Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1814 E. 2025/5053 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1814
- Karar No
- 2025/5053
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/703 E., 2024/803 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile vekalet ilişkisinin 2007 yılında başladığını, 2008 yılında taraflar arasında Avukatlık Sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin 27.02.2014 tarihinde haklı nedenle icra ve dava dosyalarından istifa edene kadar davalı şirketin vekilliğini sürdürdüğünü, ödenmeyen vekalet ücreti alacağının tahsili için İzmir 14.İcra Müdürlüğünün 2014/6139 Esas sayılı dosyasıyla 408.308,31 TL üzerinden başlatılan takibe davalı şirketin haksız itirazının iptaline, alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere faizi ile birlikte tahsiline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin hiçbir şekilde davacı avukat ile yazılı sözleşme yapmadığını ve karşı taraftan alınacak vekalet ücreti dışında bir ücret ödemesi kararlaştırılmadığını, davacının müvekkili şirketten yargılama harç ve masrafları adı altında 50.000,00 TL'den fazla bir parayı tahsil ettiğini, davacının kendisine verilen işleri takip etmeyerek çok sayıda dosyada konulan hacizlerin düşmesine neden olduğunu, gelişmelerle ilgili bilgi paylaşımında bulunmadığını, yalnızca dosyanın masrafı var diyerek müvekkilinden para talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı avukatı azletmediğini, ancak kendisinin vekaletnameyi çıkış yolu olarak görerek içeriği taraflarınca bilinmeyen davalı şirketin yönetim kurulu başkanının imzalamadığını beyan ettiği bir sözleşmeye dayanarak, tüm dosyalardaki görevinden istifa ederek dava açmak yolunu tercih ettiğini, açılan bu davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2017 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/6139 Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 323.947,47 TL asıl alacak, 1.917,06 TL üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen asıl alacak üzerinden hesap edilecek % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde, davalı vekili istinafa başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin12.02.2018 tarihli kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13.Hukuk Dairesinin 26.11.2019 tarihli ilamıyla; davacı avukatın istifasının haklı olduğu, öncelikle taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, 20.02.2008 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesinde imzası bulunan dava dışı ..’ın şirketin .. şube müdürü olduğu ve davalı şirket adına davacı avukata vekalet verdiği, verilen bu vekalete istinaden davacı avukatın davalı şirket adına dava ve icra dosyalarında vekil olarak yer aldığı, şube müdürü şirket adına ücret sözleşmesini imzalamış ise de; verilen vekaletin ücret sözleşmesi yapma yetkisini de kapsadığı ve şirket adına sözleşme yapma yetkisine sahip olduğuna ilişkin bir belgenin dosya içerisinde mevcut olmadığı gibi davalı şirketin yaptığı ödemelerin sözleşmeyi benimsediğinin kabulü olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı, bu durumda yetkisiz temsilcinin imzaladığı sözleşmeden dolayı şirketin sorumlu olmadığının kabul edilmesi gerektiği, hal böyle olunca da somut uyuşmazlıkta Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinin uygulanarak, davacının, dava konusu yaptığı dava ve icra dosyaları yönünden talep edebileceği avukatlık ücretinin alanında uzman bilirkişi veya kurulu aracılığı ile taraf ve yargı denetimine elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli kararıyla; davacı avukatın vekalet görevinden istifasının haklı nedene dayalı olduğu, davalı şirketin İzmir şube müdürünün vekaletname düzenleme yetkisi bulunmakla birlikte vekalet ücret sözleşmesi imzalama yetkisi bulunmadığı, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi geçerli olmakla birlikte, ücret sözleşmesi geçersiz olduğundan davacı avukatın hak ettiği vekalet ücretlerinin Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi uyarınca hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/6139 esas sayılı dosyasındaki itirazının 114.472,76 TL asıl alacak ve 1.552,44 TL işlemiş faiz toplamı 116.025,20 TL yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, %20 oranında 23.205,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 3. Dairece verilen 26.06.2024 tarihli ilamla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile bozma öncesi davalı şirket müdürünün imzaladığı ve davacı tarafından sunulan 30.10.20 09... .07.2011 tarihli ibranameler dikkate alınarak yapılan hesaplama üzerine karar verilmekle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiği, söz konusu ibranameler dikkate alınmaksızın davacının hak ettiği vekalet ücretinin, uyulmasına karar verilen bozma ilamında belirtildiği şekilde Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi gereğince hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi, takibe konu alacak likit olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
4. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki geçerli vekalet ilişkisi nedeniyle davacı avukatın hak ettiği vekalet ücretlerinin hükme esas alınan bilirkişi raporu ile Avukatlık Kanunu 164. maddesi uyarınca hesaplanması neticesinde, davanın kısmen kabulü ile davalının İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/6139 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının 91.132,29 TL asıl alacak ve 1.235,90 TL işlemiş faiz toplamı 92.368,190 TL yönünden iptali ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; şirketin davacıya, vekil olarak takip ettiği dosyalara ilişkin vekalet ücreti ödemelerini yaptığını, yetkisiz temsilci şube müdürünün davacıya vermiş olduğu ibranamelerin davalı şirket açısında bağlayıcılığı bulunmadığını, müvekkil şirket adına tahsil edilip ödenmeyen bedeller gözardı edilerek hüküm tesis edildiğini, davacı uhdesinde kalan bedellerin hesaplanan vekalet ücretinden mahsubu gerektiğini, müvekkil lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalan ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının ise incelenemeyeceği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı avukatın ücret alacağının Avukatlık Kanunu 164. maddesi uyarınca hesaplandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.