Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3101 E. 2025/4060 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3101
Karar No
2025/4060
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1972 E., 2021/2041 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/660 E., 2020/354 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirkete davalı İdare tarafından 02.11.2018 tarihli haciz bildirisinin gönderildiğini, haciz bildirisinde davalı Vergi Dairesine borçlu ... Plastik Nak. Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş.nin müvekkili şirkette bulunan hak ve alacaklarına haciz konulduğunun bildirildiğini, müvekkili şirketin dava dışı ... Plastik Nak. Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş'ye haciz bildirisinin tebellüğ tarihi itibariyle hiçbir borcunun bulunmadığını, sehven haciz bildirisine karşı borcu olmadığına ilişin itiraz için 7 günlük hak düşürücü sürenin geçirildiğini, süresinde itiraz edilmemesi ile borç zimmetinde sayıldığını, davalı tarafından 16.04.2019 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiğini ileri sürerek; 22.01.2019 düzenleme tarihli ve 411.493,97 TL bedelli ödeme emrinin iptalini, müvekkili şirketin davalı idareye borçlu olduğu bildirilen ... Plastik Nak. Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş'.ye borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının ticari ilişkisinin bulunduğu ... Plastik Nak. Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş.nin 599.529,23 TL vadesi geçmiş vergi borcunun olduğunu, bu nedenle davacıya vergi borçlu şirketin hak ve alacaklarına karşılık haciz bildirileri ile haciz konulduğunu, 7 günlük itiraz süresinin geçirildiğinden bahisle haciz işleminin başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ödeme emrinin iptali talebi bakımından yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacının menfi tespit talebinin kabulüne; davacının 22.01.2019 tarihli ve ödeme emri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmemesi üzerine 16.04.2019 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine bir yıllık yasal süre içerisinde 08.05.2019 tarihinde menfi tespit davası açıldığı, bilirkişi raporlarına göre davacı şirketin dava dışı borçlu şirkete 411.094,02 TL olan borcunu 22.01.2019 tarihinde ödediği, bu sebeple ödeme emri tarihi itibarıyla herhangi bir borcunun bulunmadığının bildirildiği, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 16.04.2019 tarihi itibariyle davacının dava dışı şirkete borçlu olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının dava dışı şirketle ticari ilişkisinin bulunduğunu, 7 günlük sürede itiraz edilmediğini, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79/4. maddesi uyarınca üçüncü şahsın açmış olduğu menfi tespit istemine ilişkindir. 6183 sayılı Kanun'un 79/4 maddesine göre; herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde, üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 16.04.2019 tarihinde davacıya tebliğ edilen ödeme emrine karşı bir yıllık yasal süre içerisinde 08.05.2019 tarihinde menfi tespit davası açıldığı, davacı şirketin dava dışı borçlu şirkete 411.094,02 TL olan borcunu 22.01.2019 tarihinde ödediği, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3101, K. 2025/4060, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-3101-e-2025-4060-k-c41d6dfc36f0