Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2622 E. 2025/1832 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2622
Karar No
2025/1832
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2120 E., 2024/1225 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/102 E., 2022/22 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; . davalının Manavgat 1.İcra Dairesi'nin 2016/4112 Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine itiraz ettiğini ve bu itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının borç ikrarını içeren belgeden de anlaşılacağı üzere ödemekle yükümlü olduğu borcunu vadesinde ödemediğini ileri sürerek; borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinde davalının borç ikrarını içeren belgeden söz edildiğini fakat her hangi bir belgenin sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imza edildiği iddia edilen borç dayanağı 10.02.2015 tarihli sözleşmenin yapılan bilirkişi incelemesi ile davalının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden davacının davalıdan takibe dayanak sözleşmede belirtildiği şekilde herhangi bir alacağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; mahkemece karara dayanak olarak belirtilen hususlar ve toplanan belgelerin usul ve yasaya aykırı olarak değerlendirildiğini, eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verildiğini, yargılama sırasında bilirkişi kurulundan ve Adli Tıp Kurumundan raporlar alındığını, her iki raporda da inceleme konusu imzanın kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olduğu belirtildiğini ancak akabinde hukuka aykırı bir şekilde hukuki değerlendirme yaparak, bilirkişilik görevinin dışına çıkıldığını, hukuki değerlendirme yapma yetkisinin mahkemeye ait olduğunu, davalı ile müvekkilinin önceden ortak olduklarını, deri parçasının veya kaya yüzeyinin bile senet olarak kullanılabileceğini, davalının belgenin içeriğine itiraz etmediğini, davacı ile davalı arasında para alışverişinin yaşandığını, müvekkili tarafından alacağa dayanak yapılan belgenin, uydurma ve doldurma bir evrak olmadığını, nitekim dosya kapsamında bildirdikleri tanıklar ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde borcun asıl kaynağının ortaya çıktığını, ancak mahkemece tanık beyanları ile diğer delillerin dikkate alınmadığını, neden lehe olan delillerin dikkate alınmadığının gerekçeli kararda belirtilmediğini, borç senedindeki imza borçluya ait olduğuna göre ve kimse de borç bir kağıdı imzalamayacağına göre, senetteki kayıtların aksini iddia eden tarafın bunu yine aynı nitelikte bir belge ile ispata zorunlu olduğunu ancak mahkemece bu hususların dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, Adli Tıp Kurumu raporunda davaya konu belgenin davalının imzasından faydalanılarak oluşturulduğunun belirtilmesine, raporların denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2622, K. 2025/1832, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-2622-e-2025-1832-k-0397cb6c7fa9