Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1656 E. 2025/5353 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1656
- Karar No
- 2025/5353
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1832 E., 2025/236 K. DAVA TARİHİ : 19.03.2014 İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/527 E., 2024/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, miktar itibariyle duruşma talebinin reddine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalının yönetim kurulu başkanı olduğu kooperatife 1994 yılında üye olduğunu, kendisi yurt dışında yaşadığı için üye olduğu günden kooperatiften ayrılmak zorunda kaldığı güne kadar kooperatif tarafından talep edilen tüm masraf ve aidatları eksiksiz olarak kendi adına kooperatif hesabına yatırması için davalının banka hesabına yatırdığını, üyeliğin üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen kooperatifin inşaatı tamamlayamaması ve inşaatın çok kalitesiz olması nedeniyle 08.04.2009 tarihinde eşi ile birlikte kooperatiften ayrılmak için dilekçe verdiklerini ve yaptıkları ödemeleri geri istediklerini, müvekkilinin davalının hesabına toplamda yaklaşık olarak 80.235,00 Alman markı ve 37.831 Euro tutarında para gönderdiğini, müvekkilinin eşi ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına başvurarak konunun incelenmesini talep ettiğini, müfettiş yardımcısı tarafından düzenlenen 07.06.2010 tarihli raporda davalının paraların bir kısmını zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, başlatılan kamu davası sonucunda davalının güveni kötüye kullanma suçundan ceza aldığını, müvekkili ve eşinin kooperatife karşı alacak davası açtığını, yapılan yargılama sonucunda Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/179 esas sayılı kararıyla müvekkilinin ve eşinin alacağının toplam 44.949,52 TL olduğunun belirlendiğini, davalınan hesabına gönderilen paralar ile Mahkemenin hükmettiği miktar arasındaki farkın davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, ceza mahkemesi kararının da davalının az bir miktarı kooperatife yatırıp büyük kısmını cebine attığını ortaya koyduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava değerini 1.500,00 TL göstererek müvekkilinin gönderdiği paraların aynı cins para ve yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.04.2021 dilekçesiyle talep sonucunu 54.850 euro arttırıp, ıslah tarihindeki kura göre 541.369,00 TL olarak ıslah etmiş ancak son celse duruşmada yabancı para olarak talepte bulunduğunu açıklamıştır. II. CEVAP Davalı vekili, davacının geri isteme hakkını ortaklıktan ayrılma dilekçesini verdiği 08.04.2009 tarihinde öğrendiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ceza mahkemesi kararının temyiz incelemesinde olup sonucunun beklenmesi gerektiğini, tarafların arasında 30 yıllık arkadaşlık bunduğunu, davacının kooperatif aidatlarını mütemadiyen müvekkilinin şahsi banka hesabına gönderdiğini, müvekkilinin de muntazaman bu paraları kooperatif kasasına veya banka hesabına aktardığını, davacının kooperatif hissesini istediği fiyata satamayınca müvekkiline küstüğünü, , davacının her sene geldiğinde tarafların aralarında hesaplaştığını, müvekkilinin davacıya verdiği paralara ilişkin hesap tutmadığını, davacının müvekkiliyle anlaşmaya yanaşmadığını hesaplaşılsa 2.500-3.000 Euro alacağı çıkabileceğini, bunu da derhal ödemeye hazır olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin uhdesinde görülen 2005 yılına ait 3.800,00 TL ve 2006 yılına ait 31.297,00 TL davacıya havale edildiğini, müvekkilinin 2005-2006 yıllarında ilişkin uhdesinde kalan davacıya ait paranın 17.592,79 İsviçre frangını 13.03.2007 tarihinde davacının talimatıyla davacının hayat sigortasını yapan yabancı şirkete havale ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, davacı ve eşi tarafında kooperatif aleyhine açılan davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/179 Esas sayılı kararıyla davacının kooperatif üyeliğinden ayrılması sebebiyle üyelik aidatının iadesine karar verildiği, davacının gönderdiği paraları kooperatife vermediği tespit edilen davalının İzmit 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/178 Esas sayılı kararıyla güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırıldığı davacıya yönelik eyleminin sabit olduğu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla davacı ...'in davalı ...'e (78.895,00 Alman markı ve 38.068,45 euro olmak üzere) toplam 78.406,82 Euro para gönderdiği, davalının davacı ve eşi adına kooperatife 45.354,60 TL ödeme yaptığı, 45.354,60 TL'nin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin temerrüt tarihi olarak karar verdiği 04.05.2010 tarihindeki euro karşılığının 23.056,58 Euro olduğunu, buna göre de dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının (78.406,82-23.056,58=) 55.350,24 Euro (168.834,83 TL) olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 500,00 Euro'nun dava tarihinden, 54.850,24 Euro'nun ıslah tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, kesin hüküm itirazı ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını, uzatılmış zamanaşımı uygulansa bile söz konusu suça ilişkin ceza zamanaşımının 8 yıl olduğunu yeterli gerekçenin bulunmadığını, ceza yargılamasında alınan 21.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin uhdesinde 36.636,00 TL bulunduğu hesaplanmasına rağmen bu rapora neden itibar edilmediğinin belirtilmediğini, raporda 19 96... yılına kadar müvekkil hesabına gönderilen TL karşılığı ile kooperatife ödenen TL karşılığı paraların hemen hemen birbirine denk olduğunun görüldüğünü, farklılığın döviz hareketlerinden kaynaklandığını,bilirkişi raporunda müvekkil davalının uhdesinde gözüken 2005 yılına ait 3.800,00 TL ve 2006 yılına ait 31.297,00 TL ise dekont aslını ceza dosyasına sunduğumuz banka havalesiyle davacıya gönderildiğini,belirtilen 20 05... yılına ilişkin uhdesinde kalan müştekiye ait paranın 10.890 Euro karşılığı 17.592,79 İsviçre frankını 13.03.2007 tarihinde ... Bankası Bostanlı/İzmir şubesinden davacının talimatıyla ... AG Şirketine havale ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin müvekkilinin hesabına gelip kooperatife yatırılan parayı mahsup etmediğini, bilirkişinin hesaplama yönteminin de hatalı olduğunu her havalenin geliş tarihi itibariyle kooperatif hesabına ne kadarının aktarıldığı ne kadarının davalı uhdesinde kaldığının tek tek hesaplanıp o tarih itibari ile Alman markından euroya dönüştürülüp euronun da o tarih itibariyle Türk lirasına tahvil edilmesi gerekirken hesaplamanın bu şekilde yapılmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye göre ve davalının vekaleten davacıdan aldığı paraların bir kısmını talimata ayrı olarak Kooperatife yatırmadığının hem ceza yargılamasında hem iş bu davada alınan bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, davalının aksi yöndeki iddiasını ispat edemediği, vekil hesap vermedikçe zamanaşımının işlemeye başlamayacağı anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.