Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4239 E. 2025/3464 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4239
Karar No
2025/3464
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1533 E., 2024/1761 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/45 E., 2022/427 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davaya konu taşınmazı 09.10.2028 tarihli resmi satış işlemiyle 230.571,04 TL bedelle davalıdan satın aldığını, taşınmaz üzerindeki hacizleri kaldırmak için icra dosyalarına toplam 86.849,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca davacı adına babası ... tarafından taşınmazla ilgili olarak davalının hesabına toplamda 169.150,00 TL ödendiğini, davalının eşinin taşınmazın aile konutu olduğundan ve satıştan haberi olmadığından bahisle aile mahkemesinde taşınmazın tapu kaydının iptali istemiyle dava açtığını, taşınmazın tekrardan davalı adına tescil edileceğini belirterek; taşınmaz için ödenen bedellerden 50.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.07.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini satış bedeli 230.571,04 TL, hacizler nedeniyle ödenilen 86.849,00 TL, davacı adına babası tarafından ödenen 169.000,00 TL olmak üzere toplam 477.420,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava tarihi itibariyle alacağın doğmamış olması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, babası ...'in müvekkiline olan borcu nedeniyle gönderilen havalelere ilişkin davacının alacak talebinde bulunamayacağını, tapu devri sırasında müvekkiline taşınmaz bedelinin ödenmediğini, davacının müvekkilini müzayaka halinde bırakarak bir bedel ödemeden taşınmazı adına tescil ettirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aile mahkemesi kararıyla davacı adına kayıtlı olan taşınmazın aile konutu olması sebebiyle tapu kaydının iptaline, davalı adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiği, davacının taşınmazın satış bedeli olan 230.571,04 TL'yi ve taşınmaz üzerinde yer alan hacizlerin kaldırılması için ödediği 86.849,00 TL'yi talep edebileceği, davacının babası ... tarafından gönderilen ödemelere ilişkin dekontta "ev için" ödeme yapıldığının belirtildiği, tanık olarak verdiği beyanda da bu paranın oğlu olan davacının satın aldığı taşınmaz nedeniyle yatırdığını belirttiği, davacının babası tarafından adına yatırılan parayı da talep edilebileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 50.000,00 TL'nin dava tarihinden, 427.420,00 TL'nin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli kararıyla;tapu iptali ve tescil davası daha önce açıldığından davacının bedel iadesine yönelik işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava dışı baba tarafından davalıya yapılan ödemenin resmi satış senedinde belirtilen bedelin dışında ve bu bedeli aşan gayrimenkul satış bedeli olduğunu davacı tarafın yazılı delille ispat edemediği, davacının gayrimenkulü hacizli olduğunu bilerek satın aldığı ve taşınmaz bedeli ile sınırlı olmak üzere haciz miktarında sorumlu olduğu, bu nedenle hacizlerin kaldırılması için ödediği bedeli davalıdan talep edemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince resmi satış senedinde bildirilen ve davacı tarafından ispatlanan gayrimenkul satış bedeli olan 230.571,04 TL'nin Aile Mahkemesi kararının kesinleştiği 19.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle; davalı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 230.571,04 TL'nin 19.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairece verilen 25.04.2024 tarihli ilamla; dava konusu taşınmazın davacı tarafından 09.10.2018 tarihli resmi satış işlemiyle 230.571,04 TL bedel ödenerek davalıdan satın alındığı, sonrasında davalının borçları nedeni ile tapu kaydına konulmuş haciz şerhlerinin kaldırılması için davacı tarafından 86.849,00 TL ödendiği, taşınmazın kesinleşmiş yargı kararıyla davalı adına takyidatsız olarak tescili nedeniyle davacının fakirleştiği, davalının ise zenginleştiği açık olduğu, bu durumda; davacının, hacizlerin kaldırılması için ödediği tutarı, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan istemesine bir engel bulunmadığı, davacının babası ...'in hesabından satış tarihinden sonra 15.10.2018 tarihinde "... ... mah.ada 437 parsel 8 kat 4" açıklaması ile 160.000,00 TL'nin davalıya gönderildiği, Mahkemece tanık olarak dinlenilen hesap sahibi ...'in; paranın oğlu davacıya ait olduğunu ve taşınmaz satımından kaynaklı olarak oğlu adına gönderildiğini beyan ettiği, dosya kapsamıyla sabit olduğu, davalı; gönderilen bu paranın ...'in borcu nedeniyle gönderildiğini iddia etmiş ise de, bu iddiasını ispat edemediği, davacının babasının hesabından, dava konusu taşınmaz ilgi tutularak satış tarihinden sonraki bir tarihte davalıya gönderilen bu paranın, tapusu iptal edilen taşınmazın satışı nedeniyle gönderilmiş olduğu ispat edildiği, bu ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı tarafından davalıdan istenebileceği Bölge Adliye Mahkemesince; geçerli olarak kurulan ancak sonradan Mahkeme kararıyla tapusu iptal edilen taşınmaz nedeniyle davacı tarafından yapılan (ve ıslaha konu edilen) ödemelerin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı oluğu gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile; 50.000,00 TL'nin dava tarih olan 10.02.2020'den, 427.420,00 TL'nin de ıslah tarihi olan 07.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davacının dava tarihi olan 10.12.2020 tarihinde müvekkilden talep edebileceği herhangi bir alacağı olmadığını, davacının itirazın iptali açma hakkı mevcutken süresinde açmayarak bu defa alacak davası açılması yoluna gitmesi de kötü niyetli davranıldığını ve talebinin hukuken korunamayacağını, dava dışı üçüncü şahıs konumundaki davacının babasının müvekkiline olan borcunun ifası olarak gönderdiği havalelere ilişkin davacının alacak talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi tapu devri sırasında müvekkile "taşınmaz bedeli" adı altında bir ödeme yapmadığını,davacının hiçbir açıklama yapmaksızın banka kanalıyla davalı müvekkilin hesabına göndermiş olduğu paraların, borç ödenmesi mahiyeti taşıdığını, temyize konu kararın gerekçesiz olduğunu, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, geçerli bir şekilde kurulan ancak sonradan yargısal bir kararla iptal edilen taşınmaz satışı nedeniyle yapıldığı ileri sürülen ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın; bozma ilamında belirtilen şekilde geçerli olarak kurulan ancak sonradan Mahkeme kararıyla tapusu iptal edilen taşınmaz nedeniyle davacının ödediği taşınmaz bedeli ile hacizlerin kaldırılması için ödediği tutarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesine karar verilmiş olması, yine davacının babasının hesabından, dava konusu taşınmaz ilgi tutularak satış tarihinden sonraki bir tarihte davalıya gönderilen bu paranın, tapusu iptal edilen taşınmazın satışı nedeniyle gönderilmiş olduğu ve bunun iadesinin gerektiğine dair davacı tarafından yapılan (ve ıslaha konu edilen) ödemelerin davalıdan tahsili yönünde bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4239, K. 2025/3464, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-4239-e-2025-3464-k-2ee958243898