Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2690 E. 2025/1916 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2690
- Karar No
- 2025/1916
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/61 E., 2024/802 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/695 E., 2022/883 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalılardan ... ile ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalılara ait elektrik aboneliğinde yapılan denetim sırasında kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilerek Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağının düzenlendiğini, toplam 962.904,33 TL tutarında kaçak elektrik faturasının tahakkuk ettirildiğini, davalı şirketin söz konusu adreste abone olması sebebiyle kaçak elektrik kullanımından bu şirketin yetkilisi ... ve ... ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalılardan ... ...'ın ise; hem kendi adına aldığı Sanayi Sicil Belgesi, hem de Sanayi Tarifesine geçme talebinde bulunması sebebiyle, söz konusu adreste diğer davalılar ile birlikte faaliyet gösterdiğinin ve söz konusu işletmenin faaliyetinde yetkilisi olması sebebiyle kaçak elektrik kullanımını birlikte gerçekleştirmiş olduğunu, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tahsili için icra takibine girişildiğini, davalılar vekilinin borca itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptaline ve takibin tüm ferileriyle birlikte devamına, davalılar inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, müvekkili ...'un, davalı şirketin işletmecisi olup, davacı şirketin abonesi olduğunu, davacı şirket tarafından yapılan işlemlerin usulüne uygun olmadığını, mühür fekki ve buna ait davacı şirketce tutulan herhangi bir tutanak olmadığını, müvekkili ... ...'ın davalı şirketten 23.10.2015 tarihinde ayrıldığını ve söz konusu işletme ile bir ilgisinin olmadığını, davalı ...'un davalı şirkette hissedar olduğunu savunarak, davanın reddini, lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, ölçü sistemindeki 3 adet akım trafosundan orta fazdaki akım trafosunun sayaca giden sekonder çıkış ucunun silikon izole madde ile kapatılması yoluyla kaçak elektrik kullanımı söz konusu olduğu, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenmesi gereken toplam fatura tutarının 607.162,59 TL, gecikme zammı tutarının 1.596,92 TL, gecikme zammı üzerinden hesaplanan KDV'nin 287,45 TL olduğu, bu tutardan kaçak tutanağının tanzim edildiği sırada aboneliği devam eden davalı şirketin sorumlu olduğu, bunun yanı sıra davalı ...'un keşif sırasında beyan ettiği üzere işletmeyi kendi adına işlettiğinden ve menfaati kendi üzerine doğduğundan kaçak kullanıma bağlı hesaplanan fatura bedelinden sorumlu bulunduğu, davalı ...'ın kaçak elektrik kullanımından ve sonuçlarından sorumlu olmadığı gerekçesiyle; davalı ... aleyhindeki davanın husumet nedeni ile reddine, davalılar ... ile şirket aleyhindeki davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın kısmen iptaline, 607.162,59 TL asıl alacak, 1.596,92 TL gecikme zammı, 287,45 TL KDV olmak üzere toplam 609.046,96 TL'nin tahsili bakımından takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranını geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına, fazlaya dair talebinin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından, şartları oluşmayan davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... ile şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takipten sonra işleyecek faiz oranları dönem dönem kademeli olarak değişkenlik gösterdiğinden, davacının takip talebinde takipten sonrası için avans faizine ilişkin değişen ve artan oranlar üzerinden faize ve faizin KDV'sine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davalı ... ile şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırmasını yeniden davalı ... aleyhindeki davanın husumet nedeni ile reddine, davalılar ... ile şirket aleyhindeki davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın kısmen iptaline, 607.162,59 TL asıl alacak, 1.596,92TL gecikme zammı, 287,45 TL KDV olmak üzere toplam 609.046,96 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ilgili mevzuata göre değişen ve artan oranlarda avans faizi ve faizin KDV'sinin uygulanmasına, fazlaya dair talebin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından, şartları oluşmayan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... ile şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davalılar hakkında başlatılan takibin kaçak elektrik kullanım borcundan doğduğu ve tahakkuk edilen faturanın müvekkili şirkete ödenmesi gerektiği, davalı ...'un kaçak kullanım yerinde kayıtlı abonelik üzerinden sanayi tarifesine geçme ve yararlanma talebinde bulunduğu ve kaçak elektrik kullanımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiğini, çelişki ve yanıtlanmayan itirazlar barındıran bilirkişi raporları hükme esas alınarak karar verildiğini, yapılan incelemelerde OSOS sisteminin uzaktan kontrol imkanı sağladığı, bu yönde müvekkili şirketin kontrol edebilme fırsatının bulunduğu yönünde hatalı kanaatler ile son endeks okuma işlemini son işlem tarihi alarak 6 günlük bir kaçak tüketim hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın tam kabulü gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili; müvekkillerinin kaçak elektirik kullanmadıklarını, bakım ve onarım ile ilgili bizzat kendilerinin başvuru yaptıklarını, 6 ayı aşkındır kaçak kullanım olduğu ve bunun davacı şirketçe fark edilmediği iddiasının isptalanamadığını, tutulan tutanakların usulsüz ve tek yanlı olduğunu, kamera kaydının mevcut olmadığını, işlemlerin "kaçak kontrol ekibi" tarafından yapılması gerekirken, sadece şirkette çalışanı okuma elemanı tarafından işlem yapıldığını, ilgili mührün kırılmadan iddia edilen kaçak kullanım yapılmasının imkanı olmadığını, abonelik sözleşmelerinin usulsüz ve tüketici aleyhine bir çok madde ihtiva ettiğini, ...'un şirkette hissedar olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun, kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlanmış olmasına, abonelik sözleşmesinin tarafı olan davalı şirket yetkilisi olan, davalı ...'un kaçak elektrik kullanımının olduğu dönemde işyerini kendisinin işlettiğini kabul etmesi nedeniyle fiili kullanıcı olarak kaçak elektrik faturasından sorumlu bulunmasına, davalı ...'ın ise abone şirketin ortağı ya da şirketin temsilcisi olmadığı gibi işletmeyi kendi adına çalıştırdığı iddiasının ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekili ve davalılar ... ile şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.