Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2640 E. 2025/1779 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2640
- Karar No
- 2025/1779
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/419 E., 2024/583 K. DAVA TARİHİ : 28.10.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/469 E., 2023/392 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurum tarafından 16.06.2022 tarihinde müvekkilinin Medula ekranının kapatıldığını, 20.06.2022 tarihinde de taraflar arasındaki 2020 yılı Eczane Protokolü'nün feshedildiğini, aynı gün müvekkili tarafından Kuruma yazıyla başvurularak Medula ekranının açılmasının ve sözleşmenin uygulanmaya devam edilmesinin talep edildiğini, ancak Kurumca herhangi bir cevap verilmediğini, daha sonra davalıya 06.07.2022 tarihli noterlik ihtarnamesi gönderilmiş ise de olumlu sonuç alamadıklarını, bunun üzerine ihtiyati tedbir kararı almak için başvurdukları Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesince 12.10.2022 tarihinde Medula ekranının açılmasına karar verildiğini ve davalı Kurumca ekranın 19.10.2022 tarihinde açıldığını, ancak bu durumun geçici olduğunu, müvekkili hakkında açılan ceza davası sonucunda ise 27.03.2018 tarihinde beraatine karar verildiğini ve kararın 04.04.2018 tarihinde kesinleştiğini, 2020 yılı Eczane Protokolü'nün (6.3.) maddesinde "Beraat kararı verilen eczacının beraat kararından sonra talebi halinde sözleşme yapılır" hükmünün yer aldığını, buna rağmen davalının hukuka aykırı davranarak müvekkili ile sözleşme yapmaktan kaçındığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ile 2022 yılı sözleşmesinin yapılmamasının hukuka aykırı olduğunun tespitini, ihtiyati tedbir kararı sonucu ihtirazî kayıtla imzalanan 2022 yılı sözleşmesinin uygulanmasının devamını ve müvekkilinin Medula ekranının açık tutulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının müvekkili Kurum aleyhine Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/39 E. sayılı dosyasıyla açmış olduğu dava sonucunda, davanın kabulüne dair verilen karar gereğince davacı ile ilaç teminine ilişkin yeni bir sözleşme yapıldığını, ancak müvekkilinin istinaf başvurusu üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince kararın kaldırıldığını ve davanın reddine karar verildiğini, bu şekilde sözleşmenin sona ermiş olduğunu, müvekkilince davacı hakkında yapılan tüm iş ve işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurum tarafından davacı eczacının sözleşmesinin FETÖ/PDY irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle feshedildiği, ancak Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli kararı ile davacının üzerine atılı örgüte üye olmak suçundan beraat ettiği ve kararın istinaf edilmeksizin 04.04.2018 tarihinde kesinleştiği, davalı Kurumun sözleşmede sayılan nedenler dışında başvuru yapan eczaneler ile sözleşme imzalamaktan imtina edemeyeceği, OHAL uygulamasının da 18.08.2018 tarihinde sona erdiği, buna göre 16.06.2022 tarihli fesih işleminin 667 sayılı KHK kapsamında tesis edilemeyeceği, Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin Protokol hükümleri, yasal düzenlemeler ve mahkeme kararları dikkate alındığında, davalı Kurumun davacı ile 2022 yılı sözleşmesini yapmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacıyla 2022 yılı sözleşmesinin yapılmamasının hukuka aykırı olduğunun tespitine, ihtiyati tedbir kararı neticesinde taraflar arasında imzalanmış olan 2022 yılı Eczane sözleşmesinin uygulanmasının devamına, davacının Medula ekranının açık tutulmasına ve davacının herhangi bir kesinti olmaksızın sisteme girişinin devamına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 24.01.2023 tarihli kararıyla, davanın kabulü ile davacı ve davalı Kurum arasında sözleşme yapma şartlarının oluştuğunun tespitine, davalı Kurumun davacı ile sözleşme yapmama yönünde yarattığı muarazanın giderilmesine dair temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayanağı olan Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/39 E., 2022/13 K. sayılı dava dosyasının konusu ile işbu davanın konusunun aynı olmadığı, bu sebeple eldeki davada derdestlik ve kesin hüküm söz konusu olmadığından İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/39 E. sayılı dosyasıyla açmış olduğu davanın temyiz aşamasında olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince anılan davadaki sözleşme yılının farklı olduğundan bahisle derdestlik itirazının reddine karar verilmiş ise de, müvekkili Kurumu yargı kararıyla sözleşme yapmaya zorlamak için dava açılması halinde sözleşme tarihlerine bakılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, netice itibariyle eldeki davada da Kurumu sözleşme yapmaya zorlama talebi bulunduğunu ve temyiz aşamasında olan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, ilgili dava dosyalarının tamamı toplanmaksızın karar verildiğini, yine davacının Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/319 E. sayılı dosyasıyla sözleşmenin feshinin iptali istemiyle açmış olduğu davanın reddine karar verildiği ve kararın derecattan geçerek 09.12.2021 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, işbu dava yönünden kesin hüküm bulunduğunu, mezkur kararın sadece davanın açıldığı yıla ilişkin olmayıp genel olarak davacının eldeki taleplerini de kapsadığını; hükme esas alınan raporun eksik incelemeye dayalı olup hatalı tespitler içerdiğini, her ne kadar raporda sözleşme kendiliğinden devam ediyormuşçasına bilgiler verilmiş ise de, esasen durumun böyle olmayıp Mahkemece verilen tedbir kararı nedeniyle mecburen sözleşmenin devam ettiğini, sözleşmenin feshi ve Medula ekranının kapatılması işlemlerinin OHAL koşulları da dikkate alınarak davacı hakkında Kuruma iletilen bilgiler üzerinden oluşan kanaate istinaden uygulandığını, ceza mahkemesince delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamadığını, davacıyla yeniden sözleşme yapılıp yapılmamasının sözleşme serbestisi ilkesi gereğince Kurumun takdirinde olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2020 yılı Protokolü'nün (7.1.) ve (6.3.) maddeleri uyarınca davalı Kurumun davacı ile sözleşme yapması gerekip gerekmediğine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacının Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/319 E. sayılı dosyası üzerinden açtığı davanın, taraflar arasında imzalanan 2016 yılı sözleşmesinin feshine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali; Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/39 E. sayılı dosyası üzerinden açtığı davanın ise davalı Kurum tarafından davacı ile 2020 yılı sözleşmesinin yapılmaması şeklinde yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkin olup eldeki davada ise davalı Kurum tarafından davacıyla 2022 yılı sözleşmesinin yapılmaması şeklinde yaratılan muarazanın giderilmesi talep edildiğinden işbu dava yönünden derdestlik ve kesin hüküm bulunmadığının anlaşılmasına ve Protokol'ün (7.1.) maddesinde yer alan; “Kurumla eczane arasında bu protokol esaslarına göre her yılın Ekim ayında sözleşme yenilenir. Kurum ile TEB arasında yapılacak ek protokol veya protokollerle düzenleme yapılması halinde, sözleşmeli eczacı bu düzenlemelere uymakla yükümlüdür. Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczaneler hariç) sözleşme yapar.” hükmü uyarınca davalı Kurumun, Protokol hükümlerini kabul ederek başvuru formunu getiren davacı eczacı ile sözleşme yapmaktan kaçınamayacak olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.