Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1813 E. 2025/5465 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1813
Karar No
2025/5465
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Çerkezköy 2. Asliye (Tüketici) Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/11 E., 2025/39 K.

Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davacıların, tatil yapmak amacıyla davalıya ait otele gittiklerini, tatil sırasında davalının ihmalleri sonucu, çocukları ...’in havuzda boğularak vefat ettiğini, davacıların kızlarının ölümü ile destekten yoksun kaldıklarını, davacı ...'in yaşadığı psikolojik buhran sebebiyle tedavi gördüğünü, davacı küçük .... hayatının tüm döneminde kendisine destek olabilecek ablasının kaybı sebebiyle derin üzüntü duyduğunu, müteveffanın babası ... ve annesi ... için ayrı ayrı 800.000 TL manevi tazminat ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, müteveffanın kardeşi ... için ise 400.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, ölüm olayında işletmenin ve çalışanların ihmallerinin bulunmadığını, davacı anne ve babanın küçük yaştaki kızlarını gözetme yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, havuzun derinlik bakımından çocukları için uygun olmadığını, müteveffanın henüz 12 yaşında olduğunu ve ailesine ekonomik açıdan kazanç sağlayan bir kimse olmadığını, müteveffanın yaşı itibariyle bakım, iaşe ve eğitim giderlerinin hesaplanarak tazminattan mahsubunun gerektiğini, davacıların bu denli yüksek manevi tazminat talebinde bulunmalarının hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20/04/2021 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 353.462,93TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 80.000,00 TL manevi tazminatın davacı ... için 508.561,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 80.000,00 TL manevi tazminatın davacı ... için 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli kararıyla; hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 19.09.2024 tarihli ilamla; davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere olayın meydana geldiği sırada havuzdaki vakum kapağının yerine takılı olmadığı, pompanın çalışır durumda olduğu, bu nedenle pompanın emiş gücünün çocuğun ayağını çekerek emiş ağzına sıkıştırmış olabileceği, bu nedenle davalının tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, hakimin özel durumları göz önünde tutarak zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tutarda manevi tazminat takdir etmesi ve manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar verilecek paranın adalete uygun olması gerektiği, somut olayın gelişimi ve özellikle vefat olayında davalının tam kusurlu olarak tespit edilmesi karşısında davacılar lehine daha yüksek miktarda manevi tazminatların hüküm altına alınması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile manevi üzüntüyü karşılamaya yönelik olarak ve fakat sebepsiz zenginleşmeye de yol açmayacak şekilde, olayın meydana geldiği tarih, ailenin çocuklarının henüz 12 yaşında olması, davalı tarafın %100 kusurlu olması, olayın meydana geliş biçimin aile üzerinde bıraktığı etki dikkate alınrak manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talepler hakkında verilen hükümler bozmaya konu edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına; davacı ... ve Emel için ayrı ayrı 125.000,00 TL manevi tazminatın davacı ... için 93.750,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; somut olayın özellikleri ve davacıların yaşadıkları üzüntü gözetilerek daha yüksek tutarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili; müteveffanın kusuru ve olayın gerçekleşme şekli dikkate alınarak daha düşük tutarda tazminata karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, hizmet kusuruna dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince inceleme yapılıp karar verildiğinin, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumunu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılarak karar verilemeyeceğinin ve davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1813, K. 2025/5465, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1813-e-2025-5465-k-aa7529b34639