Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1627 E. 2025/4748 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1627
Karar No
2025/4748
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1666 E., 2025/270 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/350 E., 2024/157 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete bağlı ...Hastanesinde 19.07.2018 tarihinde karın ağrısı şikayetiyle gittiğini ve akut apandisit ameliyatı olduğunu, ameliyattan sonra operasyon bölgesinde sarkma ve şişkinlik oluştuğunu, bunun için sonuncusu 14.05.2019 tarihinde olmak üzere farklı tarihlerde ameliyatı yapan doktora başvurduğunu, doktorun durumun normal olduğunu plastik cerrahiye gözükmesi gerektiğini söylediğini, ancak müvekkilinin başka bir sağlık kuruluşundaki muayenesinde oluşan sarkmaların başarısız yapılan apandisit ameliyatı sonucunda oluşan kesi fıtığından kaynaklandığını öğrendiğini ve kesi fıtığı ile yama ameliyatı olmak zorunda kaldığını, bundan dolayı 20 gün geçici iş göremezlik raporu aldığını, Hastaneye ihtar çektiğini hastanenin cevabında 14.05.2019 tarihli muayenede belirgin bir defekt tespit edilemediğinin belirtildiğini ancak söz konusu şişliğin 20-15 cm alanda 10-15 cm kalınlıkta bir şişlik olduğunu defekt tespit edilememesinin açıklanabilir bir durum olmadığını, üstelik şişliğe rağmen ek bir inceleme yapılmadığını, doktorun ya hatasını gizlemek gayesinde olduğunu ya da yeterli tıbbi bilgiye sahip olmadığını, öte yandan apandisit ameliyatının laparoskopik yapılması gerekirken açık yapılmasının da hatalı olduğunu, kesi fıtığının açık ameliyatlarda meydana geldiğini, doktorun daha güvenli ve gelişen tıbbi standartlara uygun metodu kullanmakla yükümlü olduğunu, 20 günlük geçici iş göremezlik zararı ile kesi fıtığı ameliyatının ücretinin tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL manevi 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının taburcu edildiği 23.07.2018 tarihinden neredeyse 1 yıl sonra 14.05.2019 tarihinde ameliyatı yapan doktora ameliyat yerinde hissedilen şişlik nedeniyle muayene olduğunu, muayenede belirgin bir defekt saptanamamakla birlikte takip önerildiğini, dış merkezde yapılan insisyonel herni operasyonunun apandisit ameliyatına bağlı bir durum olarak kabul edilemeyeceğini aksi düşünüşte de bunun apandisit ameliyatının komplikasyonlarından biri olduğunu ve buna ilişkin davacıdan aydınlatılmış onam alındığını, yapılan tüm işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan, .. Üniversitesinden ve .. Üniversitesinden alınan raporlarla Hastane çalışanlarının kusurunun bulunmadığı, aydınlatılmış onam formunun davacı ve kardeşi tarafından imzalandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında aldırılan üç bilirkişi heyet raporunda da zararın tıbbi operasyonun kendisinden kaynaklanmadığı, operasyonun tıbbi yöntemlere uygun yapıldığı, zararın operasyon sonrası enfeksiyon neticesinde gelişen komplikasyondan kaynaklandığı ortaya konulmuş olup, bu hususta raporların birbiriyle uyumlu olduğu, ameliyat onam formunun davacının kardeşi tarafından imzalandığı, bu formda komplikasyon aydınlatmasının yer aldığı, bilirkişi kurul raporlarına göre onamın usule uygun olduğu, kaldı ki dava dilekçesinde davacının aydınlatılmadığı veya ameliyat için rızasının alınmadığı yönünde bir iddianın ileri sürülmediği netice itibariyle davalı ... kuruluşunun meydana gelen zarardan sorumlu tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, müvekkilinin şişkinlik ve sarkma şikayetiyle geldiğinde doktorun karnının bir bölümü rahatsız edici seviyede şişmişken takip önerildiği gerekçe gösterilerek kusur izafesi yapılmamasının vicdani bir çıkarım olmadığını, doktorun müvekkilini derhal yeniden ameliyata alması gerekirken müvekkilinin eriyen karın kası sebebiyle bağırsakları karın duvarına dayanmışken doktorun takip kararının yerinde olmadığını, basit bir ultrason görüntüsü istenseydi hasarın görülebileceğini, aydınlatılmış onamın alınmadığını ileri sürmesine gerek olmadığını, onam formunun usulüne uygun düzenlenmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı şirkete ait Hastanenin vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan mahkeme kararındaki gerekçeye, Adli Tıp Kurumu 7.İhtisas Dairesinin 21.04.2021 tarihli raporunda; apendektomi ameliyatının açık veya kapalı yapılmasının hastanın klinik durumuna göre cerrahi doktorunun tercihine bağlı olduğu davacıya akut apandisit nedeniyle açık apendektomi yapılmasının endikasyon ve tekniğinin uygun olduğu, davacının davalıya ait Hastaneye ameliyat yerinde şişlik şikayetiyle geldiği 14.05.2019 tarihinde yapılan muayenede batının serbist olduğu distansiyon olmadığı, defans ve rebaund olmadığı, ele gelen kitle ve organomegali bulunmadığı, insizyon hattında defekt olmadığı ancak fasial relaksasyon (bağ dokunun gevşemesi) mevcut olduğu tespiti ile takip önerilmesinin yerinde olduğu, fasya defektinin dış merkezde yapılan 03.07.2019 tarihli muayenede tespit edildiği ve bundan sonra laparoskopik insizyonel herni onarımının yapıldığı, ameliyat sonrası insizyonel herni (kesi fıtığı) gelişmesinin komplikasyon niteliğinde olduğu yönünde tespit yapılmasına diğer bilirkişi kurulu raporlarında da benzer şekilde davalı tarafa atfı kabil bir kusur bulunmadığının bildirilmiş olmasına ve davacının dava dilekçesinde aydınlatılmış onamının alınmadığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1627, K. 2025/4748, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1627-e-2025-4748-k-de13c596cd5a