Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/9997 E. 2025/12150 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9997
- Karar No
- 2025/12150
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4 E., 2020/540 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/95 E., 2019/297 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiisinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin ve örgütle iltisaklı derneğe bağışta bulunmasının müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyetler olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Tüm dosya kapsamına göre, ByLock isimli programı örgütsel amaçla kullanan ve bylock içeriklerinde örgütsel mahiyette yazışmaları bulunan, kod adı kullanan, tanık beyanı ile de sabit olduğu üzere örgütün ilçe yapılanmasında kadın örgüt üyelerinden sorumlu konumda bulunan sanık hakkında suçun sübutuna yönelik mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmakla; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafisinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "sanık hakkında belirlenen ... cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi yerine 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi" gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların 5271 sayılı CMK'nın 303/1-c. Maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün 2. fıkrasından "3713 Sayılı Kanun'un 5'inci maddesi" ibaresi çıkartılarak yerine "3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.