Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4189 E. 2025/3007 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4189
- Karar No
- 2025/3007
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1238 E., 2024/1536 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/610 E., 2022/814 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ile imzaladığı 05.02.2018 tarihli daire satış protokolü gereği müvekkilinin edimini ifa ettiği halde davalının muaccel olan borçlarını ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödenmemiş alacak için şimdilik 1.000,00 TL ile sözleşmenin yerine getirilmemesi sebebiyle uğranılan zarar için 100,00 TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş 10.10.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini toplam 494.500,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu satış vaadi sözleşmesinin noter huzurunda yapılmaması nedeniyle yasal bir geçerliliğinin olmadığını, müvekkilinin sözleşme hükümlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, dava dilekçesindeki 30.000,00 TL'lik çekin karşılıksız çıktığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın sözleşmede belirlenen özellikleri taşımaması nedeniyle ödemezlik defin'de bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; teminat senedinin takibe konulmasının sonuç doğurmadığı, bu nedenle davalı tarafca ileri sürülen davanın açılmasında hukuki yarar olmadığı, mükerrer tahsilat oluşabileceğinden davanın reddi gerektiği itirazına itibar edilmediği, protokole konu edilen dairenin devrinin gerçekleştiği, eksik bırakılan işler bedelinin toplamda 474.500,00 TL olduğu, tahsil edilemeyen çek bedeli olan 30.000,00 TL ile birlikte toplam 494.500,00 TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin noter huzurunda yapılmaması nedeniyle geçerli olmadığını, davacının da kabul ettiği üzere 90.000,00 TL nakit ödeme ve 60.000,00 TL için Audi aracın devrini gerçekleştirdiğini, devamında tapunun kendisine devri için davacıya 160.000,00 TL’lik teminat senedi verdiğini, tapu devrinden sonra teminat senedini davacıdan geri aldığını, bu hususun nedense dava dilekçesinde dile getirilmediğini, protokol incelendiğinde edimlerin her biri için teminat senedi alınacağı, edimler yerine getirildiğinde de bu senetlerin iade edileceğinin kararlaştırıldığını, sözü edilen tüm edimler için davacının teminat senedi aldığını ve kendisine iade ettiğini, davacının 4+1 daire yerine 3+1 daire verdiğini, bir an için sözleşmenin geçerli olduğu düşünülse dahi sözleşmenin ilk halinden itibaren defalarca tarafların şifahi anlaşmaları ile revizyon gördüğünü, Mahkemenin sözleşmenin ilk halinin geçerli olup olmadığı yönünde bir araştırma yapması gerektiğini, davacının tüm alacaklarını almasına rağmen senetlerden birinde tahrifat yaptığını ve 70.000,00 TL’lik senedi tahrif ederek 170.000,00 TL üzerinden hakkında icra takibi başlattığını, imzaya itiraz etmesi sonucu icra hukuk mahkemesinde imzanın kendisine ait olmadığının kanıtlandığını, bu konuda davacının Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık suçlarından ceza aldığını, bu kapsamda verdiği ifadesinde de, yapacağı işlere karşılık 170.000,00 TL’lik senet verdiğini ve işleri yapmadığı için icraya koyduğunu söylediğini, ikrarın kesin delil niteliği taşıdığını, aslında davacının takibe koyduğu senedin de 170.000,00 TL değil 70.000,00 TL olduğunu, tahrif edildiğinin ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, hal böyle iken protokolün ilk halinin bir şekilde revize olduğu ve mahkemece hükme esas alınan protokolün ilk halinin geçersiz olduğunun mahkeme içi ikrar ile sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıya olan borcunun 70.000,00 TL olduğu, davacının senedi tahrif etmeyerek icraya koyduğunda takip tarihi itibariyle bunu ödeyip borcundan kurtulabileceğini, ama davacının senedi tahrif ederek 170.000,00 TL olarak icraya koyduğunu ve kendisinin de yasal yollara başvurarak davalarını kazandığını, Mahkemece, yapılmayan işlerin karşılığı olarak 494.500,00 TL ödenmesine karar verildiğini, yani davacının suç işleme tutumunun karar ile adeta ödüllendirildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi yazılı daire satış protokolünden kaynaklanan bir kısım edimlerin ifa edilmemesi nedeni ile karşılıksız çıkan çek bedeli ve yapılması taahhüt edilen imalat bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın tapuda davalı adına tescil edilmesiyle adi yazılı şekilde yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin geçerli hale geldiği, taşınmazın bedeline mahsuben davalı tarafından yapılması kararlaştırılan imalatların yapılmadığı gibi verilen çekin bedelinin ödenmediği, davalı hakkında başlatılan icra takibinin Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli kararı ile imzaya itirazın kabulü ile iptaline karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.