Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3005 E. 2025/4067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3005
- Karar No
- 2025/4067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2425 E., 2024/548 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/507 E., 2021/77 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafça duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ...'ün sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 11.02.2008 tarihli vekaletname ile davalı avukatların Antalya 5. İcra Müdürlüğünün 2006/12166 ve Kemer İcra Müdürlüğünün 2006/1559 talimat sayılı dosyalarında müvekkilinin avukatlığını yaptığını, icra dosyasındaki alacağın 150.000,00 TL'sinin 12.02.2008 tarihinde müvekkili tarafından avukatı olan davalı ...’e temlik edildiğini, temlikten önce haczedilen hazine adına kayıtlı taşınmazların zilyetliklerinin temlikten sonra satışa çıkarıldığını, alacağa mahsuben 1621 parselin zilyetliğinin davalı avukat ...’e, 1622 parselin zilyetliğinin müvekkiline ihale olunduğunu, davalı avukatların kardeş olup aynı büroda avukatlık yaptıklarını, davalı ...’in avukatı olduğu icra dosyası alacağını kısmen bedelsiz olarak temlik alarak ve önceden haciz edilen taşınmaz zilyetliğine sahip olduğunu, böylece davalıların birlikte icra takibi sonucunda elde edilecek alacağın kısmen ortağı olduklarını, bunun avukatlık hukukuna aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek; dava konusu ... 1621 parselde mülkiyeti hazine adına kayıtlı taşınmazın davalı ...’e ait tapudaki zilyetlik kaydının ve Kemer Mal Müdürlüğündeki zilyetlik kaydının iptaline ve davacı adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmaz zilyetliğinin dava tarihindeki değerinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 150.000,00 T'lik kısmının dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davaya konu alacak davacı ...'e temlik suretiyle devredilmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve davalı ... vekili; dava konusu dosyada vekil olarak Avukat ...'in yer aldığını, diğer davalının üçüncü şahıs konumunda olduğunu, davalılardan ...'in icra dosyasında vekil sıfatıyla hareket etmediğini, temlik alan olarak yer aldığını, ihaleye ilişkin tüm masrafların temlik alan davalı tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra dosyasının incelenmesinde, temlik alan şahıs ile dosyada avukatlık görevi yapan kişinin farklı kişiler oldukları, bu durumda davacının ileri sürdüğü şekilde hasılı davaya iştirak yasağının mevcut olmadığı, hasılı davaya iştirak yasağının ihlal edilmediğinin anlaşılmış olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı istinaf yoluna başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının çekişmeli olmayan, malvarlığında mevcut ve sabit bir alacağı vekalet ücreti olarak temlik etmesi sebebiyle olayda hasılı davaya iştirak yasağının sebebini teşkil eden olguların mevcut olmadığı, davacının işin tamamlanmasından uzun bir süre sonra bu şekildeki taleplerinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ Temyiz Sebepleri Davacı; davalıların yaptıkları eylemin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 47. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, davalılardan ...'in 11.02.2008 tarihli vekaletname ile açılan ihalenin feshi davasına katıldığını, davaya konu temlik protokolünün üstü örtülü avukatlık sözleşmesi olduğunu, sözlü avukatlık ücret anlaşması yapıldığına ilişkin beyanın doğru olmadığını, davalı ...'in alacaklının avukatı olması nedeniyle dosya alacağını bedelsiz olarak temlik alarak ve önceden haczedilen taşınmaz zilyetliğine ihale yolu ile sahip olduğunu, bu hususun hasılı davaya iştirak yasağına aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, davacı, davalıların ... 'in vekili olduğunu, davalılardan ... ile yapılan temlik sözleşmesinin aslında avukatlık ücret sözleşmesi niteliğinde olması nedeniyle Avukatlık Kanunu'nu gereği geçersiz bulunduğunu, sözleşmenin bu haliyle hasılı davaya iştirak yasağını ihlal ettiğini ileri sürürek, temlik sözleşmesine konu taşınmazın zilyetliğinin dava tarihi itibariyle değerinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Kemer İcra Müdürlüğünün 2006/12166 E. sayılı icra dosyası ile 08.11.2006 tarihli kambiyo takibi başlatıldığı, bu takipte alacaklı sıfatı ile yer alan ... vekili olarak dava dışı Avukat ... yer aldığı, borçlunun zilyet bulunduğu 1174 sayılı parsel (1621-1622 yeni parsel) üzerine haciz konulmasının istendiği, avukat ...nin ... tarafından azledilmesinden sonra 13.02.2008 tarihinde avukat ... tarafından icra dosyasına 19.11.2007 tarihli vekalet ibraz edilerek ... (alacaklının) vekili olarak dosyada işlem yaptığı, dosyada ibraz edilen vekaletnamede vekil olarak sadece davalı ...'in isminin yer aldığı ve icra dosyasında alacaklı vekili olarak davalılardan Avukat ...'in takip işlemlerini devam ettirdiği görülmüştür. Dosyanın bir bütün halinde incelenmesinde; davalılardan ...'in icra takibine konu icra müdürlüğü dosyasında ... 'in vekili olarak görev yaptığı, diğer davalının ise bu icra dosyasında vekil olarak yer almadığı, davacının temlik sözleşmesinin aslında vekalet ücret sözleşmesi niteliğinde bulunduğu şeklinde iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalı ...'e verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.