Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/4791 E. 2024/4220 K. – Asıl Ve Birleşen
Konu: Asıl Ve Birleşen Davada Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4791
- Karar No
- 2024/4220
- Karar Tarihi
- Konu
- Asıl Ve Birleşen Davada Alacak
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/283 E., 2023/1395 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/452 E., 2020/684 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; davacının davalı ... Arazi Geliştirme İnşaat San. ve Tic. A.Ş. (... Yapı Şirketi) ile yaptığı 26.05.2017 tarihli sözleşme gereğince ... Bolluca 4 isimli proje kapsamında B Blok 38 numaralı bağımsız bölümün teslimi için anlaştıklarını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından 200.000,00 TL ödeme yapıldığını, kalan 430.000,00 TL için senet verildiğini, toplamda müvekkilinin 678.734,51 TL ödeme yaptığını ancak teslimin gerçekleşmediğini ileri sürerek, davaya konu taşınmazın müvekkil adına takyidatlardan ari olarak tesciline, mümkün olmaması halinde 678.734,51 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; dava dışı şirket ile davacı arasında yapılan sözleşme gereğince nakit ödeme dışında senet verildiğini, senedin davalı ... A.Ş.ye temlik edildiğini ve davalı Banka tarafından müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını ve icra dosyasına davacının toplamda 478.734,51 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, icra dosyasında ödemek zorunda kalınan 478.734,51 TL'nin ödeme tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı şirket; davaya ilişkin cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır. 2. Birleşen davada davalı Banka vekili; davacının senedin bedelsiz kaldığını ispat etmek zorunda olduğunu, davaların hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, davaya konu senedin diğer davalı ... Yapı Şirketinden ciro edilerek müvekkili Bankaya verildiğini ve bedelin tahsil edilmemesi sebebiyle takibe konu edildiğini ve borcun infaz edildiğini, Bankanın iyi niyetli yetkili hamil olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmisini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sözleşmeden dönerek ödemiş olduğu bedelin iadesini talep edebileceği, davalı Şirketin tüketici tarafından taşınmaz bedeli için ödenen toplamda 678.734,51 TL'nin hepsinden sorumlu olduğu, birleşen dava yönünden yapılan incelemede, dava konusu senedin sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle bedelsiz kaldığı, gayrimenkul satış vaadi sözlemesi nedeniyle verilen senetlerin nama yazılı düzenlenmediği, "emre" yazılı düzenlendiği, bu senedin ''emre yazılı'' olması nedeniyle geçersiz sayılacağı, sözleşmenin feshi ve geçersiz olduğu anlaşılan senet nedeniyle davacı hakkında takip başlatıldığı ve dosya kapsamında bulunan makbuzlardan davacının hakkında başlatılan takip nedeniyle 478.734,51 TL'yi davalı ...'a ödemek zorunda kaldığı, davalı ...'ın senet nedeniyle tahsil ettiği 478.734,51 TL bedelin iadesinden davalı ... Yapı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden; davacının tapu iptal ve tescil taleplerinin şartları oluşmadığından reddine, 200.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen dava yönünden; 478.734,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve ... Yapı'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; davacının senetlerin geçersiz olduğu iddiasını iyi niyetli hamil konumunda olan davalıya karşı ileri süremeyeceğini, senet üzerinde, bu senedin konut taksit bedeli olarak tüketici tarafından düzenlendiğine dair kayıt bulunmadığını, senedi kanuna aykırı olarak emre yazılı olarak düzenleyen davacının kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini belirterek, Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava tarihi itibariyle tüketici işlemlerinin zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, başlatılan takipten sonra borçlu tarafından, icra dosyasına 05.07.2018 tarihinde 478.734,51 TL'nin ödendiği, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, somut olayda, takip konusu senetlerin nama düzenlenmemiş olması sebebiyle geçersiz bulunduğu, tüketici yönünden senedin geçersiz sayılması nedeniyle davacı tüketici bakımından senedin geçersizliğine ve dolayısıyla davalı Bankaya ödenen bedelin istirdatına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, kararda davalı ... Yapı Şirketi aleyhine, birleşen davanın tarafı gibi birleşen davanın yargılama harç ve giderlerinde hesaplama yapılmış ise de bu davalının bu yönde istinafı bulunmadığı gibi her iki davada dava konusu edilen toplam bedelin tamamından davalı şirketin sorumlu olması nedeniyle bu husus inceleme konusu yapılmadan sadece davalı Bankanın istinaf itirazlarının değerlendirildiği gerekçesiyle davalı Banka vekilinin istinaf başvurusunun oy çokluğu ile esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı Banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedeniyle ödenen taşınmazın bedelinin iadesi; birleşen davada, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedeniyle verilen senedin davalı Banka tarafından icra takibine konu edilmesi nedeniyle ödenen bedelin davalıdan istirdadı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6502 sayılı Yasanın "Temel İlkeler" başlıklı 4 üncü maddesinin beşinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4/5 inci bendi, "Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir." şeklinde düzenlenmiştir. 2.Temyize konu kararda; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle somut olayda davacı tarafından satıcı Şirket adına düzenlenen senetler emre yazılı düzenlenmiş olup, takip konusu senetlerin nama düzenlenmemiş olması sebebiyle tüketici yönünden senedin geçersiz sayılması nedeniyle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 3. Kamu düzeni nedeniyle resen yapılan incelemede; davacı birleşen davasını davalı ...'a karşı açmıştır. Ancak asıl davada davalı ... Yapı Şirketi, birleşen dava da taraf olmadığı halde, tarafmış gibi Mahkemece hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta istinaf başvurusu bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar düzeltilmeden karar verilmiş ise de davada taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece re'sen değerlendirilmelidir. Birleşen davada taraf sıfatı bulunmadığı halde asıl davada davalı ... Yapı Şirketinin birleşen davada davalı Banka ile birlikte sorumlu tutularak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının 1,2,3, numaralı bentlerinde yer alan " davalı ... ve ... Yapı'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile" ile 4. bentte yer alan "davalı ... Arazi Geliştirme İnşaat San. ve Tic. A.Ş.den" ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine; '' davalı ...A.Ş.den tahsiline '' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.