Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1116 E. 2025/5274 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1116
- Karar No
- 2025/5274
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1079 E., 2023/2884 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/388 E., 2023/22 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin .. İli, ... İlçesi, .... Köyü, 1 08... , 31... numaralı parsellerdeki taşınmazların maliki olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 28.12.2012 tarihli sözleşme ile; taşınmazların II-A grubu kalker maden ocağı, kırma eleme tesisi ve stok sahası olarak 5 yıllık süre için intifa hakkı ile davalı şirketin kullanması karşılığı, davalı şirketin intifa hakkı süresi sonunda makine teçhizatlarını söktükten sonra müvekkiline işletmiş olduğu taş ocağının ruhsatını, açacağı su kuyusu ve ruhsatını, enerji hattını ve direklerini bedelsiz olarak devredeceği, bu devirler karşılığında müvekkilinin 5 yıllık süre için intifa hakkı ivazı, kira, kullanım bedeli gibi herhangi bir hak talebinde bulunmayacağının belirlendiğini, ...... Tapu Müdürlüğünde davalı şirket lehine 5 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı şirketin sözleşmenin 4. maddesinin ikinci fıkrasında belirlenen ve yukarıda sayılan edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine davalı şirkete 03.01.2018 tarihinde .... 11. Noterliğinin 0183 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bir aylık süre tanınmasına rağmen ihtara cevap verilmediğini, ardından Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/26 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği, davalının yerine getirmediğini, edimlerinin rayiç bedeli ve 5 yıl boyunca kullanılan intifa hakkı bedelinin toplam 226.855,00 TL olarak tespit edildiğini, ancak madenlerin devletin hüküm ve tasarrufunda olmasından bahisle ocak ruhsat bedelinin hesaplanamadığının bildirildiğini, davalı şirketin 5 yıllık kullanımı gereği taşınmazın değerinde düşüş meydana geldiğini ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 800. maddesi gereği davalının değer azalmasından sorumlu olduğunu ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak taş ocağının ruhsatının, su kuyusu ruhsatının, enerji hattı ve direklerinin müvekkiline devrini, mümkün olmadığı takdirde 5 yıllık intifa hakkı bedeli olarak şimdilik 500,00 TL, tarla vasfındaki taşınmazların davalı şirketçe kalker maden ocağı ve kırma eleme tesisi stok sahası olarak kullanılmasından dolayı eski hale getirme bedeli olarak şimdilik 500,00 TL, sözleşmeye göre davalı şirketin devretmediği; enerji hattı ve direklerinin bedeli için şimdilik 500,00 TL, su kuyusunun ve ruhsatının bedeli için şimdilik 500,00 TL, taş ocağı ruhsat bedeli için şimdilik 500,00 TL'nin davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.11.2022 tarihli dilekçesiyle talebini 1.186.927,70 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 2018/26 D.İş dosyasında yapılan tespitte 226.855,00 TL alacaklı olduğunu iddia eden davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, 20.01.2018 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün saha ruhsatını iptal ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesi gereği müvekkilinin taş ocağı ruhsatının devredilememesinde her hangi bir kusurunun bulunmadığını, ruhsatı boşa çıktığından isteyen her kişinin ruhsat almak için müracaat edebileceğini, müvekkilinin su kuyusu açmak için sondaj yaptığını, ancak su çıkartılamaması nedeniyle su kuyusunu iptal etmek zorunda kaldığını, elektrik direkleri ve enerji taşıyan kabloların sahada mevcut ve davacının kullanımına açık olduğunu, sözleşmede eski hale getirme ile ilgili herhangi bir madde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşme gereği davalının devir borcunun bulunduğu, devredilmeyen edimler için davacının bedel talep edilebileceği, sözleşmeye göre davalının eski hale getirme değil olduğu haliyle tesisleri devretme yükümlülüğü bulunduğu, sözleşmeden sonra taş ocağı ruhsatının iptali neticesinde davalının temerrüte düştüğü, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren ... Teknik Üniversitesi bilirkişi heyetinin 29.08.2022 tarihli raporuyla, intifa hakkı bedelinden davacı uhdesinde bırakılan ve bu surette aynen ifa edilen kısımların mahsubu ile yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, 1.058.508,90 TL'nin 18.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin 126.918,80 TL eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve gerekçeli olduğu, taş ocağı ruhsatı devrinin aynen ifası mümkün olmadığından aynen ifanın yerine geçmek üzere, aynen ve kısmen ifa edilen imalatlar ve elektrik direkleri değerleri mahsup edilmek suretiyle intifa bedeline hükmedilmesinin usul ve yasa hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davacı taleplerinin 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin toplam 536.855,71 TL bedelindeki kırma ve eleme tesisi alt yapısını, enerji nakil hattı ve malzeme stoklarını davacı lehine terk ettiğini, saha ruhsatının iptal edildiğini, sözleşmenin 7. maddesi gereği müvekkilinin taş ocağı ruhsatının devredilememesinde her hangi bir kusurunun bulunmadığını, sözleşmede tarafların ihtiyarı dışında herhangi bir resmi makamın emir, karar ile ruhsat iptali olması durumunda sözleşme tazminatsız olarak sona erebileceğinin öngörüldüğünü, müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, taş ocağı ruhsatının değerinin...... devlet karayolu ihalesi ile sınırlı olduğunu, ihale tamamlandıktan sonra taş ocağının ekonomik ömrünün dolduğunu, kararın davacının malvarlığında zenginleşme meydana getirdiğini, arazinin 2012 tarihi itibari ile rayiç bedelinin 16.626 TL, bilirkişiler tarafından hesaplanan 2019 ecrimisil bedelinin 37.879,85 TL olmasına rağmen hükmedilen tazminat miktarının hayatın doğal akışına aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda işletme maliyetleri hesabının gerçekçi olmadığını, 3.000.000,00 TL taş ocağı kuruluş maliyetinin hesaba katılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, intifa hakkı sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin ifası, aynen ifanın mümkün olmaması halinde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davalının 2016 yılı işletme ruhsat bedelinin ödememesi nedeniyle ruhsatın 24.01.2017 tarihi itibariyle iptal edildiği, davacının ifası imkansız hale gelen maden ruhsatı devri yerine intifa hakkı bedeli talep edilebileceği, dosyaya kazandırılan ve önceki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren ... ... Üniversitesi bilirkişi heyetinin 29.08.2022 tarihli raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve intifa hakkı bedelinden davacı uhdesine bırakılanların mahsubu suretiyle hesaplama yapılmasının isabetli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.