Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1146 E. 2025/516 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1146
Karar No
2025/516
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2141 E., 2023/1438 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/347 E., 2022/504 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 15.02.2017 tarihli yazısı ile müvekkiline ait eczanede 01.09.2016 tarihinde yapılan denetimlerde 60 günden fazla süredir hasta ve/ya hasta yakınlarına teslim edilmeyen ilaçların bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (5.3.5.) maddesi gereğince 6.500,00 TL cezai şart ile 344,70 TL reçete bedelinin müvekkilinin Kurum alacaklarından mahsubuna ve uyarılmasına karar verildiğinin bildirildiğini, ancak Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, reçete sahiplerinden bazılarının vefat ettiğini, bazılarının yurt dışında olduğunu, bazılarının da unuttuğu için ilaçları almadıklarını, bir kısım ilaçların ise eşine ait olduğunu, dava konusu ilaçların değerinin 3.250,00 TL olup kâr payının ise %20 olduğu göz önüne alındığında, müvekkilinin eline geçecek 600,00 TL için kariyerini tehlikeye atmayacağını, cezai şart bedelinin tahsil edilmesi halinde ekonomik olarak sıkıntıya düşeceğini ileri sürerek, davalı Kurumun 15.02.2017 tarihli cezai şart ve reçete bedelinin tahsili ile uyarı işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıya ait eczanede yapılan denetim sonucunda, satış işlemi gerçekleştiği halde 60 gün içinde sigortalılara teslim edilmeyen ilaçların bulunduğunun tespit edildiğini, ilaçların eczanede unutulması hastaların ihmalkarlığından kaynaklansa dahi teslim edilmeyen ilaçların Kuruma fatura edilmesinden davacının sorumlu olduğunu, 60 günden fazla bekletilen ilaçların Kurum zararına sebebiyet vermesi nedeniyle davacı hakkında uygulanan cezai işlemin yerinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (5.3.5.) maddesinin; "Reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde, ilaç bedelinin 2 (iki) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır. Tekrarı halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 6 (altı) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak, Kurum tarafından yapılacak soruşturma neticesinde hastaya teslim edilmek üzere hastanın ilaç alım tarihinden itibaren 60 (altmış) günü geçmeyecek sürede ilaçların eczanede bekletildiğinin saptanması halinde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği, davacıya ait eczanede yapılan denetimde ise 26 hastaya ait reçetelerin Kuruma fatura edilmesine rağmen 60 günü geçen sürelerde eczanede bekletildiğinin anlaşıldığı, eczacının sorumluluğu için bu fiilin mevcudiyetinin yeterli olup ayrıca kasıt unsurunun aranamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca davalı Kurum ile protokol yapmak zorunluluğu bulunmadığı, ancak bu serbestiye rağmen kabul edip imzaladığı protokol hükümlerine uymak zorunda olduğu, 2016 yılında yürürlükte bulunan Protokolün (5.3.5.) maddesi kapsamında ceza uygulanabilmesi için hasta ve/ya hasta yakınlarına teslim edilmeyen ilaçların 60 günde fazla eczanede bekletilmesi yeterli kabul edildiği, davacının bu hükme aykırı davrandığı, hasta ve/ya hasta yakınının ilaçları unutma, ölüm, yurt dışında bulunma, eczacının yakını olması ve benzeri bir sebeple teslim almamasının bir önemi olmadığı, taraflar arasındaki Protokol'ün faturalandırma işlemine ilişkin hükümleri uyarınca davacının 60 günlük süre dolmadan hasta yakınlarına teslim etmediği bu ilaçları Kuruma fatura etmeyerek faturaların iptalini sağlamasının mümkün olduğu, aksinin kabulünün Kurumun zarar uğramasına sebebiyet vereceği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; reçete sahibi hastaların gerek verdikleri dilekçelerde gerekse Mahkemedeki beyanlarında, kendi kusur ve ihmallerinden kaynaklı olarak yazdırdıkları ilaçları almayı unuttuklarını ya da yurt dışında bulunmaları ve benzeri sebeplerle alamadıklarını ve eczane çalışanlarının kendilerini arayıp hatırlattığını ifade ettiklerini, müvekkilince reçetelerin karşılanması sırasında Medula sistemin çalışmaması ya da reçetede yazılı ilacın o an için eczanede olmaması durumunda, reçete sahiplerine eksik ilaçları sonra gelip almalarının söylendiğini, ancak hastaların tedavi sonucu iyileşmiş ise ikaz edilmesine rağmen gelip ilaçlarını almadıklarını, müvekkilinin bir ihmal ya da kusurunun bulunmadığını, taraflar arasında yapılan Protokolde ve ilgili mevzuatta ilaçların sadece eczanede bulunması durumunda yaptırım uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı eczacı hakkında 2016 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün (5.3.5.) maddesi uyarınca uygulanan uyarı, cezai şart ve reçete bedelinin tahsiline ilişkin Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davalı Kurum tarafından yapılan denetim sonucu 60 günü geçtiği halde hak sahiplerine teslim edilmeyen ilaçların eczanede bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacı eczacı hakkında 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (5.3.5.) maddesi uyarınca uygulanan uyarı, cezai şart ve reçete bedellerinin tahsiline ilişkin işlemlerin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1146, K. 2025/516, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-1146-e-2025-516-k-9981907ce537