Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/8823 E. 2024/18764 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8823
- Karar No
- 2024/18764
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/101 E., 2019/267 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/24 E., 2018/104 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ve müdafiisinin yokluğunda verilen kararların, müdafiiden başka sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği yönündeki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 sayılı Kararı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı “aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık ...’e usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edildiğinden tebliğnamedeki temyiz isteminin süresinde olmadığından reddi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenerek tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri, ayrıca UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak, sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerin aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenilmelerine müteakip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin hükümden sonra gelen ... ’ın sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadeleriyle birlikte 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup Şükrü Çakmak’ın da duruşmada usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra sanık ve müdafiine diyecekleri sorularak tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.