Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/236 E. 2025/1302 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/236
Karar No
2025/1302
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2108 E., 2023/3501 K. DAVA TARİHİ : 02.08.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Enez Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/25 E., 2023/53 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekilince istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava dışı ... İth. İhr. San. ve tic. Ltd. Şti'nin Enez Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/57 E., 2017/68 K, sayılı dosyasındaki tüm hak ve alacaklarını 22.06.2018 tarihli temlik sözlemesiyle müvekkiline temlik ettiğini, davalı Belediyenin Gaziömerbey Mah. Kışlaaltı mevkiinde bulunan 16 ve 17 parsel nolu taşınmazları ihale suretiyle satışa çıkardığını, bu parsellerin temlik eden dava dışı şirket tarafından satın alındığını, şirket tarafından söz konusu parsel üzerine inşaatların yapıldığını, Edirne İdare Mahkemesinde görülen davayla ihalenin iptal edildiğini, bunun üzerine Enez Asliye Hukuk Mahkemesinde görülün yargılama sonucunda ... Şirketi adına oluşturulan tapunun iptali ile taşınmazların yeniden ... adına kayıt ve tesciline karar verildiğini, kararın onama ilamı ile 01.02.2018 tarihinde kesinleştiğini, ödenen ihale bedeli ve parseller üzerine inşa edilen yapılar nedeniyle davalı Belediyenin sebepsiz zenginleştiğini ayrıca icrasına başlanılan ticari yatırımların yarım kalması ve maruz kaldığı gelir kaybı nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 49.125,00 TL ihale bedeli, bu parseller üzerine inşaat yapılması sebebiyle uğranılan zarara karşılık 10.000,00 TL, yapılan yatırım neticesinde elde edilecek gelirden mahrum kalınması sebebiyle 1.000,00 TL'nin ihale bedellerinin ödendiği tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; cevap dilekçesi vermemiş, davalı vekili yargılama sırasında verdiği beyan dilekçesinde, davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, ihalenin iptaline karar verilmesinde davalı idarenin kusuru olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu kaydının iptali nedeniyle davacının, taşınmazların ifanın imkansız hale geldiği tarihteki rayiç bedellerini istemekle haklı olduğu, geçersiz bir sözleşme neticesinde mahrum kalınan kar alacağı (müspet zarar kapsamında) talep etmesinin hukuken korunamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre taşınmazların ifanın imkansız hale geldiği tarihteki toplam değerlerinin 960.000,00 TL olduğu, mahrum kalınan karın ise talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, 960.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ilk derece Mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacı ve davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Temyiz Sebepleri Davacı vekili; ihale alıcısının şirket olması ve inşaat ruhsatından da anlaşılacağı üzere yapılacak işin de ticari nitelikli olduğu hususları görmezden gelinerek yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu gayrimenkullerin ticari işletme olarak kullanılarak gelir elde edilmek istendiğinin, yapılan yatırım karşılığında gelir elde etmek beklenirke bu gelirin elde edilemediğini, ihale suretiyle satın alma işlemi yapıldığı anda yatırım işlemi başlamış olup bu yatırımın karşılığında elde edilecek kardan mahrum bırakıldığını, bilirkişi raporlarına karşı itiraz ve beyanları dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili; taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, davacı tarafın ıslahı olmadığı halde Mahkemece resen davacı tarafa harcı tamamlatma için süre verilerek ve harhangi bir ıslah olmadan bilirkişi raporunda belirtilen miktar üzerinden hüküm verildiğini, Belediyenin herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kaydının iptali nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, hükmedilen alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş niteliğinde olduğu, 3095 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükmü gereği ticari işlerde avans faizi istenebileceği anlaşılmakla, davacının avans faizi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle belirlenen alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (2.) satırında yer alan " yasal faizi " ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine "avans faizi " ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2025 tarihinde oybirliğiyle.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/236, K. 2025/1302, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-236-e-2025-1302-k-5277c244aa69