Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1593 E. 2025/5157 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1593
- Karar No
- 2025/5157
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3235 E., 2023/2747 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/321 E., 2021/238 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin yatırım yapmak amacıyla ...'ın eşi olan davalı tarafından oluşturulan ..'da .. köyünde inşa edilecek villa projesine katıldığını, davalının talimatıyla davalının çalışanı olan dava dışı ..'e adına taşınmaz satın alınabilmesi için vekaletname verdiğini ve davalının banka hesabına 15.05.2008 tarihinde 22.000,00 TL ve 14.05.2008 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 52.000,00 TL para yatırdığını, 2008 Temmuz ayında davalıya ait .. .. tatil köyünde projenin ayrıntıları ve ne zaman başlayacağı hakkında bilgi verilen bir toplantı düzenlendiğini, davalının projeye dahil hala boş arazilerin olduğunu ve dileyen kimselerin pay oranlarını arttırılabileceğini söylemesi üzerine müvekkilinin 28.07.2008 tarihinde 98.000,00 TL daha para gönderdiğini, bir süre geçtikten sonra müvekkilinin adına herhangi bir taşınmaz alımı yapılmadığını fark ederek ödediği paraların iadesini talep ettiğini, davalının .. ortaklarla bir sorun çıktığını ancak 2008 yılı içinde tapunun devredileceğini söyleyerek 9.048,00 TL daha aldığını, ancak yine vaadini yerine getirmediğini, müvekkilinin projenin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini kandırıldığını anlayınca ödediği paraları geri almak amacıyla icra takipleri başlattığını takiplerin itiraz üzerine durduğunu, davalının aynı proje ile başka kişileri de dolandırdığını, bu kişilerin şikayeti üzerine dolandırıcılıktan hüküm giydiğini ileri sürerek proje ve villanın tamamlanması durumunda mülkün ulaşacağı rayiç bedel ile mahrum kalınan villanın kiralanması ya da kullanım mahrumiyeti bedeli ve villanın satımı durumunda elde edilebileceği kazanımlarının tespiti ile müsbet zararına karşılık şimdilik 5.000,00 TL'nin tazminine karar verilmesini istemiş, 11.05.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle ödediği para ile işlemiş faizinin toplamından oluşan 288.562,61 TL'nin ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı hesabından, davalı hesabına 28.07.2008 tarihinde 98.823,59 TL, 14.05.2008 tarihinde 30.000,00 TL, 15.05.2008 tarihinde 22.000,00 TL EFT yapıldığı, dekontta açıklama yapılmadığı, havalenin bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterdiği, karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerektiği, miktar itibariyle davacı tarafın dava dilekçesinde iddia edilen gerekçeyle bu parayı havale yoluyla gönderdiğine yönelik iddiasını ancak yazılı (kesin) delille kanıtlayabileceği, bu kapsamda 22.12.2020 tarihli duruşmada davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, ancak davacı tarafın yemin teklif etme hakkını kullanmadığı, kesin delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davacı, davalının hileli davranışları sonucu, davalıya para gönderdiğini iddia etmiş ise de gönderilen havale makbuzunda herhangi bir açıklamanın bulunmaması, ayrıca hile iddiası nedeniyle yerel mahkemece dinlenen tanık beyanlarının, davalının hile ile davacıdan para aldığını ispata yeterli bulunmaması ve davacının yerel mahkemece 22.12.2020 tarihli celsede hatırlatılmasına rağmen, yemin deliline de başvurmamış olması ve ayrıca gerek davacı yanca ve gerekse dava dışı 3. kişiler tarafından davalı hakkında yapılan şikayetler sonucu başlatılan soruşturma ve kovuşturma dosyalarından da hile iddiasını ispata elverişli bir delil bulunamaması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesince havaleye ilişkin olarak, gerek mevzuattaki düzenlemeler, gerek Yargıtay içtihatları ve gerekse Dairemizin yerleşik kararları kapsamında, genel kurallar çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucu verilen, davanın reddine yönelik kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davalının ceza aldığı derdest dava dosyası bulunduğunu, davalının müvekkili gibi pek çok kişiyi villa yapmayı vaat ederek hileli davranışlarla dolandırdığının ceza dosyasından anlaşıldığını, bu hususun tanık beyanlarıyla da doğrulandığını, olayda haksız fiil–hileli işlem bulunduğundan senetle ispat kuralının uygulanmayacağını, davalının kişileri şatafatlı otellerde ağırlayarak ve yapacağı projenin tanıtımını yaparak kişiler nazarında güven oluşturduğunu, eşinin isminden de yararlanarak büyük miktarda para topladığını, ceza yargılamasında beraat kararı verilmiş olsa da kesinleşmediğini halen yargıtayda olduğunu, beraat kararı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verildiği için hukuk mahkemesinde hükme esas alınamayacağını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, belirlenen proje kapsamında vekaleten taşınmaz alımı ile villa inşaatı amacıyla yapılan sözleşme kapsamında havale edilen paranın sözleşmenin karşı tarafça ifa edilmeyeceği iddiası ile faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye, havalenin iddia edilen sözleşme nedeniyle yapıldığının yazılı delille ispat edilememiş olmasına, miktar itibariyle tanıkla ispat edilmesinin mümkün bulunmamasına, iddiaların sözleşmeye aykırılık kapsamında kalması ile davalı hakkında dolandırıcılık suçundan verilmiş bir mahkumiyet kararının bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.