Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/435 E. 2025/1498 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/435
- Karar No
- 2025/1498
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2879 E., 2023/3011 K. DAVA TARİHİ : 03.06.2016 İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/558 E., 2022/304 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı asil ... ve vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin sol bacağındaki kaval kemiğinin, merdivenden düşme sonucu iki yerden kırılması sebebiyle davalı hastanede dava dışı doktor tarafından 22.08.2014 tarihinde ameliyata alındığını, yapılan bu ameliyatta müvekkile kırığın kaynaması amacıyla platin takıldığını, operasyonun ardından davalı hastanede ve ameliyatı yapılan doktora her ay düzenli olarak kontrole giden müvekkilinin 21.11.2015 tarihinde herhangi bir kaza, düşme ya da zorlama olmamasına rağmen şiddetli bir ağrı ile uyandığını ve o sırada yakınında olan Eskişehir Devlet Hastanesine gittiğini, burada çekilen filim sonucu platinin kırıldığı, bu durumun normal bir şey olmadığının söylendiğini, kırılan platinin alınması ve yerine yeni bir platin takılması için 24.11.2015 tarihinde aynı doktor tarafından davalı hastanede ikinci bir ameliyat yapıldığını, ilk platini temin eden ve üreten firma bilgileri verilmediğinden davalı tarafından buna ilişkin herhangi bir fatura da kesilmediğini, davalının üstlendiği tıbbi müdahalede hastaya kullandığı malzemenin kalite stanratlarına uygun olup olmadığına dikkat etmek durumunda olduğunu, halen topallayan ve düzgün yürüyemeyen müvekkilinin bacağının bir an önce iyileşmesi için bir süre fizik tedavi gördüğünü, yaşanan bu süreçte müvekkillinin 6 ay süre ile işine gidemediğini, bu altı ay boyunca ve halen evli olmayan müvekkilinin evde tek başına yaşadığından kendisine yardım etmesi için bir arkadaşının refakatçi olarak kaldığını, işten çıkarıldığını, müvekkilinin bacağındaki sakatlığın halen devam ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı hastaneden tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; platinin cinsine, özelliğine dair herhangi bir veriye tıbbi atık olarak imha edildiğinden ulaşılamadığından raporda tespit gören kaynamaya bağlı olarak implant kırıklarının beklenen komplikasyon olduğu, sadece kullanılan malzemenin kalitesiyle açıklanamayacağının ve erken dönem olmayıp 1 yılı aşan süre sonra meydana geldiği hususları da asıl sebebin implant kalitesi olmadığını gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yerel mahkeme gerekçesine ve ayrıntılı bilirkişi raporları içeriklerine göre, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın kalitesiz malzeme kullanılmasına dayanan bir dava olduğunu, bilirkişi raporunda buna ilişkin bir inceleme yapılmadığını, hastanece ilk platinin nereden temin edildiğine ilişkin fatura ibraz edilemediğini, gerek ameliyatı gerçekleştiren hekimin gerekse davalı hastanenin, platini imha etmesi ile sorumluluğunun bitmediğini, insan sağlığı gibi önemli bir konuda hastaya faturası dahi olmayan dolayısıyla nereden geldiği belli olmayan bir malzeme kullanıldığını, raporda hastanenin ilk ameliyatta kullandığı malzemeyi tıbbi atık olarak atması ve temin ettiği firmadan aldığı faturayı mahkemeye ibraz edememiş olmasının hukuka aykırı bir şekilde müvekkil aleyhine, davalı lehine delil kabul edilerek davalıda kusur bulunmadığı kanaatine varıldığını, platinin faturasının sunulamamış olmasının tıbbi bir husus olmayıp hukuki sorun olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya yapılan ameliyatta takılan implantın kırılması nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Mahkemece aldırılan 12.03.2022 taraihli heyet raporunda; implantın, ameliyat neticesinde davacının kemiğinden çıkartılarak tıbbi atık imha yönetmeliğine göre imha edildiği, incelenebilecek bir materyal olmadığından bu konuda somut bir karşılığın olamayacağı, ayrıca bu materyal bulunmuş olsa dahi, kaynamamaya bağlı implant kırıklarının görülmesinin beklenebilen bir komplikasyon olduğu, bunun sadece kullanılan malzemenin kalitesi ile açıklanamayacağı,kaldı ki implant kırığının erken dönemde olmayıp ameliyat sonrası 1 yılı aşkın bir süre sonra meydana gelmesinin oluşan durumda asıl sebebin implantın kalitesi olmadığı hususunun tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.