Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2766 E. 2025/1768 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2766
- Karar No
- 2025/1768
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1979 E., 2024/1173 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/107 E., 2021/173 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, davacının ... Üniversitesine araştırma görevlisi olmak üzere yaptığı başvurunun reddine dair 25.02.2010 tarihli işleminin iptali ve özlük haklarının iadesi hususunda gerekli işlemleri yapmak üzere davalı avukatı vekil tayin ettiğini, davalının tazminat da talep edebilecekken yalnızca işlemin iptali için dava açtığını, aradan geçen süre sonunda işe devam etmesi mümkün olmadığından işlemin iptaline karar verildiyse de karardan menfaat elde edemediğini, 2012 yılında verilen kararın 2018 yılında kesinleştiğini, davalının davacıyı aydınlatmadığını, telefonlarını açmadığını, davacının kesinleşmeyi avukat arkadaşı vasıtasıyla birkaç ay sonra öğrendiğini ve güven sarsıcı hareketleri sebebiyle davalıyı 2019 yılı Ekim ayında azlettiğini, davalının iptal davasında yürütmenin durdurulmasını dahi talep etmediğini, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek elde edebileceği özlük haklarının tahsili için belirsiz alacak davacı niteliğinde olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile davalının güvenilirliğe aykırı davranışları nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, davacı ile sadece "iptal davası" yönünden bir anlaşma olduğunu, Danıştay kararının tebliğinden önce davacının artık davayı başka bir avukatla takip edeceğini bildirdiğini, bu amaçla 15/05/2018 tarihinde başka bir avukata vekalet verildiğini, kararın tebliği sonrası ve öncesi yapılan toplantılarda tam yargı davası hususunda bilgi verildiğinde davacının yine başka bir avukatla sürecin yürütüleceğini belirttiğini, üzerine düşen aydınlatma ve özen yükümlüğünü eksiksiz yerine getirdiğini, tam yargı davası yönünden her hangi bir sözleşme yapılmadığını, muhtemel zarar ile kusur ve illiyet bağı kurulamayacağını, davacının amacının 2.000,00 TL vekalet ücretinden kurtulmak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının tam yargı davası açması hususunda davalıya talimat veya gerekli masraflar ile vekalet ücretlerini verdiğini ispat edemediği, bu sebeple maddi tazminat koşullarının oluşmadığı, davalının özen ve sadakat borcuna aykırı davrandığının ispat edilemediği, davalı avukatın ihmali ile davacının uğradığı zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığından manevi tazminatın da şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının davacıyı idari işlemin iptali davasında vekil olarak temsil ettiği ve davacı lehine iptal kararı verildiği, davalının görevini gereği gibi yerine getirdiği, davacının "tam yargı davası" açması hususunda davalıya talimat verdiğini veya gerekli masraflar ile vekalet ücreti ödediğini ispat edemediği, yemin deliline başvurması için süre verilmesine rağmen yemin deliline de başvurmadığı, davalı avukatın özen yükümlülüğüne aykırı davranmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının davacıyı yapılacak işlemler hakkında bilgilendirmediğini, davacının davalı yüzünden tam yargı davası açma süresini kaçırdığını, ispat yükünün hatalı değerlendirildiğini, davalının temyiz sonucunu davacıya bildirdiğini ve aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediğini, talimat konusunda ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının suç teşkil eden eyleminin hali hazırda Yargıtay'da olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğünü ihlali iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davalının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının davacı tarafça ispat edilememesine ve iddia ile savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında süresinde ileri sürülmeyen vakıa ile delillerin temyiz aşamasında incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.