Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2749 E. 2025/3323 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2749
- Karar No
- 2025/3323
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1569 E., 2024/1228 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/372 E., 2021/315 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin tıp merkezinin, göz sağlığı alanında hizmet sunan "... Özel Tıp Merkezleri" markası altında faaliyette bulunduğunu, davalı Kurum ile yapmış olduğu Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme ilişkileri devam ederken davalı Kurum tarafından örnekleme usulüyle inceleme yapıldığını ve Kurum personellerinin adeta keyfi ve kasti tutumları sonucunda %70-90 oranındaki işlemlerin mevzuata ve tıp kurallarına uygun olmadığı iddiasıyla fahiş tutarlarda kesinti uygulandığını belirterek toplam 4.256.392,28 TL kesintilerin tümüyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı Kurum vekili; yapılan işlemlerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak asıl davanın reddini dilemiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili; İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/37 D.iş sayılı dosyasında 04.08.2017 tarihinde davacı hastane hakkında uygulanan toplam 4.256,392,28 TL kesintinin (%15 oranında teminatla, 638,458,84 TL) tedbiren durdurulmasına ilişkin karar alındığını, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/372 E. sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararına yapmış oldukları itirazlar neticesinde ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, teminat yatırılan paranın ara karar kesinleşmesinden sonra bir aylık süre bitiminde talep edilmesi halinde iadesine kararı verildiğini, müvekkilinin idari yollardan tahsil edebileceği 776.379,75 TL'yi tahsil edemediğini, tedbir kararı olmasaydı bu miktarların Kurum alacağına mahsup edilebileceğini, ihtiyati tedbir kararı haksız olduğundan bu karar nedeniyle müvekkil Kurum zarara uğradığını ileri sürerek; tedbir nedeniyle uğranılan 776,379,75 TL zararın da yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; Mahkemece verilen tedbir kararı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı/birleşen davada davalı şirket vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan doktorların rakip hastanede çalıştığını, hasta evrakları üzerinde yeterli inceleme yapılmadığını, raporlar arasında çelişkinin giderilmediğini, 2019 yılındaki SUT hükümlerinin değerlendirildiğini, bu nedenle bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, söz konusu bilirkişilerin başka dosyalarda farklı kanaat bildirdiklerini, hesaplamaların hatalı olduğunu, yasal mevzuatın doğru uygulanmadığını, davalı Kurumun süresinde kesilen faturaları incelemediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili; ihtiyati tedbir kararı sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, kesinti işleminin zamanında yapılamadığını, gayri faal durumda olan davacı/birleşen davada davalıdan alacağın tahsil edilemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl dava da davalı Kurumun, davacı hastanenin verdiği sağlık hizmetlerine ilişkin düzenlediği faturalar üzerinde örnekleme suretiyle yapılan inceleme sonucunda uyguladığı kesintinin iptali, birleşen dava da ise Kurumun değişik iş dosyası ile verilen tedbir sonucu uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Dava dosyasının incelenmesinde; kesintilerin mevzuat, SUT ve sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı hususunda, dava konusu bedele mesnet kesintilere konu tüm göz işlemlerine ilişkin hususların içeriği tek tek irdelenerek, inceleme yapılarak rapor alındığı, bu şekilde dosyaya sunulan bilirkişi raporunun karar vermeye ve denetime uygun olduğu, raporda 2019 yılına ait SUT hükümlerinin değerlendirildiği, glokomla kombine katarakt ameliyat nedeniyle davalı Kurum tarafından kesinti yapılmadığı, davalı şirketçe işletilen hastanenin hakkını kullanarak yaptığı başvuru üzerine Mahkemece verilen tedbir kararı nedeniyle hastane alacaklarından bir kısım tutarların Kurumca mahsup edememesi nedeniyle zararın oluşmayacağı, zararın oluşmasında hastanenin sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacı/birleşen davada davalı şirkete yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.