Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/9898 E. 2025/14552 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9898
Karar No
2025/14552
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1623 E., 2020/1720 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/232 E., 2019/298 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilmesi, sanık hakkında mahrem imam tarafından örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık olarak arandığını gösteren inceleme tutanağı ve sanığın HTS kayıtları üzerinde bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen yeni isimler tespit edilir ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlenmesi, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında herhangi bir beyan olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında ilgili şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy

Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarih ve 2018/752 esas sayılı iddianamesiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında; Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2019 tarih ve 2018/232 E., 2019/298 sayılı kararı ile "Sanığın kendi adına kayıtlı telefon hatları üzerinden tekil ve diğer askeri personellerle ardışık şekilde aranması, örgütle ilişkisine dair hakkındaki tanık beyanları dikkate alınarak;sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün örgütsel faaliyetlerinin deşifre olmaması adına örgütün kendi hiyerarşisinde belirlediği tedbir olarak adlandırılan gizlilik kurallarının uygulandığı,bu kurallar çerçevesinde örgüt üyesi olan askeri personel, öğrencilerle örgütsel faaliyetler kapsamında ilişki olan ve sivil imam olarak tabir edilen şahısların ankesörlü kontörlü telefon hatları üzerinden askeri personel, öğrencilerle irtibat kurdukları FETÖ/PDY terör örgütünün mahrem yapı, birim yapılanması olarak adlandırdığı bu gizli yapı içerisinde ilimiz ve ilçelerimizde faaliyet yürüten sivil imamların örgütsel faaliyetler kapsamında kullandıkları ve askeri personel ile irtibat kurdukları değerlendirilen sabit ankesörlü kontörlü telefon hatlarından arandığı; sanığın tanık ... beyanından anlaşılacağı üzere kod adı kullanan mahrem ahilerin düzenlemiş olduğu sohbetlere katıldığı,himmet verdiği, sanığın örgüte bağlılığının geçmişten geldiği ve süreklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ve örgüt üyeleri ile organik bağ içerisinde olduğu ve örgütün kuruluş amaçlarını benimsediğini gösterir şekilde yoğunluk, gizlilik, süreklilik ve çeşitlilik arzeden faaliyetlerde bulundunduğu, neticelen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu" gerekçeleri ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair kararın istinaf incelemesi neticesinde; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 15.09.2020 tarih ve 2019/1623 E. 2020/1720 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, Sanık müdafîinin temyiz istemi üzerine temyiz incelemesine konu dosyada; Ankesörlü hatlardan arandığı dönemde Bingöl 49. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığında astsubay üstçavuş olarak görev yapan hakkında soruşturma işlemleri başladığı dönemde ise Gülhane Sağlık Bilimleri Üniversitesinde sağlık memuru kadrosunda görev yapan sanığın, 09.04.2018 tarihli HTS Verisi Döküm/Detay İnceleme Bilirkişi Raporunda sanık adına kayıtlı ve sanığın kullanımında bulunan .... GSM numaralı telefon hattının Bingöl ilinde bulunan 8 ayrı ankesörlü sabit hatlardan 2012 yılında 4, 2013 yılında 9, 2014 yılında 11 kez tekil ve ardışık olacak şekilde arandığının tespit edildiği, sanığın 17.04.2014,12.04.2013, 30.04.2013, 26.01.2014, 22.10.2013, 16.11.2013, 28.08.2012, 25.03.2012, 20.01.2014, 06.04.2013, 04.07.2013, 23.01.2012, 06.04.2013 tarihlerinde tekil olarak, 10.04.2014, 31.07.2013, 03.05.2014, 17.05.2014 tarihlerinde ... isimli askeri personelle ardışık olarak, 28.05.2014 tarihinde ise birbiriyle 1 dakika ara ile ardışık aranan ... ve .... isimli askeri personellerle yaklaşık 2 saat sonra aynı ankesörlü telefondan arandığı, adı geçen asker şahıslar hakkında da FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından soruşturma ve kovuşturmaların yürütüldüğü anlaşılmıştır. Sanık hakkında UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında beyanları bulunan ve kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen ... beyanında; sanığı 2006-2010 arasında Ankara Polatlı’da aynı birimde görev yapmaları nedeniyle tanıdığını, ismini ve kod adını bilmediği simaen tanıyabileceği biri tarafından hatırladığı kadarı ile ...’in evinde tanıştırıldıklarını, ...’in evine sohbet amaçlı gittiklerini, bu sohbetin cemaat adına yapılan bir sohbet olduğunu, Polatlı’da bulunduğu sürece gerek ... gerek yine ifadesinde belirttiği başka bir arkadaşın evinde buluşarak, sohbet yapıp, namaz kılıp, Kuran okuyup, FETÖ lideri ....’in kitabı ve videosunu okuyup izlediklerini, siyasi içerikli bir sohbetlerinin olmadığını, kendilerini tanıştıran kişinin ... adlı kişi olduğunu, sohbetlerin 2008-2010 arası devam ettiğini, sohbetlerin ayda bir bazen bir buçuk ayda bir nadir olduğunu, himmet verme kurban kesme gibi faaliyetlerde bulunduklarını, sanığın da himmet verdiğini, sanık ile arasında husumet olmadığını beyan ettiği, Ağrı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 27.12.2018 tarihinde şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda dinlenen ... beyanında; sanığın 1992 yılı sağlık astsubayı mezunu olduğunu,1991-1992 yıllarında Haydarpaşa Gata Hastenesinde devreleri olan ...'in yönlendirmesiyle örgütsel sohbet ve faaliyetlere katıldığını beyan ederek sanığı teşhis ettiği, ancak mahkemedeki beyanlarında önceki beyanlarından kısmen dönerek sanığın cemaatle ilgisi olup olmadığı konusunda bilgisinin olmadığını, kendisini cemaat yapılanmasıyla tanıştıran ... ile namaz kıldığı ve günlük hayata dair sohbet edildiği anlarda 1, 2 kez sanığı da gördüğünü beyan ettiği, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak isnadıyla yargılanan ve sanıkla 4 ayrı tarihte ankesörlü hattan ardışık olarak aranan ... isimli askeri personelin tanık sıfatıyla dinlenip ardışık arama ile ilgili bir beyanda bulunmadığı tespit olunmuştur; Sanığın örgütün mahrem imamı tarafından ankesörlü hatlardan arandığına ilişkin tespitler ve sanığın örgütsel faaliyetlerde bulunduğuna dair tanık beyanları dikkate alınarak sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması içinde hiyerarşik yapıya dahil olarak Örgütsel faaliyetlerde bulunduğu cihetle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği nazara alınarak kararın onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun eksik araştırmaya yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/9898, K. 2025/14552, T. 20.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-9898-e-2025-14552-k-b2e2414404ec