Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1057 E. 2025/5188 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1057
- Karar No
- 2025/5188
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1072 E., 2024/3254 K. DAVA TARİHİ : 31.03.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/185 E., 2023/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen ......... Göz Hastanesinde davalı Kurumun sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurumun 17.03.2020 tarihli yazısıyla; Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 09.03.2020 tarihli ve 19 sayılı komisyon kararı uyarınca ...Göz Hastanesi ödemelerinin 6 ay süreyle durdurulmasına karar verildiğinin, Aralık 2019 fatura tutarının %80'i olan 271.790,89 TL’ye bloke konulduğunun ve 2020 Ocak – Mayıs arası dönem faturalarının da her bir ay için %80’ine bloke konulacağının bildirildiğini, komisyon kararına dayanak gösterilen müfettiş raporunun tek taraflı, detaylı inceleme ve araştırma yapılmadan düzenlendiğini, müvekkili Hastanenin sözleşme hükümlerine aykırı eylem ve davranışının bulunmadığını, komisyon kararı ve bloke işleminin sözleşme ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptali ile 271.790,89 TL’nin bloke edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Kurum tarafından yapılan işlemlerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 103. maddesine ve Sağlık Hizmet Sunucularının Ödemelerinin Durdurulmasına İlişkin Usul ve Esasların 16. maddesine uygun olduğunu, söz konusu bloke işleminin davacıya tebliğ edildiğini, davacının itirazı üzerine Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca itirazın reddine karar verildiğini, 09.03.2020 tarihli ve 2020/19 sayılı komisyon kararına göre işlem yapıldığını, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın açıldığı Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 5510 sayılı Kanun'un 103. maddesine 6552 sayılı Kanun ile eklenen hüküm ile Kurum müfettişlerince yapılan inceleme veya soruşturma esnasında yapılan tespitlere bağlı olarak oluşabilecek Kurum alacağı tahsilinin riske gireceğinin öngörülmesinin kural olduğu, Kurum müfettişi tarafından 06.03.2020 tarihli yazı ile oluşabilecek zararın Kuruma bildirildiği, komisyon kararının alındığı, kararın Rehberlik ve Teftiş Başkanı tarafından onaylandığı, müfettişin belirlediği tahmini zararın 5.512.221,84 TL olduğu, karar tarihinde davacının Kurumda 660.221,84 TL alacağının bulunduğu, alacağın tamamına bloke konulmayarak %80 ile sınırlı bloke işlemi yapıldığı, 10.04.2020 tarihli soruşturma raporuyla da davacı Hastane hakkında 5.503.107,80 TL cezai işlem uygulandığının ve 931.659,93 TL yersiz ödemenin tahsil edileceğinin bildirildiği, davaya konu tedbir mahiyetinde yapılan işlemlerde usul ve mevzuata aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; alacağın tahsilinin riskli olduğu sonucuna Kurumca nasıl ulaşıldığı hususun hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve Mahkeme kararında yer verilmediğini, davaya konu haksız bloke kararının müfettiş incelemesi dayanak gösterilerek alındığını, ancak söz konusu müfettiş raporunun hukuka aykırı olduğunun mahkeme kararı ile ispatlandığını, aynı müfettiş raporuna ilişkin Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan menfi tespit davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 5510 sayılı Kanun ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Sağlık Hizmeti Sunucularının Ödemelerinin Durdurulmasına İlişkin Usul ve Esaslar uyarınca sunulan sağlık hizmeti karşılığında davacıya yapılacak ödemelerin durdurulmasına ilişkin Komisyon kararı ile bu karara itiraz üzerine Komisyonca verilen ret kararının iptali ve bloke konulan alacağın iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gereken davada, davanın açıldığı Ankara 7. Asliye Mahkemesince verilen tedbir kararının istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince görev yönünden verilen kaldırma kararının kesin nitelikte olduğu, bu itibarla İş Mahkemesinde görülen dava sonucunda; 5510 sayılı Kanun ile SGK tarafından yayımlanan Sağlık Hizmeti Sunucularının Ödemelerinin Durdurulmasına İlişkin Usul ve Esaslar uyarınca, Kurum müfettişleri tarafından yürütülen soruşturmalara istinaden sağlık hizmeti sunucularının ödemelerinin durdurulabileceği, davacı hakkında da mevcut bir soruşturma bulunduğundan ödemelerinin durdurulmasına dair verilen Komisyon kararı ile bu karara itiraz üzerine verilen itirazın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulanan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.