tarihindeki kur üzerinden hesap edilerek depo edilen miktar olan 245.000,35 TL olması gerektiğini, İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin kararını istinaf ettiklerini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2022/4024 E., 2023/379 K. sayılı ilamında da açıkça tespit edildiği üzere istihkak davasının para yönünden devamına ilişkin kararı hatalı olduğunu, sebepsiz zenginleşme davasının şartları oluşmadığını, haczin tatbik edildiği adresin haciz tarihinde borçlu .. .. Tekstil Ltd. Şti. nin şubesinin güncel ticaret sicil adresi olduğunu, borçlu ile davacı 3.kişinin muvazaalı işlemler yaptığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haciz tehdidi altında ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, istihkak iddiasına ilişkin yargılamada haciz işleminin yapıldığı iş yerinin davacıya ait olduğunun kabul edildiği, davalının muvuzaa iddiasını ispat edemediği, dava dışı ...'ün ödemeyi davacı adına yaptığına ilişkin kabulün yerinde olduğu, yabancı para alacağına ilişkin açılan davada dava değerinin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.