Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1112 E. 2025/4677 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1112
Karar No
2025/4677
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/374 E., 2024/853 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacı şirketlerin, 2009 yılında bitirilmesi planlanan .. .. 6. Kısım 59 Ada, 61-62-63 parsellerde inşa edecekleri konut ve alışveriş merkezi site merkezinde yer alacak bağımsız bölümlerin elektrik enerjisi ihtiyacı için davalı ...'a bağlı ve Avrupa yakası elektrik temininden sorumlu ...'a başvuruda bulunduğunu, ancak ...'ın tekel hakkını kullanarak şartname adı altında sağlanacak olan enerjinin teknik altyapısının davacılar tarafından yapılmasını ve daha sonra bu tesislerin işletme ve bakım karşılığında kendisine devrini talep ettiğini, o anki zorunluluklar nedeniyle bu altyapının davacılar tarafından inşa edildiğini, 29.06.2007 tarihinde söz konusu tesislerin davalı ...'ın mülkiyetine geçirildiğini, ancak şartname hükümlerinin Anayasa ve çeşitli mevzuat hükümlerinin emredici şartlarına aykırılık taşıması nedeniyle mutlak butlanla batıl olduğunu, davacı şirketlerin davalılardan 2.509.585,22 TL faturalı alacakları ve 2.350 metre yer altı kablo döşeme işi ile işçilik, kazı, inşaat işi karşılığı, bilirkişi tarafından tespiti gereken belirsiz alacakları bulunduğunu ileri sürerek; 2.509.585,22 TL faturalı alacakları ile diğer tespit edilecek belirsiz alacaklarının tesisin inşa tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... vekili; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, talebin zamanaşımına uğradığını, imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesi gereği dağıtım tesislerinin mülkiyetinin diğer davalı ...’a ait olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı ile müvekkili arasında herhangi bir bağlantı ya da sistem kullanım anlaşması bulunmadığından, dava konusu dağıtım tesis bedelinin defaten ödenmesinin talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; imzalanan 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi uyarınca diğer davalı ... ...'ın dağıtım faaliyetlerini yürüttüğü dönemde gerçekleşen her türlü iş ve işlemlerden sorumlu olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taraflar arasında yatırımın dağıtım tarifesi bedelinden düşülerek yapılacağına ilişkin bir anlaşmanın bulunup bulunmadığı, sistem kullanım ve bağlantı anlaşmasının yapılıp yapılmadığı, yapılan tesisin yenileme ve genişleme projeksiyonu içerisinde bulunup bulunmadığı ve davacı tarafın mahsup talebinin başlangıçta red edilip edilmediği hususlarında bir açıklık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararıyla; hükme elverişli bulunan 10.02.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, dava konusu abonelik talep eden tarafından inşa edilmiş elektrik dağıtım tesislerine ait geri ödemelerde, 2014 yılı sonrasını kapsayan Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğine göre, elektrik dağıtım şirketinin kullanıcı tarafından tesis edilmiş elektrik dağıtım tesis bedelini tesisin devir alınmasını takip eden aydan itibaren bir yıllık süreçte en çok 12 taksit halinde ödemesinin gerektiği, elektrik dağıtım şirketinin ödeme sorumluluğunu tesisi devir aldığı ayı takip eden aydan başlamak üzere zamanında yerine getirmediği, davacının beyan etmiş olduğu elektrik dağıtım tesisine ait faturalardaki işlere ait projeleri için toplam 2.509.585,22 TL tutarında faturalı yatırım harcaması hesap edildiği, yine söz konusu Yönetmeliğin 21. maddesinde tesis bedelinin iadesi ve uygulanacak kurallar başlığı altında yapılan düzenlemede, geri ödemeye konu tutar için "3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre belirlenen kanuni faiz oranı uygulanır." hükmünün getirildiği ve davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle; davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... ... yönünden davanın kabulü ile 2.509.585,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların 2.350 metre kablo tesisi ile "işçilik, kazı, inşaat kısımları" için belirsiz alacak taleplerini atiye terk etmiş olması ve başlangıçta bunlar yönünden harç yatırılmamış olması sebebiyle bu talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 16.01.2024 tarihli ilamla; davaya konu tesisin davalı ... ... tarafından yapılması gerekirken davacı şirketler tarafından yapılmış olması nedeniyle pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, dava konusu tesisin inşa edilerek devredildiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 818 sayılı Kanun'un 125. maddesinde hüküm altına alınan on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davalı ... ...'ın husumete ve zamanaşımına yönelik temyiz itirazları reddedildikten sonra, İlk Derece Mahkemesince; davacılar tarafından inşa edilen enerji nakil hattının davalı ... ... tarafından işletildiği, mülkiyet hakkının ise davalı ...'a ait olduğu gözetilerek, davalıların müteselsilen sorumlu oldukları bedelin belirlenmesi gerekirken, ...'ın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı yönündeki değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, bozma nedenine göre, davalı ... ...'ın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas almaya elverişli olan 10.02.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 2.509.585,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların 2.350 mt kablo tesisi ile "işçilik, kazı, inşaat kısımları" için belirsiz alacak taleplerini atiye terk etmiş olması nedeniyle başlangıçta bunlar yönünden harç yatırılmaması nedeniyle bu talepler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili; bozma ilamının hatalı olduğunu, dava konusu tesis üzerinde müvekkili şirketin mülkiyet hakkı bulunmadığını, müvekkili yönünden ret kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... ... vekili; hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, dava konusu dağıtım varlıkları, bakım ve onarım karşılığı devredilmiş tesislerden olduğundan bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu dağıtım varlığının tesis edildiği dönemdeki mevzuat ve uygulamaya göre Tip C grubu tesisler için mahsuplaşma mümkün olmayıp bu türden olan tesislerin işletme ve bedelsiz/bakım karşılığı devri yapılacak olan tesisler olduğunu, dava konusu tesisin Tip C/2 grubuna dahil olduğu ve Yönetmeliğin yayımı tarihiden önce tesisi edilip devri yapıldığından ve işletme ve bakım karşılığı devredilen tesislerden olduğundan Yönetmeliğin Geçici 1(3) maddesi gereği geriye dönük bedel talebinde de bulunulamayacağını, Mahkemece mevzuatın bir kısmının gözardı edildiğini, ahde vefa ilkesi gereği geçerli olan taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olarak davanın kabulüne karar verildiğini Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin Geçici 1. maddesinin 3.bendi kapsamında dava konusu edilen dağıtım tesislerinin bedelsiz olarak veya işletme ve bakım karşılığı olarak devredilmesi sebebiyle kullanıcı tarafından herhangi bir geri ödeme talebinde bulunulamayacağını, Mahkeme kararının önceki Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararına da aykırı olduğunu, alınan raporlar yetersiz olduğundan farklı bir alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, dava konusu tesislerin bedelinin iadesi istenilemez ise de, aksi düşünülse bile bedel iadesine ilişkin şartlar somut olayda gerçekleşmediğinden davacıların eldeki davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, borcun muaccel olmadığını, hüküm altına alınan bedelin fahiş olduğunu, Mahkemenin dağıtım varlık bedellerinin defaten iadesi gerektiği şeklindeki değerlendirmesinin de hatalı olduğunu, muaccel bir borç ve temerrüt olmadığından faize hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, davacıların bir kısım talepleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde müvekkili şirket yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin de doğru olmadığını, bakiye harç olan 128.572,32 TL müvekkili şirket tarafından yatırılmasına rağmen bu hususun da Mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yapımını üstlendikleri inşaat projesinin elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla davacı şirketler tarafından inşa edilen ve sonrasında davalılardan ...'a devredilen dağıtım tesisi için yapılan giderin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş olmasına, kararının bozmaya uygun bulunmasına, bozma ilamına uyulması ile kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyecek olmasına, Mahkemece hükme esas alınan raporun taraf ve yargı denetimine elverişli bulunmasına, dava konusu alacak yönünden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, atiye bırakılan işçilik kazı vs. giderler için belirsiz alacak talebine dair kısma yönelik, daha önce açılmamış sayılmasına karar verilen bu alacak talebi yönünden, davacı ... ... vekilinin ilk istinaf talebinde vekalet ücreti yönünden istinaf talebinin bulunmaması da dikkate alındığında oluşan usuli müktesep hak gereği açılmamış sayılmasına karar verilen kısma dair davalı ... ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olmasına, özellikle davalı ... ... vekilince bakiye harç olan 128.572.32 TL 'nin 01.03.2023 tarihli harç makbuzu ile ödendiği sabit olmakla harçla ilgili bu hususun mahallinde giderilebileceğinin anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1112, K. 2025/4677, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1112-e-2025-4677-k-3c394fbe3e2b